BÜYÜK BİRADER'İN GÖZÜ ÜZERİNİZDE

Hükmetmek acı çektirmekle ve aşağılamakla olur.

Hükmetmek insanların zihinlerini darmadağın etmek, sonra da dilediğin gibi yeniden biçimlendirerek bir araya getirmekle olur.

Nasıl bir dünya yaratmakta olduğumuzu anlamaya başladın mı şimdi?

Eski reformcuların hayalini kurduğu o enayi, zevk düşkünü ütopyaların tam tersi bir dünya.

Korku, ihanet ve azap dolu bir dünya, ezmenin ve ezilmenin dünyası, kendini yetkinleştirdikçe daha az acımasız olacak yerde daha da acımasız bir dünya.

Bizim dünyamızda ilerleme, daha fazla acıya doğru bir ilerleme olacak.

Eski uygarlıklar ya sevgi ya da adalet üstüne kurulduklarını öne sürüyorlardı.

Bizim uygarlığımız ise nefret üzerine kurulu.

Bizim dünyamızda korku, öfke, zafer ve kendini aşağılamadan başka bir duyguya yer yok.

Başka ne varsa hepsini yok edeceğiz, hepsini.

Çocuk ile ana baba, insan ile insan, kadın ile erkek arasındaki bağları kopardık.

Artık hiç kimse karısına, çocuğuna ya da arkadaşına güvenmeyi göze alamaz.

Partiye sadakat dışında sadakat diye bir şey olmayacak.

Büyük Birader'e duyulan sevgi dışında sevgi diye bir şey olmayacak,

Geleceğin resmini görmek istiyorsan, Bir insan yüzüne basmış bir postal getir gözlerinin önüne, sonsuza dek...

***

George ORWELL'in can Yayınları'ndan 49. baskıya ulaşmış ünlü 1984 adlı kitabını, mutlaka okumanızı öneririz.

Kitabı okuduğunuzda, 302. ve 303. sayfalarında yukarıda okuduğunuz satırları göreceksiniz. Bunları söyleyen, partinin bir üst yöneticisi.

Kime söylüyor?

Karşısına aldığı bir emekçiye.

Kitabın bütününde ise; faşist, baskıcı, korkunç bir yönetimin korkunç yüzüyle yüzleşeceksiniz...

Kitap arka kapak tanıtımında da belirtildiği gibi: "1984 Güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen bir başyapıttır; yalnızca yarına değil, bugüne ilişkin bir uyarı çığlıdır."

Kitabın çevirisini yapan Celal Üster'e göre:

"1984 kuşkusuz, insanlığı bekleyen bir "total totalitarizm tehlikesine karşı edebiyatın bağrından yükselen bir uyarı çığlığıdır. Ama ayni zamanda, günümüz toplumlarında gücü elinde tutmak, iktidarı sürdürmek uğruna uygulanan yönetsel, dinsel, dilsel, ulusal, budunsal, ahlaksal, eğitsel baskılar, zorbalıklar, dayatmaların karanlığı içinden kulağımıza çalınan bir sis çanıdır..."

***

Bu yazıyı neden yazdığımızı merak etmeye ya da sorgulamaya gerek var mı? Ütopik diye tanımlanan bu eser neyi anlatmak istiyor?

Ve neden başyapıt olarak; yazım ve okur dünyasında yer alıyor?

Her şey açık seçik ortada değil mi?

Sahi...

"Büyük Birader" nerede ve kim der siniz?

Kitabın bütününde "BÜYÜK BİRADER'İN GÖZÜ ÜZERİNİZDE" uyarısı sürekli yer alıyor...

Ürkütücü ve korkunç!..

Aslında kitap değil, kitapta yazılanlarla bir gün karşılaşmak ürkütücü ve korkunç!...

Lütfen "Büyük Birader" konusunda düşüncenizi ortaya koyar mısınız?

"Köprüden önce son çıkış" ı geçmeden, tabi...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burhan Özbey - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.



Anket Gaziantep’teki Belediyelerin Hangisinin Çalışmasından Memnunsunuz?

tiktok takipçi satın al