İki İtalyan-Bir Kürt ve Kapitalist Adalet

ABD tarihinin kabul etmek zorunda kaldığı, unutmak istediği en kara hadiselerden biridir iki suçsuz adamın idamı. İsimleri yargılama yanlışlıklarıyla dolu yedi yıl boyunca tüm suçsuzluklarının apaçık ortada olmasına rağmen bir türlü ispatına gerek görülmemiştir. İki İtalyan; biri ayakkabı ustası Nicola Sacco ve el arabasında balık satarak geçinmeye çalışan Bartolomeo Vanzetti. Yeni dünya yeni umutlarla Amerika’ya gelmiş bu iki İtalyan ne yazık ki katıksız bir ırkçılığın ve insansızlığın kurbanı oldular.

Yargılanma nedenleri son derece basitti çünkü bu iki adam göçmendi İngilizceyi yeterli derece de konuşamıyorlardı ve anarşistti. Soygun ve adam öldürme suçlarından tutuklanmış görünmesine rağmen asıl neden politik bir faşizmdir. Tüm çabalara rağmen 22 Ağustos 1927 yılında elektrikli sandalyede katledildiler. Sacco’nun ölüm anında söylediği “Hoşcakal anne”öylesine insanı ve öylesine gerçek ve de masumdur. Vanzetti ölürken hıçkırarak ağlar ama bir şey demez.

Vanzetti, Sacco’nun oğlu Dante’ye bir mektup yazar. Ölüm karşısında metanet ve sınıf bilincine ulaşmış bir adamın geleceğe bıraktığı bir mirastır bu mektup.

“Hiç aklından çıkarma Dante, eğer birisi baban ve benim hakkımda başka bir şey söylerse, o,masum ölülere, yürekli bir şekilde yaşamış insanlara küfreden bir yalancıdır. Şunu da iyi bil ve hep hatırla Dante, eğer baban ve ben,kalleş, riyakar, dönek insanlar olsaydık ölüme gönderilmezdik. Bize karşı topladıkları delillerle cüzzamlı bir köpek, bir akrep bile ölüme mahkum edilemez.Bizim, davamızın yeniden görülmesi için öne sürdüğümüz bu olgular, birana katilinin, yüreği taşlaşmış bir suçlunun davasının yeniden görülmesine yeterdi.
Hiç aklından çıkarma Dante, bunları hep hatırla; biz suçlu değiliz, bizi bir yığın uydurma ve yalanla mahkum ettiler; yeniden yargılanmamıza karşı yıktılar ve eğer yedi yıl, dört ay, on bir gün süren tarifsiz acılardan sonra
bizi idam ediyorlarsa, bunun sebebi sana demin söylediklerimdir, çünkü biz yoksullardan yanaydık, insanların insanlar tarafından ezilmesine ve sömürülmesine karşıydık.
Senin ve diğerlerinin saklayacağı, davamızla ilgili belgeler, babanın, annenin, Ines'in, ailemin ve benim, Devlet'in yararı gereği ve Amerika'nın egemenleri tarafından ve onlar için kurban edildiğimizi kanıtlayacaktır.”
21 Ağustos 1927

Uzun yıllar sonra itibarları iade edilir ama Amerikan tarihinde, hukuksuzluk, faşizm ve iki insanın katliamı olarak dururlar. Katliamların arkasında yalnızca devlet değil, hükumet sözcüleri, rektörler, iş adamları,yargıçlar, savcılar, gazete patronları vardır. Tıpkı hep devam edecek sonraki katliamların askerleri patronları gibi.

Sacco ve Vanzetti’nin idamından bir yıl öncesinde başka hukuksuzluklar ve insan yaşamlarını katledilmesi yine mahkemeler kararı ile genç Türkiye Cumhuriyetinde bu cumhuriyetin kurucu yasalarının desteği ile devam ediyordu.

İstiklal mahkemeleri denilen yüzleşmeyi gerektiren bir kara delikte insanlar kaybolmuştur. Çeşitli şehirlerde kurulan bu mahkemelerde,keyfi yargılanma ve yerinde infaz ile adı katliam olması gerekmektedir.

Diyarbakır'da kurulan İstiklal mahkemesinin Başsavcısı Ahmet Süreyya Örgeevren anılarında bir idamı anlatır:

"Bir gün mahkemeye kara yağız, yiğit bir Kürt genci getirdiler. Hakimler sorguya çekti. Türkçe bilmediği anlaşılınca, hakimler danıştılar ve delikanlının idamına karar verdiler.Türkçe bilmeyen bir kimseden bu memlekete hayır gelmeyeceğinden idamına…,hemen o gece çocuğu götürüp astılar. Dağkapı'da Yalova adlı küçük bir otel vardı. Orada kalıyordum. Uyur uyumaz, o Türkçe bilmeyen çocuk rüyama girerek boğazıma sarıldı ve Türkçe, niye beni bıraktın beni idam ettirdin? diye tehdit etti.Sabaha kadar bu hal iki-üç kere tekrarladı. Deliye dönmüştüm. Sabahleyin,mahkemeye gittim ve hakim arkadaşlara dedim ki, 'Birader, Türkçe bilmeyenleri asarsak tüm Diyarbakırlıları, hatta tüm doğuluları asmamız lazım. Biz buraya suçluları cezalandırmaya geldik.' Rüyada başıma gelenleri onlara anlattım.Mazhar Müfit ve Öteki hakimler, 'sen karışma, bu bizim işimizdir' dediler.Bende savcılığımı ileri sürdüm, aramızda münakaşa ağız kavgasına kadar ilerledi. Ben ve onlar şifre ile durumu Ankara'ya bildirdik. Bir hafta sonra şu telgrafı aldım:
"Ahmet Süreyya Bey, Diyarbakır İstiklal Mahkemesi Baş Savcısı:
"Gayemiz,Kürtlerin ve Kürtçülüğün kafasının ebediyen ezilmesidir. Hakim arkadaşlarınla anlaş. Gözlerinden öperim.”
Başvekil
İsmet İnönü”

İşte İttihat ve Terakkinin Turancı geleneğinin devamı olan hükumetin ve başvekilinin ve kanun uygulayıcılarının mantığı bu kadar net ürkütücüdür.

Hala süre giden devamlılıkta,tıpkı 1926 yasaları ve kanunları nasıl kurbanların seçiyorsa, bu günde adalet sistemi aynı değer yargılarını koruyarak kurbanlarını seçiyor. Eğer bu düzene karşı bir itirazınız varsa, bir sınıf bilincine sahipseniz, bir öteki kültüre-dile-dine mensupsanız yasalar devreye girer. Yasaların zaman kaybettireceği düşünülen zamanlar da ise yine devletin kontra örgütleri yargısız infazlarını yapar. Binlerce kayıp insanın sorumlusu bu resmi ve gayri resmi örgütlerdir.

Askeri vesayet, yarı askeri vesayet, ABD destekli Çiller örgütü denilen militarist vesayet ve son olarak da bu din örtülü aşırı kapitalist, aşırı sömürgeci, aşırı düşman iktidar. Bugün binlerce insanın niçin olduğunu bilmeden yargılama süreci bile oluşmadan hapishanelere doldurulmaktadır. “Yakalayalım bir suç oluşturalım ve tutsak edelim” yaklaşımına tıpkı 1920’lerin ABD’sinin yardımcı intikam timlerinden olan basın ve yargılama mensuplarının desteği ile bu traji-komik mahkumiyetlere sebep olunmaktadır.

Kapitalist dünya düzeninde halkla hizmet eden hukuk yoktur, hukuku zengin sınıfların hizmetine sokan yöneticiler vardır ve kurbanlar vardır.


Nuray Çevirmen

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nuray Çevirmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.

01

Bayram Durmuş - yazınızdaki Türkçe bilmeyen Kürt genci için alıntıladığınız kısım, Ahmet Süreyya Örgeevren'in "ŞEYH SAIT iSYANI

ve Şark lstiklal Mahkemesi " adlı kitabında yer almıyor.

Alıntı yaparken dürüsü olmanız gerekmiyor mu?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Aralık 00:00