AKP- Cemaat kavgası Katolik- Protestan kavgası

Ortaçağ’da Engizisyon mahkemeleri haklı ya da haksızlık durumuna bakmaz, dine karşı işlenmiş bir suç olup olmadığına bakardı. Giordano Bruno, Jean d’Arc bu mahkemelerin kararıyla odun ateşinde yakıldı, Galileo da bu mahkemelerin kararı sonucu hayatının son sekiz yılını ev hapsinde geçirdi.

Daha binlerce canın katledilmesinde Vatikan’daki Katolik sınıfın sorumluluğu vardır. Protestanlara kadar bu böyle devam etti gitti. Protestanlar Katoliklerden daha mı yumuşaktı, elbette hayır. Din dogmalara dayanır ve doğru bildiğini her zaman semavi güçlere bağlar. Bağışlaması yoktur, rant paylaşımı vardır. Dünyanın en zengin “din klübü” Vatikan’ın karşısına Protestan ve Ortadoks kiliseleri inşa edilmiş de olsa, Vatikan hala en etkili ve en zengin konumunu sürdürüyor.

Bizde yaşanan Cemaat-AKP kavgası, bir zamanların Katolik-Protestan kavgasını anımsatıyor. Vatikan’ın yeteri kadar cebini doldurduğuna inanan Luther liderliğindeki papazlar nasıl baş kaldırdıysa, şimdilerde de AKP, avucundaki zenginliği Cemaat ile paylaşmama konusunda ciddi karar almış durumda.

Kavga artık ortada. Kısa dönemde AKP’nin kazanacağına hiç kuşku yok, zira elinde “devlet” gücü var. On bir yıllık iktidarına baktığınızda, devlet eşittir AKP. Dershanelerle başlayan bu kavga, ışık evleri diye adlandırılan yurtlarla devam edeceğe benzer.

Peki ama uzun dönemde? İşte orada kocaman bir soru işareti var. Uzun dönemde AKP’nin kazanma şansı hemen hiç yok. Kendi “ruhban” sınıfını oluşturmadığı sürece AKP, Cemaat ile girdiği bu kavgayı sonunda kaybedecektir. Şu anda AKP’nin bu savaşta bir adım önde olması tamamen Başbakan Erdoğan’ın inadıyla sınırlıdır. AKP’den kopmalar olması bekleniyor, ama boş hayal. Edroğan AKP’nin başında olduğu sürece, kopma söz konusu bile olamaz. Ama dikkat edin, bu Erdoğan’ın iktidar ömrü ile sınırlıdır.

YEREL SEÇİMLERDE CEMAAT’İN ÇOK FAZLA ETKİSİ OLMAYACAK

Önümüzdeki günlere bir bakalım: 2014 Mart ayında yerel seçim var. Erdoğan’ın bu seçimlerde çok fazla sıkıntısı olmayacak. Öyle bir anda Cemaat’e rest çekti ki, Cemaat’in toparlanıp da karşı saldırıya geçmesi için zaman kalmadı. Bu yüzden de küçük çatlaklar, mızırdanmalar ve fısıltılar dışında yerel seçimlerde Cemaat’in çok fazla etkisi olmayacak. Ama ardından Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Üstelik halk seçecek. İşte orada durum biraz karışıyor.

Abdullah Gül’ün Cemaat’e yakınlığı biliniyor. Kılıçları çekmiş önüne geleni doğrayarak yol almaya çalışan Erdoğan karşısında bir önceki yaklaşımı yeniden aday olmamak üzerineydi. Bir başka deyişle koltuğunu Tayyip Erdoğan’a bırakmak üzere çantasını toplamaya bile başlamıştı. Son gelişmeler bu konuda düşüncelerini yeniden değerlendirmesine neden oldu. Artık Tayyip Erdoğan için cumhurbaşkanlığı koltuğu çantada keklik değil. Buna ek olarak Haşim Kılıç da devreye girdi ve mesajını gönderdi.

Bu durumda Erdoğan’ın yapacağı tek şey, Fethullah Gülen Cemaati dışında diğer cemaatlerle anlaşma yoluna gitmek. Yerel seçimlerde olduğu gibi, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de Cemaat’i saf dışı bırakacak formüller geliştirmek.

Katolik anlayışın karşısına yeni bir “protestan” anlayış koyma çabasında ve sanırım bunda da çok önemli yol aldı. Cemaat’in telaşı ve hükümete saldırması da bundan. En çok korkulan, üç dönem milletvekili olup da artık olamayacağı kesinleşen seksen vekilin “haydi bana eyvallah” demesi, ama görünen o ki Erdoğan bundan da korkmuyor ve gidenler için de parmağını bile kıpırdatmamaya kararlı.

Cemaat bir başka taktik geliştirmek durumundaydı, nitekim yaptı da. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Mustafa Sarıgül’ün CHP’den aday olması halinde, destekleyecek. Buna BDP de destek verecek (son Barzani-Abdullah Öcalan tercihinden sonra). Ama Sarıgül’ün İstanbul Belediye Başkanlığı için aday gösterilip gösterilmeyeceği de soru işareti, zira eğer Sarıgül aday olur da kazanırsa, bu kez CHP genel başkanlığı için beş yıl beklemek zorunda kalacak. Oysa CHP’ye geliş nedeni, ABD’nin de artık gözden çıkardığı düşünülen Tayyip Erdoğan yerine başbakanlık koltuğuna oturması.

Ben yine de Tayyip Erdoğan’ın bir “protestan” sınıf oluşturup, kendi yerini sonuna kadar koruyacağını düşünüyorum. Cemaate ve kendi iç tüzük yaptırımlarına rağmen.

Mümtaz İdil

Odatv.com



# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar A. Mümtaz İdil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.



Anket İmamoğlu Cumhurbaşkanlığına Aday Olursa Oy Verir misin?