Rektör, Başsavcı, Emniyet Müdürü ve Gazeteciler

3-4 gündür çok yoğunuz…<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />

Ortaya yeni çıkan bulgular, atama rüzgârları, yemekler filan derken bir birinden renkli olaylara tanık oldum.

İlk önce Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Coşkun’un misafiri olduk.

Gaziantep’te bir ilk gerçekleştirilmişti… Elbette bu gururla sunulacaktı ve nitekim öyle de oldu.

Sonra sorulara geçildi… Sanıyorum benim yönelttiğim soru biraz can sıktı.

Toplantı sonrası ayaküstü sohbette hocalarla hararetli konuşmalar oldu.

Ve sonra Prof. Coşkun 3. kez “ Arkadaşlar yemek var. Ancak benim işim var” diyerek ayrıldı.

Hoca’ya gazetecilerle birlikte yemek nedense “ nasip” olmadı şu ana kadar.

Ancak dikkat çeken, tıpkı asansör uygulamasında olduğu gibi yemekhanede de “ sınıf” farkının belirgin olmasıydı.

Akademik bir kuruluşta olmaması gerekenler bunlar.

Ortaya şu gerçek çıkıyor ki; Türkiye’nin temel meselesi “ aydın” meselesidir.

İşte bu nedenle “ aydın üzerine tezler “ kitabı mutlaka ve yeniden okunmalıdır.

İkinci durağımız Gaziantep’e yeni atanan Emniyet Müdürü Halil Yılmaz’ın “ kahvaltılı basın toplantısıydı”.

Ben 35 yıllık gazetecilik süremde Gaziantep’te bu kadar çok gazetecinin olduğuna tanık olmamıştım!

Kahvaltıda, sevgili Murat Güreş’in sorusunu yanıtlayan Emniyet Müdürü Halil Yılmaz,” Böyle bir sorunun geleceğini tahmin ediyordum” diyerek açıklama yapması; toplantıya “ hazırlıklı geldiğinin” bir göstergesi oldu.

DHA temsilcisi Sayın Ahmet Kaya’da “ taş” gibi soru yöneltti. Halil Yılmaz yöneltilen sorulara “ kanunlar” çerçevesini baz alarak yanıt verdi. Anlaşılan o ki yeni müdürümüz önce “ hukuk çerçevesi” diyecek.

Halil Yılmaz müdürün “ dik” duruşu hoşuma gitti. “ kendi ekibini” öne çıkartacak sözlerden kaçınsa da ben uygulamayı “doğal hak “ olarak görüyorum.

“ Ortak Akıl” yaklaşımı belirli çevrelerce “ tehlike yaratacak şekilde “ kullanılsa da Emniyet Müdürü Halil Yılmaz’ı bu çerçevenin içerisine dahil edecek bir yaklaşım görmedim.

Kendisi ile telefonla da olsa ilk röportajı yapan gazeteci olarak yeniden “hoş geldin” diyorum.

Son birlikteliğimiz ise Cumhuriyet Başsavcısı Kazım Arapoğlu ile oldu.

İçimde hem sevinç hem hüzün vardı.

Adam gibi bir adamı, herkesle mesafeli duruşu ile işleri sulandırmamayı ilke edinmiş birisinden ayrılmak elbette bir burukluk yaratacaktır. Ancak böyle bir insanı da tanımış olmak “ dost edinme sanatı” nın bir göstergesi olsa gerek. Bu arada Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sayın Abdullah Sabri Kocaman’a da teşekkür etmemiz gerekiyor diye düşünüyorum.

Gelelim bize!

Her üç toplantıda da gördüm ki; çoğunlukta olan grup soru yöneltmeyi bilmiyor.

Oturup bazı gazetecilere “ soru nasıl yöneltilir” dersi verecek halim yok!

O zaman eskiden beri uygulamayı sürdürdüğüm geleneğimi devam ettirmem gerekecek.

Bundan sonra yemekli toplantılara katılmayacağım.

En azından sinir katsayım yükselmez ve mesleğimin hangi boyutlara geldiğini içim kanayarak görmemiş olurum!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Atilla Karaduman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.