Yalnız Değilsin Fazıl Say

Yalnız Değilsin Fazıl Say

Fazıl Say’ın, bu üçüncü gelişi Gaziantep’imize. Salonun “zırhazırh” dolu oluşu çok sevindirdi beni.

Demek ki dedim kendi kendime, “Sadece Antebin Hamamları”na bayılanlarından oluşmuyor benim Gazianteplilerim. Klasik müzikten haz alanlar da az değil.

Say’ın kentimize geldiği ilk iki konserinde sorunlarım nedeniyle kucaklayamamıştım kendisini. Bu kez onunla buluşmam anlı-şanlı oldu.

Birkaç gün önce CNN TV’den izlediğimiz konserinde yeğenim Cem Günenç’le aynı sahneyi paylaşıyordu. Gururlanmıştım yeğenimle.

Cem’in babası, benim de erkek kardeşim olan Sabri Günenç “Gaziantep’teki Fazıl Say konserinin onur konuğusunuz ablam Özgen’le” diye not bırakmış facebook’uma.

Konser sonrası kitaplarını, CD’sini imzalattık bu güzel dünya yurttaşına. Soyadımızı yazarken duraksamasından cesaret alarak sordum:

“Bu soyladı size bir şey anımsatıyor mu sevgili Say?”

O gece belki yüz kişiye kitap, CD imzalamıştı. Bir o kadarı da sırada bekliyordu ama yine de hafızası gücünden bir şey yitirmemişti.

“Utku…” dedi.

“Evet, Utkunun babasıyım, dedim. Bu da halası Özgen. Cem’in de öyle…” Bir aileden konservatuarlı iki piyanist çıkartmış olmamız göğsümü kabarttı.

Gelecek günlerde onları da görmeyi diledi gönlüm Gaziantep’in Onat Kutlar sahnesinde.

Oğlum Utku 6 yıl dirsek çürütmüştü Cebeci’deki Ankara Devlet Konservatuarında, onunla birlikte. Piyano öğretmenleri Mithat Fenmen, öğrencilerinin babası gibi bir şeydi.

Fenmen, yaşamını yetirdiğinde bir daha kendine gelemedi Utku. Sanırım ki ben ölsem bunca çok etkilenmezdi.

Birkaç gün ard-arda anlatacağım Fazıl Say konserinden edindiğim kazanımlarımı.

Bugün sadece, kitaplarından birinin adına atıfta bulunmakla yetineceğim.

“Yalnızlık Kederi…” Yalnızlık ve keder oldukça egemen öğüncümüz Fazıl Say’ın yapıtlarında. Ne ki, şunu söylemeden edemeyeceğim:

“O kadar da yalnız değilsin Sevgili Say. Bizler ne oluyoruz? Her zaman yanında olan bir kitlenin sevgilisisin sen bugün Türkiye’de. Yalnızlık senin neyine?

Yolun nereye kadar uzarsa uzasın. İsten mahpuslara, ister zindanlara, ister hücrelere… Hep seninle olacak sanatın güzelliğine gönül veren Türkiye insanları.

Unutulmasın ki Namık Kemal’i bugün herkes tanır. Ama onu Magosa zindanlarına yollayanı kaç kişi anımsar?

Seni Demir parmaklıkların ardına göndermek isteyenler de unutulmaya mahkum olacaklardandır Sevgili Say. Onlar senin ezgilerinden hiçbir zaman nasibini alabilecek erince ulaşamayacaklar.

Onların layığı, üstatlarının ABD’den gönderdiği beddualardır:

“Ateşlerde yanasın!”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fevzi Günenç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.