Neydi Rosenbergler olayı?

İkinci Dünya Savaşı sonrası ABD ile Rusya arasında “Soğuk Savaş” diye adlandırılan müthiş bir çekişme başladı. ABD dünyadaki en büyük tehlikenin komünizm olduğunu söylüyor ve bütün mücadelesini bu fikirle savaşa ayırıyordu.

Senatör McCharty ve adamlarının başlattığı cadı avı tüm Amerika’ya korku salmıştı ve bir korku imparatorluğu yaratılmıştı. Kimse ses çıkaramıyor, hakkını arayamıyor, kendisine veya başkalarına yapılan haksızlıkları kabul ediyordu.

Komşusunu, arkadaşını, meslektaşını ihbar edenlerin sayısında olağanüstü patlamalar oluyordu. Herkes kendini kurtarmaya çalışıyor, kendi canını kurtarmak için bir başkası hakkında “gizli tanıklık” veya “yalancı tanıklık” yapmayı kabul ediyordu. McCharty’nin bürosu ihbar mektuplarından geçilmiyordu. Bir başkasını suçlayarak kendi hayatlarını garanti alma noktasında bir korku çemberine alınmıştı insanlar.

Aralarında Robert Taylor, Ronald Reagan, Ellia Kazan, Bertolt Brecht, Paul Robson, Lili Helmann, Eisel kardeşler gibi ünlülerin de bulunduğu binlerce insan McCharty’nin kurdurduğu mahkemelerde yargılanıyor, itirafa zorlanıyorlardı.

Rosenbergler olayı da işte tam bu sıralarda patlak verdi. Yahudi kökenli Ethel ve Julius Rosenberg ABD’de işçi olarak çalışan, bir işçi toplantısında da tanışıp evlenen iki zararsız insandı. Ama işçi olmaları ve sendika ile bağlantıları onların hedef olması için yeterliydi. Hedef olmaktan çıkarılıp “kurban” olmaları için ise küçük bir “casusluk” uydurması yeterli olacaktı.

Oldu da…

Julius Rosenberg 1947 yılında yürürlüğe giren “Taft Hartley Yasası” çerçevesinde, Komünist Parti’ye üye olduğu gerekçesiyle işten çıkarıldı. Karısının kardeşi David Greenglass ile tamirhane açan Julius bu işte de sıkıntılar yaşadı. 1945 yılında McCharty çetesi “düğmeye” bastı. Önce bir itirafçıdan David Greenglass’ın ismini aldılar. David Greenglass yaratılacak komplo için ideal bir suçlu adayıydı. Askerliğini atom bombası üretilen Los Alamos'ta yapmış, terhis edilirken de hatıra olsun diye çaldığı uranyum ve bazı aletlerle yakalanmıştı. O sıralarda Greengrass’ın üzerine pek gitmeyen FBI, Rosenbergler davası için hazırladığı senaryoda David’e büyük ihtiyaç duydu. Zira atom bombası üretilen tesislerde çalışan David Greenglass bazı bilgileri Julius’a vermiş o da bunları SCBB’ye satmış olabilirdi. Nitekim senaryo da bunun üzerine kuruldu. Greenglass’ın karısı Ruth da Julius aleyhine tanıklık yaptı.

Her şey “cadı avcıları” için iyi başlamıştı.

Julius 17 Temmuz 1950’de tutuklandı, 11 Ağustos’ta da karısı Ethel. Her ikisi de kendilerine yöneltilen casusluk suçlamalarını kesin dille reddettiler.

Mahkeme hızlı çalıştı ve yaklaşık sekiz ay sonra, 5 Nisan 1951’de Rosenberg çifti ölüm cezasına çarptırıldı. Karar tüm dünyada tepkiyle karşılandı. Zira elde somut bir delil yoktu. Bütün suçlamalar gizli tanıklar ve sahte belgeler üzerinden yürütülüyordu.

Tepkilerin şiddetlenmesi karşısında McCharty ekibi Rosenberglerle pazarlık yolunu seçti. Sovyet ajanı olduklarını kabul etmeleri halinde idam edilmeyeceklerini belirtti, ama Rosenbergler bu teklifi reddetti.

Çaresiz kalan savcılar, karı-kocayı birbirinin aleyhinde ifade vermeye zorladılar. Ethel’e kocasının kendisine ihanet ettiğini, Julius’a da Ethel’in kendisini ele verdiğini söylediler, ama ikisi de bu yalanları burunlarının ucuyla itelediler.

Son olarak savcı Ethel Rosenberg’in hücresine girerek itiraf etmesi halinde kendisinin affedileceğini, kocasının suçlu olduğunun kesinleştiğini söyledi.

Ethel Rosenberg o zaman tarihe geçen şu sözleri savcının yüzüne haykırdı:

“Ey yollarını şaşırmış yiyiciler, ey satılmış insanlar, ey bu güzel dünyamızı kirleten iğrenç mahlukatlar! Yanıt mı istiyorsunuz? İşte size yanıtım: Sizin lanetlenmiş bağışlamanıza boyun eğip yaşamaktansa, suçlu bulduğunuz kocamla birlikte ölmeyi tercih ederim.”

19 Haziran 1953 yılında Edison’un icadı elektrikli sandalyede idam edildiler. Kendilerine yöneltilen suçlamanın asılsızlığını, bu suçlamaların aslında ABD’deki işçi sınıfı yanlılarına yöneltilen bir baskının sonucu olduğunu, kendileri hakkında hiçbir kanıt olmadığı halde, suçlamaların hepsini çürüttükleri halde idam edilmelerini dünya hiç bağışlamadı.

ABD hükümeti de bu yükün altından ancak yıllar sonra, düzmece bir raporla, Julius’un casusluk olayına karıştığını ama Ethel’in “gerçekten” suçsuz yere idam edildiğini el altından açıkladı.

Kimse de yutmadı.

Tarih Rosenbergleri hiç unutmadı, ama karşı devrimci ve korku imparatorluklarının harç doldurucuları onların hikayesini insanlardan uzak tutmaya çalıştı. “Ama yani, aslında onlar da suçluymuş galiba” kuşkusu yaratıldı. “Sütten çıkmış ak kaşık” olmadıkları söylendi. Yine de Ethel Rosenberg’in idam edilmeden önce çocuklarına yazdığı şiiri yok edemediler.



Eğer ölürsek

(Ethel Rosenberg'in çocukları Robert ve Michael için yazdığı şiir...)



Bir gün öğreneceksiniz evlatlarım, öğreneceksiniz,

Neden şarkımızı yarıda kestiğimizi,

Neden kitabımızı açık bıraktığımızı, işimizi tamamlamadan

Neden toprak altında uyumaya gittiğimizi.

Ağlamayın artık evlatlarım, ağlamayın.

Yalanlar ve çirkefler neden sarmış dört bir yanı?

Neden bu gözyaşları, bu zulüm neden?

Öğrenecek bir gün bunu bütün dünya.

Yeryüzü gülümseyecek, evlatlarım, gülümseyecek

Ve sevinçler yeşerecek mezarımızın üstünde

Savaşlar sona erecek, dünya mutlu olacak

Kardeşliğin ve barışın koynunda.

Çalışın, evlatlarım, çalışın ve bir anıt dikin,

Sevgiye ve sevince bir anıt,

İnsanlık onuruna ve de inanca,

Sizin adınıza koruduğumuz ve çocuklarınız adına!..

http://www.halkindostlari.com/makale/5/2015/08/31/neydi-rosenbergler-olayi.aspx

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar A. Mümtaz İdil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.



Anket İmamoğlu Cumhurbaşkanlığına Aday Olursa Oy Verir misin?