Tek tek avlıyorlar hepimizi

Zamanlama muhteşem... Ruya ile uçak krizinin en üst noktaya çıktığı şu günlerde Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve aynı gazetenin Ankara Temsilcisi Erdem Gül tutuklandı.

Can Dündar ve Erdem Gül’ü bir an için bir kenara koyun, tutuklananlar bu ülkenin belli “sol” kesiminin olmazsa olmazı bir gazetenin iki yöneticisi.

Can Dündar ile Aktüel dergisinde Yüksel Menderes’in eski eşi İpek Kıramer Menderes ile yaptığımız söyleşi sonrası dost olduk. Daha sonrasında da irtibatımız hiç kopmadı.

“Atatürk” belgeseli çektiğinde ve tüm şimşekleri üzerine çektiğinde de yanında oldum ve savundum.

Ama bütün bunların bir önemi yok. Can Dündar’ın tutuklanmasının Türkiye’deki gazeteci özgürlüğünün ne hale geldiği açısından önemi büyük, buna ek olarak beni kişisel olarak fazlasıyla üzdü.

Konun öteki boyutu daha da vahim:

Devletin en üst kademesinden biri çıkıyor ve Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan “TIR” haberlerinden sonra, “bunu yanında bırakmam,” tedhiditini savuruyor. Herkes de biliyor ki, bu zat gerçekten dediğini yapacak ve Can Dündar’a “haddini bildirecek”... Ama ne zaman? İşte bu bilinmiyordu. Bekleniyordu, ama zamanı bilinmiyordu. Ta ki Dündar ifadeye çağrılana kadar

O nedenle zamanlama muhteşem...

Ne zaman özgür kalacağı bilinmeyen bir süre için Erdem Gül ve Can Dündar, bir zamanlar “paralelcilerin yaptığı” savunulan Silivri zındanına girdiler. Ergun Poyraz, Hikmet Çiçek, Barış Pehlivan, Soner Yalçın, Barış Terkoğlu, Mustafa Balbay, Tuncay Özkan ve adını sayamadığım onlarca gazeteci “paralel” maskesi altında Silivri zındanlarında yıllarını geçirdiler.

Paralel ile iktidarın arası bozulunca paralelcilerin “içeri tıktıkları” serbest kaldılar. Şimdiki dönemde içeri girenleri ise “paralel”cilerin kurtaracağı ham hayal. İki radikal güç savaşıyor ve kabak başta gazeteciler olmak üzere masum insanların başında paralanıyor.

Kim ne düşünürse düşünsün, hakkında ne söylerse söylesin Can Dündar bir gazetecidir, hem de iyi bir gazeteci. Bunu da bir kenara koyalım...

Önemli olan Türkiye’de şu veya bu şekilde varlığını ve kimliğini kanıtlamış bir gazetecinin salt yaptığı haber nedeniyle şu anda Silivri zındanlarına tıkılmış olması. Can Dündar’ın yaptığı dünyanın neresinde olursa olsun gazeteciliktir. Gazeteci için haberdir önemli olan, ondan sonra ancak haberin yarattığı etki söz konusu olabilir. Devletin menfaatlerinin söz konusu olduğu bir haber eğer bir gazeteci tarafından ortaya çıkarılmışsa, bu gazetecinin suçlanmasından çok devletin acizliğinden kaynaklanır. Madem ki devletin menfaatleri için gizli işler çevrilmektedir, bu iş gizli kalmak zorundadır. Bir zayıf halkayı gazeteci yakaladığı andan itibaren bunun suçlusu gazeteci değil, beceriksiz bürokratlar ve onları yöneten basiretsiz hükümettir.

Tarih bu karanlık dönemi “sümenaltı gazeteciler” olarak da adlandıracak elbette. Bildiklerini yalnızca korktukları için, ama bunu “devletin bekaası” diye yazamayan gazeteciler, bildiklerini söyleyemeyen politikacılar tarihte yerlerini şimdiden almış durumdalar.

Türkiye’nin en köklü gazetelerinden Cumhuriyet’in genel yayın yönetmeni ve Ankara temsilcisi tutuklanırken, yanlarında üç tane CHP milletvekilinin bulunması başka bir hüzün, çarpıklık ve aymazlık değil mi?

Neredeyse üçte ikisinden fazlası hukukçu olan milletvekilleriyle ortalığı ayağa kaldırması gereken CHP, suskun ve korkak.

Ortada büyük bir “suç” var beyler, basın dünyası yalakaların elinde ve kimse de onlara dokunmaya cesaret edemiyor, kimse onları yerinden edemiyor. Varlıklarına varlık katıyorlar ve haberleri kendinden menkul.

Öte yandan, TBMM’de veya daha da kilit bir noktada basın toplantısı yapması gereken ana muhalefet başkanı twitter mesajıyla olayı kınıyor. Alay eder gibi...

Öylesine kanıksadık ki hukuksuzluğu, birkaç gün içinde unutup gidiyoruz. Ta ki, yeni bir tutuklama, işkence, tartaklama, darp, öldürme olayı olana kadar. Nasılsa ardı ardına geliyor ve gündem boş kalmıyor.

Tek tek avlıyorlar hepimizi ve ne tuhaftır ki suskunuz.

Dikkat edin, Alman rahibin söylediği günlere geldik de geçiyoruz bile...

İsterseniz şöyle bir arkanıza bakın.

Mümtaz İdil

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar A. Mümtaz İdil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.



Anket İmamoğlu Cumhurbaşkanlığına Aday Olursa Oy Verir misin?