Akıl ile Zekanın Farkı

Güvenmek ya da güvenmemek, işte bütün mesele nerede?

Güvendiğimiz dağlara kar yağar, oysa kar beyazdır, huzurdur. Güvendiğimiz dağlara yağan kar gridir. Bende gri karışık bu aralar. Gri, Siyahtan biraz da beyazdan çalar rengini, pusludur, istir, kirdir. Siyah daha koyudur ve en dürüst. Neden?

Gökyüzü ile yarışıyordu düşüncelerim, ruhum. Önce grilik nereye çökecekti. Odama elbet. Bana ve hüzün renkli gözlerime. Yine dalmış gitmiştim. Gittiğim yerler yalnızlık. Neden yalnızlık? Zaman zaman en rahat olduğum yer. Kimse kalmak istemese de, en kalabalıkta bile kaçamak yapar. Bir acı saplanır aniden. Gülerken aklına düşüverir; bir aldatılmışlık, o an gözler eğilir, bir şerit hakim olur, geçiverir anılar kısacık. İçinde ne büyük kayıplar vardır. Herkesin vardır. Kimileri için itiraf etmek küçüklüktür. Değildir oysa. Ne zaman nerelerde yitirdim anımsıyorum; güvenimi inancımı.

Anlamaya başladığımda her şeyi. Hissetmeye.
Hiç kimse beceremiyordu aslında bahaneleri. Kandıramıyordu. İnanmış görünmeyi öğrendik, çünkü böyle gerekti. Yoksa herkesi kaybedecektik. Herkes değildi aslında dürüst olmayan; Bazıları, birkaçı. Onların kalmalarına da biz izin veriyorduk -aldanmış görünerek-. Onlar bunun farkında bile değillerdi. Daha az acıyla tutunmak içindi, gülümseyişler. Nasıl davranırsak -belki- öyle olurlardı. Hoş değişmezdi hiçbir insanoğlu.

Olsundu, bazıları biryerlerde anlardı, yaptıklarını, yaptıklarından vazgeçmeleri gerektiğini. Kimileri de bizlerden gidince anlamışlardır başka birilerinde. Başka birileri şanslıydılar.

Cümlelerim düşüyor, yamuk yumuk sözlerim. Anlaşılmak istemiyorum. Anlatmak hiç. Beni, yaşanmışları, acı verenleri, bazılarınızı, birşeyleri anlamaya davet etmeyi çok isterdim. Bundan da uzun zaman önce vazgeçtim. Bir insan yapacaklarını yapmışsa, yaptıklarının acıttığını ona anlatmak kocaman bir sıfırdır. Aslında bilir, ama bilmek işine gelmez. Bunun Bilincinde olsa zaten yapmayacakları şeylerdir değil mi?

Kaybettiğinde nasıl olsa anlayacaktır.

Neden söylemekle yorayım ki, onu-beni-bizi.
Güvenmek isteriz çünkü kimyamızda var, herkes birbirine güven duymak ister, bazılarımızın buna daha çok ihtiyacı vardır. Bir insana nasıl güvenilir? Açık sözlü olmasını bekleriz, ihtiyacımız olduğunda yanımızda olmasını isteriz, zaman zaman sorunların üstesinden gelmek için birilerine ihtiyacımız vardır. Çalışırken, severken ve aşkta.
Öyle bir zamandayızdır ki, yaşam sahnedir. Oyuncular mükemmeli oynar, işte dersin harika bir insan. Güvenirsin. Dostluk başlar, aşk başlar. Tam inancının en kutsal yerinde başından aşağı kaynar sular boşalıverir. Bir şeylerin ardına saklanmaya başladığını anladığın andır. Birkaç cümle ile kendini ele verir. Kaybolursun. İnce ince kar başlar yüreğine, gri.

Rolünü öyle iyi oynar ki yanınızda. Bir şeyleri size öyle farklı göstermeye çalışır ki. Siz bilirsiniz neyin gerçek olduğunu. Saklandığı gerçekleri. Halbuki bilir diğeri, diğerinin dediklerinin çoğunun doğru olduğunu ama savunma mekanizması, maneviyatı buna izin vermez. Kendini kandırır. Kendine biçtiği bir rolü ve durusu vardır. Buda onun oyunudur ve sizde sessizce dahil olursunuz. Ask için, sevgi için yüreğiniz için.

Siz Kendinizi sorguladığınızda peki? Aynada kendinle yüzleştiğinizde, ben bunları hakkedecek bir insanmıyıma cevabınız kesinlikle hayır ise, o kadar yıpratıcı olur karşılaştığımız haksız yaklaşımlar .

Aşkı ele alalım, kendi yaşadığımız ya da tanığı olduğumuz sarsılmış ilişkilere bakalım. İlk başta aklımızı çelen ona güven duymak, inanmak koşulsuzca bağlanmak değil midir? Bir insan bir insana güvenmek için ondan neler bekler? Söylediği sözlerin yaptığı davranışların arkasında gözüküp kalıyorsa kayıplar başlar. Hani nerde yanınızda mıdır. Arkanızda kalmaya gittikçe başlar, mesafeyi açmayı ince ince işler size.

Hani tek taraflı aşklar vardır. Bir taraf aşka adanmıştır, diğeri de aşka ait malzemeler için yaşar. Sadece olmuş olması içindir bazı ilişkiler. Onu -alana- elde edene kadardır tüm roller.

Ne kadar kolaydır başka hayatlara misafir olmak, sevgiyle açılmış kapılarda izler bırakırlar. soğuk ve ayaz. Halbuki açılmış o kapı o kadar sımsıcaktır ki görmek istemez. Çünkü ona göre kendi hayatı daha sıcak ve samimidir. Aslında diğerinde gerçek bir yaşam vardır, roller yoktur. O hayat sahne değildir. Gerçeğin ta kendisidir. Hırlıdır gürlüdür, canlı dır ama huzur vardır, dinginlik vardır paylaşım vardır. Beklenti yoktur koşulsuzca veriş vardır. Rol yoktur bir şeylerin ardına sığınma, bahaneler yoktur. Yaşam burada dimdik acık ve nettir.

Ve gun gelir gerçek aşktan, aşıktan, çok büyük birşey çalarlar sahnedekiler!

Oyunlar oynamaya başlanır, boşvermişlikler, bir şeylerin ardına sığınmalar. Bunları diğer taraf görür hüzünle gülümser geçer. Der ki içinden; büyük kaybını ne zaman fark edeceksin, yitirildiğinde yerine koyman imkânsızlığını algılayabilecek misin acaba gün geldiğinde.. Kendi sahnenin tozunda kaybolup gittiğinde mi anlayacaksın.

Ağır günler başlar, herkesten uzak kalınmış günler. Kimileri bunu uzman doktorlar yardımı ile çözmeye çabalar. Beş harfli küçük bir kelime, hayatlarımızda ne büyük bir olgudur aslında.

Sözleri söylemeden düşünmek gerek, uzun cümleler hemen kısalacaksa ve yerine gelmeyecekse susmak gerek. Sırf kendi baharımız için başkalarının mevsimlerini tahmin edemeyeceğimiz şekilde kışa dönüştürmemek gerek. Çalmamak gerek yaşanmışlıkları, yok saymamak gerek. Umursamamak gerek. İşportaya düşürmemek gerek. Bir şeyleri kazanırken, diğer tarafı kaybetmemek gerek.

Birde İnsana en çok da koyan dokunmamaktır, görememektir tüm bu olumsuzluklara rağmen.

``Bana söyleyemediğin bir şey varsa, tek başına düşündüğün şeyler varsa, o zaman yüreğinde ne arıyorum ben?`` demiş
Alain de Botton, Aşk Üzerine yazdığı kitabında.

Siyah daha koyudur ve en dürüst. Neden?
Çünkü kendidir, sadece siyah.

sevgiyle, sevgimle....

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muzaffer'in Seçtikleri - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.