Bu Bir Eşek Hikayesidir (1): Eşek kim?

’Eşeğini dövemeyen, semerini döver’’ sözü Türkçemizde güzel ve sık kullanılan özdeyişlerimizden biridir. Ortada bir hata veya suç var ise bu özdeyişimize göre hatanın sorumlusu eşektir. Ancak eşeğin hatasından zarar gören, korku veya körlük nedeni ile yada ‘’kendisi eşeğin suçuna ortak olduğu için suçluyu dolayısı ile kendisini açığa çıkarmamak’’ için eşeğe dokunamaz, hesap soramaz. Ne yapar? Eşeğin semerin döver. Hem kendisini kurtarır, hem de kendisini izleyenlere ‘’hesabını sordum’’ mesajı verir, durumu kurtarmaya çalışır. İzleyenlerden kimi bu oyunu yer, kimi yemez ancak kişisel menfaati gereği yer gibi yapar, kimi ise yemez ‘’dur bakalım ne olacak’’ diye bekler. Sonuçta suçu yanına kar kalan eşek, kendisine güveni artmış ve güçlenmiş olarak yoluna devam eder. Yani semeri dövdüğümüz sürece eşek ‘’eşşekliğine’’ devam eder.

Türkiye’mizde 19 Mayıs 1919’da başlayan devrim süreci 1940’larda durmuş, 1950’lerde geriye dönüş başlamıştır. Karşı devrim süreci 1950’lerde başlamış AKP döneminde ise karşı devrim ‘’son evresine’’ girmiştir. Peki! Cumhuriyetçiler için ‘’karşı devrim’’ bir hata ise bir suç ise bu karşı devrimi yapan ‘’eşek’’ kim? Sorunun cevabını 1950’lere gitmeden hepimizin şahidi olduğu AKP döneminde yani ‘’karşı devrimin’’ son evresinde arayalım. Karşı devrimin son evresinde aktörler o kadar maskesiz, o kadar çıplak ki eşeği bulmak daha kolay olacaktır.

Karşı devrimin ‘’gözüken baş aktörü’’ AKP’nin neler yaptığını yazmayacağım. Çünkü AKP şunu yaptı, yarında bunu yapacak demek, eşek yerine ‘’semerini’’ dövmek olur. Eşeği dövmemiz gerekiyorsa AKP şunu yaptı, bizde karşılık olarak ‘’şunu yaptık, yapıyoruz’’ dememiz gerekir. Eşeği dövmemiz gerekiyorsa AKP şunu yapmanın planlarını yapıyor, bizde AKP’ye şunu yaptırmamak için ‘’şu hazırlıkları yapıyoruz, AKP’ye yaptırmayacağız’’ demek gerekir. Eşek böyle dövülür ve eşeği böyle döverseniz, canı yanan eşeğin sesi AKP’den, Ankara’dan değil okyanus ötesinden ‘’ Washington’dan, beyaz saraydan’’ çıkar. O zaman eşşeğin kim olduğunu eşeği dövende, eşeği döveni izleyen halkta öğrenir, anlar.

AKP şunu yaptı, AKP şunu yapacak, ‘’Ey AKP, bu kadar da olmaz ki!’’ gibi laflar eşeğin semerini dövmekten başka bir işe yaramaz. AKP yerine ‘’Tayyip’’ diyerek, ‘’Tayyip şunu yaptı, yarında şunu yapacak’’ demek sonucu değiştirir mi? Bu şekilde halk, dövdüğünüz semeri suçlu sanır koruduğunuz eşşeğin izinden gider. Ve eşşek, yıpranan semeri her zaman değiştirebilir zira ‘’semer olmaya’’ gönüllü her zaman bulunabilir. Çünkü kişisel egolarını düşünenler için eşeğin sırtında yerden bir metre yükselmek demek, iktidara bir metre daha yaklaşmak demektir. O bir metre için her şeyini hatta vatanını satacak sizce etrafta kaş kişi vardır? Sonuç olarak eşeğin semersiz kalmak gibi bir derdi yok ancak halkın yani bizlerin eşşeği, semerden ayırmak gibi bir derdimiz var, var olmalı. Yıllarca semeri suçladık eşşeğin peşinden gittik. Eşşek yıllarca ekmeğimizi, tenceremizdeki yemeğimizi, yastığımızın altındaki kefen paramızı, emeğimizi yedi, bitirdi. Bankalardan kredi çektik yani çocuklarımızın geleceğini sattık, eşşeğe verdik, yetmedi. Biz bittik ancak eşek doymadı. Şimdi yatağımızı, yorganımızı ve ayağımızın altındaki toprağı istiyor yani canımızı istiyor. Eşşeği, semerden ayırmak ne dersiniz artık şart olmadı mı?

Eşşeği, semerden ayırmamız şart olduysa bunun tek yolu, bizi yıllarca semerle aldatanları tanımamızdan geçiyor. Peki, kimler semeri dövüyor, eşeği gözümüzden kaçırıyor? Kimler ‘’AKP şunu yaptı’’ diyor, ‘’bizde cevap olarak şunu yapacağız’’ diyemiyorsa, onlar eşeği gözümüzden kaçırıyor. Kimler ‘’Tayyip şunu yapacak’’ diyor, ‘’bizde şunu yapacağız, Tayyipe bunu yaptırmayacağız’’ diyemiyorsa ‘’O’’ bizi semerle aldatıyor, eşeği gözümüzden kaçırıyor demektir.

Aslında biraz okusak, biraz ekmek mücadelesinden kafamızı kaldırıp etrafımıza baksak, eşek yerine semeri dövenler dahi bizi aldatamaz. Her şey o kadar açık ki, eşek o kadar çıplak ki görmememiz mümkün değil. Çıplaklığa örnek olarak ‘’üç siyasi kişinin’’ medyaya yansıyan sözlerini size yorumsuz olarak aktarayım:

- Amerika istihbarat servisi CIA’nin Türkiye uzmanlarından Henri Barkey: Türk ordusunu kafesledik!

- AKP’li Hüseyin Çelik: Bugün yaptıklarımızı 2003 yılında yapsaydık o zaman partimiz kapatılırdı(12 Haziran 2013-Aydınlık Gazetesi)

- CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: "Evet, CHP ırkçı-şovendi ama artık öyle değil."( Almanya-Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi)

Yukarıdakiler ile benzer örnekler o kadar çok ki sayısız çoğaltılabilir. Yıllarca semeri dövenleri izledik, eşşekten ‘’eşek muamelesi’’ gördük. Yeterince deneyim kazandığımıza inanıyorum. Kim eşek, kim semer, kim eşeği gözümüzden kaçırıyor artık görme zamanı gelmedi mi? Ne dersiniz? Umutla,

Bülent Dalkılıç

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Konuk Yazarlar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.