• CHP’nin İşi Güç...

Gaziantep"te Mustafa Yılmaz'a şimdilik olmak kaydıyla oy vermeyeceğimi hem bu sütunlarda yazmış hem de katıldığım televizyon yayınlarında söylemiştim.

Bunun üzerine bana çok sayıda elektronik posta ile ileti geldi, telefonla arayanlar oldu.

Türkiye"nin yetişitirdiği büyük şair ve düşün adamlarından Ataol Behramoğlu"nun CHP üzerine kaleme aldığı bir yazısını göndermiş bir okurum. Bunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Lütfen dikkatlice okuyunuz.

"Son yıllarda CHP belki de tarihinde hiçbir zaman olmadığı kadar gündemde.

Her yandan ve yönden çekiştirilip duruyor.

Günümüzdeki Genel Başkanı Baykal’a yöneltilen eleştiri okları da -son zamanlarda azalmış gibi görünse de- hadsiz hesapsız.

Bu partinin tarihindeki hiçbir genel başkan bu kadar çok eleştirinin hedefi olmamıştır.

Fakat CHP’ye ilişkin olarak konu sadece eleştiri de değil.

CHP’den beklentiler, bu partiye bağlanan umutlar da aynı yoğunlukta.

***

CHP öncelikle sosyal-demokrat ya da öyle olması gereken bir parti.

Programı, eksik de bulunsa, sonuç olarak bu doğrultuda.

Siyasal yelpazedeki konumu da, beğenelim beğenmeyelim, bu çizgide.

CHP’den sosyal demokrat parti olmaz diyenler bile bir başka seçenek göstermeyi ya da yaratmayı başaramıyor.

Öte yandan, bu partinin, bulunduğu konumun hakkını yeterince verdiğini söylemek de mümkün değil.

CHP’nin işi güç derken düşündüğüm tam olarak bu:

Sosyal demokrasi alanının tek etkin gücü, ama bu konumuna ilişkin işlevini yerine getirmede kimseyi mutlu edemiyor…

Olası nedenlerini irdelemeye çalışalım…

***

Batı’daki ve belki birçok başka ülkedeki örneklerinden farklı olarak CHP’nin işlevi sadece toplumsal-sınıfsal vb. sorunlarla sınırlı değil.

Bu parti, ülkenin (Türkiye Cumhuriyeti’nin) temellerini oluşturan değerleri de savunmak zorunda ve bunu başarıyla gerçekleştirdiğinden kimsenin kuşkusu olamaz.

Zaten Cumhuriyet Halk Partisi’ne gericilerin, sahte demokrat-liberallerin, sözüm ona enternasyonalci -sol görünümlü oportünistlerin düşmanlığı da büyük ölçüde buradan kaynaklanıyor.

CHP’nin, laikliği, aydınlanmanın evrensel değerlerini, Cumhuriyet devriminin ilkelerini savunması bu gibi kimseleri ve çevreleri çileden çıkarıyor.

“Çarşaf” olayına yöneltilen eleştirilerin bir bölümünün altında bile, kaypakça, bu amansız CHP düşmanlığı olduğundan kuşku duymuyorum.

Dün bu partiyi laikliği savunuyor diye suçlayanların onu şimdi çarşafa hoşgörü gösteriyor iddiası ile suçlamalarının başka ne gibi bir anlamı olabilir?

CHP, evet, Cumhuriyetin değerlerini ödünsüzce savunan partidir.

Fakat bu konuya yöneltmek zorunda olduğu enerji, Batı’daki ve belki başka ülkelerdeki benzerlerinden farklı olarak, onu sosyal demokrat görevleri için mücadele etmekte ister istemez eksikli bırakıyor.

Batı solunun bunu anlaması kolay değil. Bu nedenle de bu çevreler CHP’yi, ucuzundan, ulusalcı olmakla suçlayabiliyorlar... Tabii, içerideki akıl hocalarının da kışkırtması ve desteği ile.

***

CHP yine Batı’daki benzerlerinin birçoğundan farklı olarak etnik sorunların ağırlığı altında da ister istemez zaman, enerji ve yandaş yitiriyor.

Olaylara sadece toplumsal sınıflar açısından bakmak lüksüne sahip değil.

Güneydoğu Anadolu’da hızla güç yitirmiş olmasını sadece CHP’nin kabahati olarak görmek, CHP’ye yöneltilmiş eleştirilerin pek çoğunda olduğu gibi bu konuya da at gözlüğü ile ya da kasıtlı bakmaktır.

***

Bazı başka güçlükleri şimdi sadece başlıklarıyla sıralayalım:

Emperyalizmin her yönden baskısı altındaki bir ülkede sosyal demokrat parti olmak…

Daha solunda kayda değer yaygınlıkta bir sol örgütlenmenin bulunmayışı… Böylece radikal solun misyonlarını da ondan beklemek…

İşçi sınıfının dağınıklık, güçsüzlük ve deneyimsizliği…

Eğitimsiz, örgütsüz, kaderci bir esnaf toplumu…

Daha da beter durumda bir köylülük…

Niteliksiz, kimliksiz, lümpen varoşlar…

Hepsinin üstüne tuz biber eken aydın omurgasızlığı.. vb…

Bu sorunların her biri sosyal demokrat bir partinin üstesinden gelmek zorunda olduğu engellerdir…

***

Önümüzdeki seçime bu koşullarda hazırlanan CHP ve bulunduğumuz süreçlerdeki etkili muhalefeti ile özellikle seçkinleşen genel başkanı eleştirilirken, burada belki ancak bir bölümü özetlenilmeye çalışılan özgül sorunları da göz önünde bulundurmak; bu eleştirilerde yapıcı, dürüst, ilkeli, vicdanlı olmak gerekiyor…

Çünkü CHP’nin işi gerçekten güç…

Türkiye’nin işi ne kadar güçse...


# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Atilla Karaduman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.