PİRUS ZAFERİ

Ufukta bir Pirus zaferi görünüyor. Cemaat ve AKP arasındaki savaş daha da şiddetlenerek sürecek, bu açık, ama bu savaştan galip çıkacak olan semaya yüzünü dönerek: “Tanrım, bir daha bana böyle bir zafer bahşetme,” diyecek. Tıpkı MÖ yaklaşık 280 yıl önce Pirus’un söylediği gibi.

Kartlar yeniden karıldı ve Türkiye’nin geleceği masaya yatırıldı, bu çok açık. AKP ile bir dönem daha gidecek. Kolu ve kanadı kırık da olsa AKP bir dönem daha, yani 2020’ye kadar Türkiye’nin başında olacak. Aksi durumda CHP veya MHP iktidara gelecek olsa, BDP ana muhalefet partisi durumuna gelecek ki, bu hiç de istenmeyen bir durum.

Peki BDP’nin durumu AKP’nin bir dönem daha devam etmesi durumunda ne olacak? Bu aslında cevabı çok basit olan bir soru: Değişmeyecek. Ama değişmemesi Kürt realitesine ortadan kaldırmayacak. Türkiye’nin üzerinde “Demokles’in Kılıcı” gibi tehditini sürdürecek.

Okyanus ötesinde Türkiye’nin geleceği “dizayn” edilirken, kuvvetli bir muhalefet yaratamamış olmanın sıkıntısı da kendini gösteriyor. Tüm çabalara rağmen ayağa kalkamayan CHP’den umudunu kesen ABD, CHP’nin üst yönetiminde radikal bir değişikliği zorlayacak, bu kaçınılmaz. Yine de AKP’nin yüzde 50’lerde dolaşan üst bandının gün itibariyle yüzde 40’lara düşmüş olması, Atatürk’ün partisi konumunu herşeye rağmen yürüten CHP sayesinde olduğu da ABD tarafından gözardı edilmiyor.

Yerel seçimlerde İstanbul’u kaybetme riski bulunan AKP, bunu mağduriyete sığınarak atlatabilir ancak. İstanbul yanında Ankara, İzmir, Eskişehir, Mersin, Diyarbakır, Muğla gibi büyükşehirleri de kaybedeceği düşünülürse, 2015 seçimlerine AKP büyük yara almış olarak girecek. Recep Tayyip Erdoğan’ın tek umudu ise yetkileri artırılmış cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmak, ama yetkileri artırması da şimdilik olanaklı görünmüyor.

Bu yüzden de Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 Mart seçimlerini bir şekilde iptal etmekten başka çaresi kalmıyor. Bunu yasal olarak yapamayacağı için de, büyük ihtimalle bir kaos ortamı yaratıp, zaten kısmi olarak başlattığı “sıkıyönetim yasaları”nı fiili hale getirecek.

Müyesser Yıldız’ın yazdığı gibi Cemaat son kozunu Mart ayı içinde mutlaka kullanacak ve Başbakan’a ağır bir darbe indirecek. Bu zaten bekleniyor. Bunu Başbakan da bekliyor ve ona göre de önlemini almaya çalışıyor. Darbenin şiddetini şu anda kestirmek mümkün değil, zira sıradan “seks” kasetleri ne Başbakan’ı ne de AKP’nin kuvvetli isimleri olan Efgan Ala ve Bekir Bozdağ’ı sarsmaz.

Yolsuzluk gibi bir dosya da etkilemez AKP iktidarını. Çok daha güçlü bir darbe gerekir, ki bunu da yapacak güçte cemaat.

Ama bu siteyi izleyenleri daha çok ilgilendiren konu, cemaat ile AKP arasındaki savaştan kimin galip çıkacağı değil, her ikisinin de hüsranla çıkacağı noktasında. ABD, İran’a Humeyni’yi atadıktan kısa süre sonra yaptığı yanlışı anladığı için bugün Erdoğan Okyanus ötesine davette bulunuyor. Ne Fethullah Gülen’in geleceği var ne de AKP’nin mevcut gücünü yürüteceği; ama ne var biliyor musunuz Türkiye’yi AKP’yi de aratacak günlerin beklemesi. Bu bir kehanet değil, matematiksel gerçek.

Bir an gözlerinizi kapayıp AKP’nin iktidarda olmadığını düşünün, yerinde ne olacak. Asıl soru bu. Yoksa Türkiye’nin İran olması değil.



Mümtaz İdil

gaziantephaberler.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar A. Mümtaz İdil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.



Anket İmamoğlu Cumhurbaşkanlığına Aday Olursa Oy Verir misin?