GEZİ PARKI'NIN YAMYAMLARI

Sırrı Süreyya Önder demiş ki; “CHP bu seçimlerde İstanbul’da tarihin en büyük yenilgisini alacak…”


Önder hangi partidendir? BDP’den!
İstanbul Belediyesi hangi partinindir? AKP’nin!
Yani hem CHP, hem de BDP muhalefettedirler.


Dünyanın hiçbir yerinde, bir muhalefet partisinin başka bir muhalefet partisine bu lafı söylediğini duyamazsınız.


Çünkü ikinciyi geçen, yine ikinci olur. Mesele birinciyi geçmektir.


Bir muhalefet partisinin normal şartlarda hedefi, iktidar olmalıdır. Buradaki şartlar normal değil; çünkü bir ortaklık söz konusudur.


Ortaklık AKP ile BDP arasında, Beyoğlu ve İstanbul belediye seçimleri için yapılmıştır. Önder, bu sözü bu yüzden kullanıyor, başka hiçbir mantığı yoktur.


Kılıfı da hazır; “CHP, Gezi olaylarına katılmadı!” Bu yalandır, sahtekârlıktır, bezirganlıktır.


Bir yan yana koyalım bakalım BDP ile CHP’yi, Gezi olaylarında hangisi vardı?


Önce BDP’ye bakalım; ilk iki gün olayların nerelere taşınacağını kestiremediği için inisiyatif kullanarak, Önder tek başına katıldı.


Bizler de “helal olsun” dedik ve alkışladık. Sonra polis şiddeti artınca, hastanelik oldu.


Halk ellerinde Türk bayraklarıyla Gezi Parkı’na sahip çıkıp alanları doldurunca, polis geri çekilmek zorunda kaldı ve Taksim şenlik yerine döndü.


Bu aşamalarda Önder ortalıkta yoktu. Gezi Parkının önünde konser ve konuşmalar yapılacağı duyurulunca yüzbinlerce insan Taksim’e akın etti. Önder orada tekrar ortaya çıktı, konuşma yapacaktı.


O sırada BDP’liler, Öcalan posterleri açınca halk tepki gösterdi ve arbede çıktı. BDP’liler, inşaat sahasından kaya barçaları fırlattılar halkın üzerine. Halkı otobüslerde yakmaya alışkın olanlar, bu seferde halkı taş yağmuruna tuttular. Kimseye o taşların gelmemesi, mucizedir.


Bu milleti sindirmedi, daha da öfkelendirdi; tepkiler büyüdü. BDP’liler alanı terketmek zorunda kaldılar. Bayrak ve flamalarını indirdiler. Tepkilerden Önder de nasibini alınca, konuşma yapamadan BDP’lilerle birlikte alanı terk etti ve bir daha da ortalıkta görünmedi.


Ortalıkta görünmedi derken sadece o günü kastetmiyorum, son güne kadar bir daha ortaya çıkmadı. Bunun sebebi de Öcalan’dan yediği fırçadır.


Gezi olayları boyunca BDP ile halkın slogan birlikteliği bile olmadı. Halk “AKP istifa” diye bağırırken susan BDP’liler, “AKP adım at” sloganlarıyla yürüdüler.


Öcalan ilk günlerden itibaren AKP’ye karşı yapılan eylemlere karşı çıktı. Lakin Hakan Fidan’ın ricasıyla, direnişi sabote etmek için geldiler. Gruplar kurup, Taksim meydanında taşla sopayla halka saldırdılar. 25-30 kişilik bir BDP’li grubun elinden bir genci bizler kurtardık.


Bu süre içinde BDP’lilerin direnişçiler için “darbeci, ergenekoncu” söylemleri de devam etti. Yine dediğim gibi bu süreçte Önder, piyasada yoktu.


Öcalan, “meydanı Kemalistlere bırakmayın” dedi ama Kemalistler her yere hâkimdi.


BDP haricindeki tüm partiler Gezi Parkı’ndaydılar. Ve hepsi Türk bayrağına saygı duymanın bu halka saygı duymak olduğunu orada öğrendiler.


Peki, CHP bu süreçte ne yaptı?
Bütün milletvekilleri, tüm yurda dağılarak, direnişlere destek verdi. Ülkenin tüm meydanlarında onlar da vardı.


Kiminin burnu kırıldı, kimi tartaklandı, kimi ezilme tehlikesi geçirdi, kimi biber gazı yüzünden astım krizleri geçirdi, kimi TOMA’nın önüne oturdu, kimi barikat yaptı.


Gürsel Tekin’den Emine Ülker Tarhan’a, il ve ilçe yöneticileri, gençlik kolları, CHP üyeleri ve oy verenleri tam tekmil günlerce alanlardaydılar.


Konumuz BDP ve CHP olduğu için diğer parti ve örgütlerden bahsetmiyorum oysa ADD, İP, TKP, ÖDP hatta ülkücü gençler ve diğer tüm muhalefet alanlardaydı.


Neymiş efendim, siyaset kötü ellere geçince bezirgânlıktan başka şey değilmiş. Önder, politika öğrenmiş ama kötüsünü öğrenmiş.


Gezi ruhunu yiyerek, kendini pazarlama derdine düşmüş. İlk iki günkü görüntülerinin arkasına saklanıp, kanıyla canıyla orada olanların rantını yeme derdine düşmüş.


Eğer BDP’nin AKP diye bir sorunu olsaydı, mesela geçen seçimlerde Beyoğlu belediyesi için aday çıkartmazlardı. Biliyorsunuz, CHP geçen seçimlerde Beyoğlu ve İstanbul’u almasına rağmen sahtekârlıkla buralar elinden alındı.


Buna rağmen çok az sayıda bir oyla olabildi bu. BDP’nin Beyoğlu’nda %4’lük bir oyu var ve BDP, AKP’yi tercih ederek oyları böldü.


Kimi mi tercih etti BDP; “iş yerlerinde arayanı bekletme süresi içinde İslam zaviyesi için sakıncalı olabilecek türden müzik çalınmamalı” diyen”, ‘İslamda Seks’ kitabının yazarı, Ali Rıza Demircan’ın oğlunu tercih etti.


Bunlar en güzel duyguları yiyen yamyamlardır. Bunlar diyor ki, “biz ancak AKP ile bu ülkeyi bölebiliriz, ancak onunla insanları birbirine düşman edebiliriz. CHP iktidara gelirse, sol birleşir, bizim pabucumuz dama atılır” bunların endişesi budur.


Bunlar AKP’den ziyade, Türk soluna düşmandırlar. Bunu da her fırsatta dile getirirler. Feodal köklerini atamamış, yobaz temelli bir parti ve vekili, aklı sıra bize seçim analizi ve tahmini yapıyor; yerseniz!


Emrah Akgün

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Emrah Akgün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.