DUA YILINA GİRERKEN YÜCE ALLAHIMDAN DİLEKLERİM

Eski yılı yolcu edip yeni yıla girerken dünyamıza, ülkemize, sevdiklerimize, kendimize, yüreğimizden kopan en iyi dilekleri sunarız hep.

Ben, bu yıl, ülkemize ve dünyaya dileklerimi yollarken bir değişiklik yapmayı düşünüyorum.

Neden mi?

Altmış dört yıldır, dünya ve ülke için sunduğum dileklerin çoğunlukla tersi gerçekleşti de ondan. Durum böyle olunca bireysel olarak arada sırada bana düşen mutlulukların da keyfini çıkaramıyorum. Nasıl çıkarayım ki?…

Bu nedenle dünyamız ve ülkemiz için bu yıl hemen aklıma gelen yeni dileklerim şunlar: (Ne bileyim belki bu kez yine tersi çıkar. Ne dersiniz?)

Ekonomik çıkarlar uğruna yapılan etnik, dinsel, mezhepsel savaşlarda, kan gövdeyi götürsün, meydan diktatörlerin, diktatör ailelerinin saltanatına kalsın istiyorum. Demokrasi, sosyalizm falan da neymiş öyle? Hepsi uzak dursun bizden.

Açlık, yoksulluk, evsizlik alsın başını gitsin. İnsanlar sürüm sürüm sürünsün.

Çalışma hayatı, sanat ve kültür hayatı yok olsun. Sağ kalanlar, günün yirmi dört saatini, birbirlerine dualarla, beddualarla geçirsin. Hazır yeni moda buyken herkes derhal bu modaya uysun.

Hava, su, toprak… Kentler, kasabalar köyler ranta, hırsızlığa vurguna iyice açılsın, yer gök para olsun. Aç gözler, mideler bir iyice doysun, işkembeler şişim şişim şişsin.

Kadınlar, çocuklar per perişan olsun. Eski yeni kocalar, sevgililer, babalar, sülalenin bütün erkekleri, töre diyerek, yan baktın ya da sana yan baktılar diyerek, istemediğimiz birinde aşkı buldun diyerek kadınları paramparça doğrasın. Tüm erkekler, tecavüzcü olsun, dünyada kadın denen tür, ortadan kalksın. Böylece çocuk doğmayacağı için zavallı çocuklar da felaketlerden kurtulmuş olsun.

İnternet, TV’ler, uydular ve bilumum teknolojisi harikası, yalnızca ve yalnızca diktatörlerin hizmetinde olsun. Diğer insanların beyinleri iyice yıkanıp paklansın, sonra da kuruyup gitsin.

Bunlar olup biterken sakın ola insanoğulları ve insankızları başkaldırmasın. “Ne gelirse Tanrı’dan gelir.” deyip tevekküle dursun. Bir lokmadan da bir hırkadan da vazgeçsin, otursun.

……………………….

Ey yücelerin yücesi Allah’ım’a!...

Şurada üç günlük ömrü kalan zavallı kulunun dileklerini yine duy lütfen!...

Ey yücelerin yücesi Allah’ım!... Sen de biliyorsun ki bu kadının ağzından bir lokma haram geçmedi. Senin tek bir kuluna bile bilerek kötülük etmedi . Yalandan dolandan nefret etti, iyi yanını da kötü yanını da gizlemedi, cam kavanoz gibi gezinip durdu, çalışıp çabaladı.

Haklısın, senden gizleyecek değil ya ibadeti ve inancı epeyce hasarlıdır. Ama zaten sen de bu nedenle isteklerinin tersini yaptın hep, cezalandırdın yıllarca. Yalvarırım, o cezadan bir kez daha bahşet bana.

Haydi, dünyamı değiştirmeden bir ceza daha ver de gözüm açık gitsin. Hiç değilse sen uygun gördüğün sürece konaklayacağım şu fani dünyada, cezalarımın tadını çıkarayım bari.

Ne dersin?

………………………………….

Aileme, dostlarıma!

Siz ne dersiniz bilmem ama ben 2014’e böyle gireceğim işte…

Nice nice yıllara…

30. 12. 2013

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Vildan Sevil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.