Büyük İnsanlık

Dünyanın hemen her bölgesinde savaşın koşullarını yaratıp, yeni savaşlar devşirmek, koca bir politik aymazlığa dönüşmüş, yap-işlet-saldır modeli en çok tercih edileni olmuştur…

Sırf bu yüzden belki, kadim bir coğrafyanın kadim halkları enerji için, projeler için kıyımdan geçirilirken, yığınlar ekranların kustuğu yeni savaş naralarıyla pişirilip, önümüze konan hamasi söylemlerle avunuyor…

Koca medyanın loblarımızda çarpma etkisi yapan ve istenilen gündeme kilitleyen haber başlıkları, uzman ellerle işlenirken, savaşın o kıyıcı yönü magazinsel bir haber olmaktan öteye gidemiyor…

Aslında, bunca savaş makinesi tozu dumana katıp, kazananı belli bir dezenformasyona girişmişken; beyni kirlenmeyenlerin, zihni kararmayanların, bu tanıdık oyuna tepkisi hiç değişmedi… Zihni kararmayan özgür bireyler, bu savaşın kaybedeninin yoksul halk olduğunu biliyor…

Kaybedenin kadınlar, çocuklar olduğunu biliyor…

Kaybedeninin büyük insanlık olduğunu biliyor…

Nazım’ın dediği gibi,

“Sekizinde işe gittiğini, kırkında öldüğünü biliyor…”

“Ekmeğin büyük insanlıktan başka herkese yettiğini biliyor…”

“Çünkü Nazım’ın dediği gibi, “büyük insanlığın toprağında gölge yok sokağında fener, penceresinde cam…”

Zihni kararmayan özgür bireyler, bu yaşanan hengâmenin ısıtıldığı gibi amaçlı bir eylem olmadığını…

Doğayı tahrip ettiğini, kaynakları çar çur ettiğini…

Afrika'dan Asya'ya, Avrupa'dan Amerika'ya yaşanan savaşların, kaybedenler kulübüne, yeni felaketler kattığını biliyor.

Tarihi, edebiyatı yakıp yok ettiğini biliyor…

Yapay gündem şiddet haberlerini o kadar kanıksattı ki, ölümün adileştiği, pembe dizi kadar ilgi çekmediği, kılıflama dönemleri yaşar olduk.

Bu durum gündelik yaşama o kadar çok ilişti ki insanlığın her gün biraz daha öldüğünü göremez olduk…

Coğrafyamız kan kusan, şiddet saçan, ölümün pervasızca kol gezdiği ve hasadına hazırlandığı bir görünüm sergilemekten bıkmadı…

Üst iktidarların şartlar yaratıp, mevzilerini insanlığın evine kazıdığı daha kaç savaş dönemi yaşanacak, daha kaç insan ölecek?

Dezenformasyon bombaları ile beyinlerin sulandığı…

Sahte gözlüklerle pembemsi sanrılarla dolaşan yığınların yaratıldığı sanal bir dönem…

“Yine de umudu var büyük insanlığın,

Umutsuz yaşanmıyor…”

Çünkü iktidarların çemberinde dolaşan güdümlü medya yaşananları sıradanlaştırdıkça, yaptığı işin yüceliğine inanan kameramanlar, muhabirler, sivil toplum örgütleri her gün sokaklardaki acının fotoğraflarını, her tarafa saçılıveren parçalanmış cesetleri, evlerimize vicdanımıza taşıyor…

Zihni kararmayan ve her inançtan büyük insanlık; bu yaşan kirli savaşlara, yaşanan katliamlara dur diyecek elbette…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murad Demirkol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.



Anket Gaziantep’teki Belediyelerin Hangisinin Çalışmasından Memnunsunuz?

tiktok takipçi satın al