KEDİLER, KÖPEKLER VE İKTİDAR ÜZERİNE...

Kediler, köpekler, kuşlarla birlikte yaşıyoruz bu hayatı. Tüm bu hayvanlar birbirlerini parçalayıp yiyebilecekken, bizler buna izin vermeyiz. Onları eğitiriz, kendi kültürümüz doğrultusunda.


Birkaç köpeğin bir kediyi sıkıştırdığını görsek, hemen müdahale ederiz. Onu parçalayıp yemelerine izin vermeyiz. Köpekler de artık bu kültürü almışlardır. Belki içgüdülerine dayanamayıp öldürebilirler ama parçalayıp yemezler, bir kediyi.


Bir kedi, bir serçeye musallat olduğunda rahatsız oluruz bundan. Onu parçalamasına müsaade etmeyiz. Artık kediler de buna alışmışlardır, fazla dolanmazlar kuşların peşinde ama ne yapsınlar iç güdü işte.


Martılar güvercinlere musallat olurlar bazen. Bunu bilen insanlar, martılara soğukturlar. Ben koca bir mahallenin, bir güvercini parçalayıp yiyen martıyı kovalamaya çalıştığına şahidim.




Dini bir olay olmasına rağmen, %90’ı Müslüman olan bu ülkede (son on senede ben bu rakamın %70’lere gerilediği kanısındayım) sokaklarda çocukların önünde hayvan kurban edilmesi hala tartışılma konusudur.


Kavga eden insanları da gördüğümüzde ayırırız. Hatta bu yüzden yaralananlarımız bile olmuştur. Bizler sokaklarımızda vahşet görmek istemeyiz.


Otuz yıldır terör saldırıları altında yaşayan bir toplumun, her mahallesinde bir şehit ya da gazi olan bir toplumun vahşileşmesi beklenirken, bizler gittikçe daha da insanlaşıyor, daha da sevecen oluyoruz.


Yine de içimizden manyaklar çıkmıyor değil elbette, yoksa terör nasıl olabilir ki?


PKK otuz yıldır kendi vahşiliğini topluma yaymaya çalışıyor, ama hala toplumdan kardeşlik türküleri yükseliyor. Bizler vahşileşmedikçe ezilen örgüt, şimdi siyasallaşma ve bu vahşiliğini unutturma telaşında.


Buna rağmen hala bazı insanlarımızı, hayvanları eğittiğimiz kadar eğitemediğimizi görüyoruz. Yanı başımızda tekbir getirerek insan kesen, ciğer yiyen insanları görüyoruz. Bu insanların bir bölümünün Türkiye’den gittiği söyleniyor, yani bu sokaklardan.


Daha önce bunu bir Çeçen direnişçiden de duymuştum. Çeçenistan’da Rus askerlerin aynı şekilde boğazlarını kesenlerin Türkiye’den giden kişilerin olduğunu söylüyorlardı.


Artık bizler de vahşileşiyor muyuz, korkusunu yaşarken, Haziran direnişi patlak verdi. Gezi ruhu dediğimiz şeyi bize Gezi Parkı vermedi, bizde olanı açığa çıkarttı.


Bu toprakların kültürünü, insanlığını unutmadığımızı, genlerimizde bunların olduğunu, en önemlisi de yalnız olmadığımızı görmüş olduk.


Şimdi muktedirlerin rahatsızlığı bundandır. Biz vahşileşmedikçe, insanlar birbirini sevdikçe, toplumu baskı altında tutma enstrümanı olan polis, asker gibi kuvvetlerin anlamı ortadan kalkıyor.


Şiddet olmayınca, öldürme bahanesi bulamıyorlar. Şiddet olmayınca, faşizme bahane bulamıyorlar.


Güvercin yiyen martıları kovaladığımız gibi, gençlerimizi yiyen bu iktidarı da kovalayacağız; az kaldı.


Emrah Akgün

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Emrah Akgün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.