2013 Dünya Yaşlılar Günü Basın Açıklaması / MAHİNUR ŞAHBAZ

BASINA ve KAMUOYUNA

Emekliler Dayanışma Sendikası olarak 3 Ekim 2013 tarihinde Kadıköy Meydanında yapılan Basın Açıklaması metni.

2013 “Dünya Yaşlılar Günü”

Basın Açıklaması

İnsanlarımız iyiliksever, cömert. Yoksul, bakıma muhtaçların acılarını mümkün olduğunca hafifletmeyi ve yaşlılara saygıyı bir görev sayar. Ama bu gün araştırmalar bunun hızla değiştiğini ve sözde kaldığını gösteriyor. Emekliler Dayanışma Sendikası olarak 2013 Dünya yaşlılar Günü vesilesiyle; iktidarların bize bakış açısı ve politikaları konusundaki düşüncelerimizi paylaşmak istiyoruz.

Yaşadıklarımız, tanıklıklarımız gerçeklerin yok sayıldığını gösteriyor. Emeklilik emekçi için yaşlılığın güvencesidir. İktidarın kamu emeklilik sistemini esnekleştirmesi, güvencesiz hale getirmesi. Emeklileri ekonomik sisteme yük olarak görmesi. Kamu emeklilik sisteminden desteği çekip, yerine bireysel emeklilik şirketlerini tercih ederek desteklemesi sorunlarımızı artırdı. Bu tercih bizleri yoksullaştırmakla kalmadı vatandaş olarak adalet eşitlik duygumuzu sarstı ve bizleri mutsuz ediyor. Bu ülkede üretilen tüm değer ve hizmetler biriken sermaye bizim emeğimizin ürünü. Bizleri yük saymak haksızlık, kabul etmiyoruz.

Sorunlarımızın sosyal ve toplumsal boyutu görülmelidir.

Yaşlanma ve yaşlılığın toplumsal, politik, ekonomik, ailesel, bireysel, eğitim, meslek gibi konulara bağlı olan bilimsel bir yanı vardır. Bunu göz ardı eden politikacılar toplumun genelinde yapısal değişimleri kavrayamıyor, yaşlıların farklı pozisyonlarını anlamakta zorlanıyorlar. Politikalar sadece güncel durumu değil, yaşlanmakta olanların gelecekteki durumunu da tahmin edebilmelidir. Çünkü yaşlanmanın sadece yaşlılıkla ilişkisi yoktur, aksine insanın yaşam boyu yaşlanması gençlerle de ilgilidir. Gençlerimizin olumsuz koşullarda yaşlanmaları geleceğimizin hiçte parlak olmadığını gösteriyor. Sorunumuz toplumsaldır.

İktidarın bakış açısı ve uygulamaları sorunlarımızı çözmüyor.

AKP iktidarı BM’nin (8-12 Nisan 2002 Madrid) toplantısında “Yaşlı nüfusun yaşam kalitesinin iyileştirilmesi, topluma katılımı geçim ve sağlık sorunlarının çözümlenmesi için politikaların oluşturulması yönünde ülkeleri teşvik eden” kararından sonra. 2004 yılında başlattığı çalışmalarla “yaşlanma ve yaşlılık konularını” ele almak için “Ulusal Komite” kurdu. Bu Komitenin hazırladığı ”Türkiye Yaşlılarının Durumu ve Yaşlanma Ulusal Eylem Planı” 1 Mart 2007’ de Yüksek Planlama Kurulu tarafından onaylandı.

Planın ilk cümlesi “Ülkemizde yaşlı ve yaşlılarla ilgili toplumsal kalıplara bakıldığında eski Türklerde Atanın kadın veya erkek daima korunduğu anlaşılmaktadır.” diyor.Sonraki bölümlerde Türkiye’nin profili,coğrafi durumu, Malazgirt Savaşı,Osmanlı İmp.,Cumhuriyetin kuruluşu NATO,OECD ve benzerlerinden söz ediliyor.

2013 Türkiye’sindeyiz. Yaşlılık ve yaşlanma sorunlarına sadece tarihin derinliklerinden bakamazsınız. Dünyanın yüz yıldır tanıdığı gerontoloji (yaşlılık bilimi) ilkelerini, araştırmalarını dikkate almak zorundasınız. Aksi halde planlarınız ve politikalarınız sorunları çözmez.

Yaşlılık yükünü, işsizlik, sigortasız çalıştırma, iş piyasalarının denetlenmemesi, dolaysız vergilerin yüksekliği artırıyor. İktidar, bankaları, sağlık sektörünü, bireysel emeklilik şirketlerini desteklediği kadar SGK’yı desteklese. Güvencesiz yaşlıları da sosyal güvenlik kapsamına alsa. Sistem sosyal adaleti sağlayan sisteme dönüşür adalet sağlanırdı. Tarih “Devlet kılıçla kurulur ama varlığını adaletle sürdürebilir.”diyor.

Bu dönemde “bakıma muhtaçlık” ta çok önemlidir. Sağ. Bak. 2005 yılında hazırladığı “Evde Bakım Hizmetleri Sunumu” yönetmeliği “bakıma muhtaç”lığı hastalık, yapılması gereken de tıbbi hizmet diyor. Uluslar arası kriterler de “bakıma muhtaç”lığı hastalık olarak görmeyen tanımı dikkate almıyor. “Asıl önemli olanın günlük yaşamlarının üstesinden gelebilme olanakları yaratma” olduğunu tamamen ihmal ediyor. Bu yönetmelikle; çalışmasını, hizmet kalitesini kendisi denetleyen devlet destekli sağlık kuruluşları oluştu. Yaşlılık Ekonomisi sağlık sektöründe yeni bir alana kavuştu. ASPB (Aile ve sosyal Politikalar Bakanlığı) “Yaşlılara evlerinde, yakın çevrelerinden ayrılmadan yaşamaları için destek sağlanıyor.” dediği yönetmelik bu.

Araştırmalar Hiç de Böyle Olmadığını Söylüyor ?

Altmışın üzerinde 9 milyon 5 yüz bin kişi var. On yıl içinde 20 milyona ulaşabilir.( Tufan 2010) Sadece yüzde 1,3 ü sağlıklı beslendiğini sağlık sorunu olmadığını söylüyor. Üç milyonu yoksul ve bakıma muhtaç.8 yüz bini demans hastası. Sadece 30 bin kişiye profesyonel bakım yapılıyor.65 yaş grubu ailesinin yüzde 4,7 si çok yoksul olduklarını söylüyor. Hanelerin yüzde 36,9 unda yaşlılar için ayrı bir oda yok. Yüzde 41,8 inin aylık geliri 1200 liranın altında. Yüzde 9’unun da 400 liranın altında. ( TAYA-2011) . Her yıl 250 kişi aileleri tarafından sokağa bırakılıyor. ASPB TÜİK’ le birlikte yaptırdığı bu araştırmanın sonuçlarını dikkate alsa idi yaşlılara aileleri baksın diyemezdi.

ASPB (2011) “Ulusal Eylem Planı” “Artık yaşlılar ekonomik sıkıntı çekmeyecek, en az asgari ücret kadar aylık alacak.” demişti. Bu uygulamayı da görenimiz, duyanımız olmadı. Asgari ücretin de açlık sınırının altında olması gerçeklerin başka bir boyutu.

ASPB ilgili kurumlarla ortak yaptığı paket çalışma ile(2013 Ağustos) “yalnız olan tüm yaşlılara anında yardım isteyebileceği panik butonu dağıtılacakmış. “Tek başına yaşayan yaşlı tek tuşa basacak acil çağrı merkezine bağlanacak”.Önce en yakınının, akrabasının, komşusunun bilgileri çağrı merkezince kayda alınacak. Derdini merkeze iletince, merkez en yakınına iletecek. İhtiyacı karşılanacakmış.

Çözüm Sosyal Yardım Sistemi Değil, Sosyal Güvenlik Sistemi.

18 milyon aile var. Yüzde 10,3’ü geçinmek için yardım alıyor. ( TAYA-2011) Yardımlar yakınların dışında belediyeler, müftülükler, SYDV ve muhtarlıklardan. Şartlı nakit transferi(çocuk/eğitim yardımı),yaşlı maaşı, hasta ve özürlü maaşı olarak alınıyor. Geçici, keyfi hayırseverlik temelindeki yardımlar yoksulluğu azaltmıyor. Güvenilir bir yaşam temeli üzerine oturtulmuş insan onuruna yaraşır bir tarzla. Herkese kendi yaşamını şekillendirmesini mümkün kılan tüm olanakları tanıyan sistem gerçek sosyal güvenlik sitemidir. Ancak böyle sosyal adalet sağlanır.

Çalışma Bakanlığı emeklileri yok saymaktan vazgeçmeli.

On bir yılda altı kere emekli aylığı hesabı değiştirildi, aylıklar yüzde elli eridi. Sağlık hakkı yok sayıldı. Asla emeklilerin temsilcisi olamayacak. SGK bürokratları, maaşlı dernek yöneticileri muhatap alındı ve emeklilerin görüşlerini aldık denildi. Artık yeter bu demokrasi oyunu oynanmasın. İntibak düzenlemesi, banka promosyonu gibi seçim öncesi manşetlere taşınan balon haberlerle emeklileri oyalamaktan vazgeçilsin.

İktidardakiler öncelikle tercihlerini gözden geçirmeli

Emeklilerinin-yaşlılarının en az AVM, otoban, plaza, köprü, kesme yapıştırma usulü köksüz yeşil alanlar kadar “yaşama hakkını” tehdit eden sorunların çözülmesine ihtiyacı var. Artık bu ihtiyaçlar dikkate alınmalı, yok sayılmamalı. Çifte standart uygulamaktan vazgeçilmeli.

-Emeklilerin aylıklarının gerçek enflasyon karşısında erimemesi için düzenleme yapılmalı. Bu acil sorun ertelenmemeli. Emeklilere yoksulluk şiddeti uygulamaktan vazgeçilmeli.

-Yaşlılar hastanesi kurulmalı. Sağlık, sosyal hizmet ülke çapında yaygınlaştırılmalı. Mevcut olanların kalitesi yükseltilmeli, sayıları çoğaltılmalı. Bunlara erişim kolaylaştırılmalı. Gündüzlü bakım evleri ortak yaşam alanları düzenlenmeli. Huzurevleri insan onuruna yaraşır yaşam alanları haline getirilmeli.

-Konutlar, sokaklar, kaldırımlar, trafik, resmi özel binalar yaşlılara uygun olmalı. TOKİ emekliler için konut üretmeli, evsizlere tahsis etmeli. Belediyelerin bölgelerindeki insanların ihtiyaçlarına cevap veren hizmetler sunmalarına olanak yaratılmalı.

Emeklilerin eşitlik, özgürlük temeline dayalı örgütlenmelerine engel olunmamalı.

Bugün güncel durum ve sosyal güvenlik sisteminin geleceğinden duyulan kaygılar toplumsal yaşlanmayı ve yaşlılığı sosyal bir problem haline getirmektedir. Sosyal problemler de sosyal hareketler yaratır.

Bu politikaların takipçisiyiz. Değerlerimizi yok eden, emeğimizi değersizleştiren, bizleri yoksullaştıran politikalara karşı hak ve gerçekliğe dayalı mücadelemizi sürdüreceğiz. Bizler yaşamımızı piyasa koşullarına terk edemeyiz.

Çaresizliğimizi tüketmeye umudumuzu yeşertmeye kararlıyız.

Emekten, haktan, adaletten, barıştan, özgürlükten, eşitlikten yana herkesle birlikte…

Yaşama hakkımıza sahip çıkıyoruz.

Emekliler Dayanışma Sendikası

Genel Merkezi

Osmanağa Mah.Söğütlüçeşme Cad.

Nüzhetefendi Sk.No 20/2 Kadıköy /İstanbul

0(533)6349633 0(533)4352512 0(532)3204190

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Konuk Yazarlar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.