Fethullah Gülen sırtındaki hançerden nasıl kurtulur?

Bildiğiniz gibi hükümet dersanelerin kapatılacağını açıklayınca Gülen cemaati ile iktidar arasında peş peşe yapılan açıklamalarla gerilim iyice tırmandı. Bu süreçte Fethullah Gülen cephesindeki durumu şöyle özetleyebiliriz:


Gülen üzgünmüş... Gece-gündüz sırtından hançerleniyormuş gibi hissediyormuş kendisini. Bu duygusunu da “Birisi Karun diyor, birisi dış dünyanın oyuncağı. Hançer yiyorum gece-gündüz” sözleriyle anlatıyormuş.Gülen'in bir gün içinde 10 kez tansiyonunu ölçmek zorunda kalmış doktorlar. Gülen'in gözlerinin altı ağlamaktan şişmiş. Gülen hissettiklerini şöyle anlatmış yakın çevresine:


“Böyle hadiseler karşısındaki duyduğum üzüntüyü benim hissiyatıma sahip olmayan anlayamaz. Annem-babam, dedem-ninem ve kardeşlerim bir anda ölseler bu kadar üzüntü duymazdım. Bakın ölsem diyorum.Ölsem diyorum ama sonra bu hizmete bir zarar gelecekse şu zehir zemberek hayata katlanmak lazım”


Şimdi Fethullah Gülen’in sözlerine ve üzerindeki bu yoğun baskıdan nasıl kurtulacağına bakalım. Öncelikle Fathullah Gülen’in sırtındaki hançerden kurtulması için ciddi anlamda İttihad-ı İslam’ı istemesi ve Müslümanların birlik olması için yoğun bir mücadele vermesi gerekir. Hz. Mehdi’nin ve Hz. İsa’nın zuhurunun yakın olduğunu bilip onlara destek olmak için çalışması gerekir. Hz. Mehdi’nin zuhurunun yakın olduğunu açıklaması gerekir. Eğer ideali bu olursa, o zaman şu an içine düştüğü sıkıntıların aslında ne kadar anlamsız olduğunu kendisi de rahatlıkla görecektir.


Fethullah Gülen tıpkı peygamberimiz gibi asla sarsılmayan, üzülmeyen, tevekülsüzlüğe düşmeyen bir tavır ve üslup içerisinde olmalı. Samimi Müslümana acizlik yakışmaz, ağlamak, üzülmek ve sıkılmak yakışmaz. Peygamberimiz de ne kadar zor durumdaydı, müşrikler çevresini tamamen sarmıştı, sürekli ölüm tehdidi altındaydı. Ama asla acizlik göstermedi, yılgınlaşmadı, üzülüp sıkılmadı. Çevresindeki müminlere de daima cesaret etmeyi, sabretmeyi vetevekkül etmeyi öğütledi. Bir Müslüman hangi şart altında olursa olsun Kuran’da bildirildiği gibi “korkmaz ve üzülmez”, daima Allah’a dayanıp güvenir. Kuran’da üzülmenin, kadere isyan etmenin müminler için haram olduğu bildirilmiştir:


Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz. (Ali İmran Suresi, 139)


Şüphesiz: "Bizim Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra dosdoğru bir istikamet tutturanlar (yok mu); onların üzerine melekler iner (ve der ki:) "korkmayın ve hüzne kapılmayın, size vadolunan cennetle sevinin." (Fussilet Suresi, 30)


Fethullah Gülen “ben ölsem diyorum” derken peygamberimizin yanındaki sahabelerin savaş anında nasıl sarsılmaz bir tevekkül içinde olduklarını düşünmeli. Sahabeler savaşta atın üzerindeyken kollarını ve bacaklarını kaybediyor, içlerindeki derin Allah sevgisinden ve duydukları müthiş coşkudan bunun farkında bile olmuyorlardı. Ancak atlarından indiklerinde bacaklarını kaybettiklerini anlıyorlardı. Yine de bu durum onları hiçbir şekilde üzüntüye itmediği gibi Allah yolunda gazi oldukları için, ya da kardeşleri şehit olduğu için tarifsiz bir sevince kapılıyorlardı...


Yine Fethullah Gülen bu kadar üzülürken, ağlamaktan gözleri şişerken Kuran’daki peygamberlerin durumunu düşünmesi, tüm Müslümanlara bu peygamberlerin gösterdiği ahlakı göstermesi gerekir. Hz. Yunus balığın karnına atıldığında tevekkül etmedi mi? Hz. Meryem iffetsizlikle suçlanırken kavmimin karşısına son derece cesur bir şekilde Hz. İsa ile birlikte çıkmadı mı? Hz. Musa kavmini çaprazlama kestiren zalim Firavunu’un karşısına büyük bir cesaretle dikilmedi mi? Hz. Yusuf yıllarca suçsuz olduğu halde iftiraya uğrayıp zindana atılmadı mı? Yıllarca zindanda kalırken üzülüp ağlayarak köşesine çekilmedi, Allah’tanrazı olup cesurca tebliğ yapmaya devam etti. Bu ihlaslı peygamberler bu olağanüstü cesaretlerini ve tevekküllerini Allah’a olan samimi bağlarından dolayı elde ettiler. Allah’ın onlara yazdığı kaderden her zaman razı oldular, asla şikayet etmediler, asla isyan etmediler.


Bilesiniz ki, Allah'ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.


Eğer Allah sana herhangi bir zarar verecek olursa, bil ki onu, O'ndan başka giderebilecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu engelleyebilecek de yoktur. O bunu kullarından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. (Yunus Suresi 106, 107)


Fethullah Gülen dersaneleri kapanacak diye sırtında hançer varmışçasına üzülürken Suriye’de taşların üzerinde yatan küçücük masum çocukları düşünmeli, Filistin’de üzerlerine bomba yağdırılan masum Müslümanları, Afganistan’da tecavüze uğrayan zavallı kadınları, Doğu Türkistan’da yurtlarından sürülen Müslümanları düşünmeli. Ahir zamanda olduğumuz bu dönemde en ehemmiyet verilecek konu Müslümanların birlik olmasıdır. Ancak Müslümanlar birbirlerine destek olduğunda hiç durmadan akan bu kanı duracaktır. Fethullah Gülen ne kadar İttihad-ı İslam’ı isterse, ne kadar tavrını Mehdiyetten ve Müslümanların birlik olmasından yana kullanırsa o kadar derine saplanmış hançer sırtından çıkar. Ama dünyaya yönelik konulara üzülüp ağlarsa, Mehdiyetten ve Hz. İsa’nın zuhurundan hiç bahsetmeyip, Müslümanları birlik olmaya teşvik etmezse işte o hançer o zaman daha da derine saplanır. Acısı da katlanarak artar.


Ferahlık, huzur ve mutluluk daima Allah’tan yana olmakla, daima kadere teslim olup hak yola dönmekle olur. Fethullah Gülen unutmasın ki dünya ancak Hz. Mehdi’nin adaletiyle, sevgisiyle ve merhametiyle huzura kavuşacaktır. Kendisi de ahir zamanda olduğumuz bu kıymetli dönemde Hz. Mehdi’nin yoldaşı olursa işte o zaman çok kıymetli bir hizmeti yerine getirmiş olur. Bunun sevabı da Allah’ın izniyle ona yeter...


Erkan Arkut
[email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erkan Arkut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.