YAŞASIN CUMHURİYET AMA HANGİ CUMHURİYET- adil okay



12 Eylül, yargısız infazlar ve Hapishaneler konusunda defalarca yazan bir insan olarak gördüm ki yaşanan acılar, travmalar farklı hükümetler döneminde uygulanmış olsa da farklı kalemlerden aktarılsa da, birbirine benziyordu.
Zira anlatılan zulmü uygulayan “ceberut devlet” aynıydı.

15. Yüzyılda Yedikule zindanlarını inşa eden “devlet”in de, 1895’te İstanbul’da kurulan, “Osmanlı Amele cemiyeti” yöneticilerini 10’ar yıl hapse mahkum eden “devlet”in de ideolojisi aynıydı.

1923’te Şefik Hüsnü ve arkadaşlarını tutuklayan “devlet” ile 1925 yılında Dr. Hikmet Kıvılcımlı, Şevket Süreyya, Zekeriya Sertel, Cevat Şakir, Ata Çelebi ve Hüseyin Cahit’i tutuklayan “devlet” aynıydı.

1933 yılında Nazım Hikmet ve yoldaşlarını düzmece suçlamalarla tutuklayan ‘devlet’in adaleti’ ile 1950’lerde Rıfat Ilgaz, Enver Gökçe ve Ahmed Arif gibi 40 kuşağı toplumcu yazarlarını hiçbir gerekçe göstermeksizin tutuklayan devletin adalet anlayışı aynıydı.

1946’da “Sansaryan tabutlukları”nda sosyalistlere acımasızca işkence yaptıran ‘devlet’in argümanlarıyla, 1961 yılında aralarında Musa Anter’in de bulunduğu 49 Kürt aydınını idam istemiyle yargılayan “devlet”in argümanları aynıydı. (49’lar olarak bilinen Kürt aydınları, Menderes hükümeti döneminde tutuklanmışlar, 1960 darbecileri tarafından -serbest bırakılmaları beklenirken- idamla yargılanmışlardı. Bu örnek, teşkilat-ı Mahsusa’dan bu yana devletin zulüm politikasının devamlılığını göstermektedir. )

1960, 1971, 1980 darbelerini yapan “devlet” ile son yıllarda ülkeyi devasa bir hapishaneye çeviren “devlet”in uygulamaları -mücadele ve ağır bedeller sonucu kazanılan kısmi demokratik haklar olsa da- aynıydı. AKP hükümetinin uygulamaları da ülkeyi iyice karanlığa soktu. Ama şunu unutmamalı ki öncelki hükümetler daha masum değildi.
Çünkü: Yedikule zindanlarının inşasından bu yana (ve daha önce) İstanbul ve Anadolu topraklarında saltanat süren tüm devletlerin-hükümetlerin “adalet”i, mülksüzlerin değil, büyük mülk sahiplerinin hizmetinde olmuştu.

Pablo Picasso’nun “Guernica” adlı tablosunun öyküsü konumuzla örtüşüyor. İspanya iç savaşında Alman faşistlerinin bombaladığı ve taş taş üstünde bırakmadığı küçük bir Bask kasabasıdır La Guernica. Picasso bu katliamı resmetmiş ve ikinci dünya savaşı esnasında Paris’te sergilemiştir. Günün birinde sergiye bir Alman Nazi subayı gelmiş, Guernica adlı tabloyu uzun uzun incelemiş ve Picasso’ya “bunu siz mi yaptınız” diye sormuştur. Picasso da tarihe geçen o çarpıcı yanıtı vermiştir: “Hayır bayım, bunu siz yaptınız.”

SONSÖZ:
İşte bu gün AKP eliyle çizilen karanlık manzara da aynı anlayıştaki ceberut “devlet”in eseridir…
Elbette yaşasın cumhuriyet. Monarşiye-hilafete karşı.
Ama "hangi cumhuriyet.."
İşte bu gerçekler ışığında kutlayın-kutlayalım derim Cumhuriyeti.
Az da olsa varsa vicdanınız, buruk olsun sevinciniz.
Zira bu onyıllardır devam eden zulümde-katliamlarda, sormayan-sorgulamayan herkesin suç ortaklığı var.


Adil Okay

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Konuk Yazarlar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.