Hışırdım gibi yağmur yağıyordu

"Hışırdım gibi yağmak" diye bir deyimimiz var Gaziantep ağzında. Sağnak halinde yağmak anlamına gelir bu deyimimiz. İngilizce "Kedi köpek gibi" deyimi de yağmurun gökten boşalmış gibi yağdığını anlatır.

Kulağa çok hoş kelen bir sözcük hışırdım. Anlamını ancak Ömer Asım Aksoy ustamızın "Gaziantep Ağzı 3'teki sözlüğünden öğrenebilirdim.

Ne yazık ki "hışırdım" sözcüğünü bulamadım bu sözlükte. Hışhışı var, hışı çıkmak var, hışhışırdım yok. Hışıldamak, hışır, hışırtı, hışlamak, hışnamak, hış olmak var; hışırdım yok.

Önce sözlükten bu sözcüklerden kimilerinin anlamını aktaralım buraya. Bakarsınız bir gün size de gerek olur:

Hışhışı: "Sapı içine ufak cisimler konurken "hış hış" ses çıkartan"mış anlamı. Örnek olarak da hançer veriliyor. Hani bir türkümüzde de geçer ya:

"Hışhışı hançer boynuma ley ley

Sürmeli kızlar koynuma..."

Hışı çıkmak: Bir şeyin çok hırpalanması. Taşınırken çok sarsılarak bozulmak, ezilmek, kırılmak. Ev taşınırken eşyaların hışı çıktı.

Şu açılmamalar da benden olsun. Bir kavgada karşısındakini fena halde dövmek "Hışını çıkardım onun." Güreşte rakibini fena yenmek: "Çok hışnadım gendini."

Hışır: Kadınların taktığı altın gerdanlık; içine saman, o doldurulmuş yastık.

Hışlamak: Nefes alıp verirken göğsünden hırıltılı ses çıkmak.

"Gaziantep Ağzı"nda kullanılan hemen hemen her sözcüğün karşılığını bulabilirsiniz. Bir ömür vermiştir bu sözcüğü hazırlamak için Ömer Asım bey. Önünde saygıyla eğiliriz.

İstanbul'dan Gaziantep'e gelirken Ankara'ya uğramıştım. Işıklar içinde yatası içtenlikli arkadaşım Ahmet Bayaz o zamanlar sağdı. Ömer Asım bey onun eniştesi oluyor.

Bu büyük insanla tanışmak istediğimi söyleyince telefon edip randevu aldı. Beni evine götürdü. Ömer Asım bey hastaydı ama öyle yere filan baktığı yoktu daha.

Söz dönüp dolaştı Gaziantep Ağzına geldi.

"Ben bu kadarını yapabildim" diye konuştu ustamız. Artık eksikleri tamamlamak da Gaziantepli yazarlara düşer. Benzeri vasiyet diyebileceğimiz buna benzer bir öneriyi Gaziantepli öykücü kardeşimiz Lütfiye Aydın Birecikligil'e de yapmış.

Buyruğu alır almaz kolları sıvamış, tanıdığım Gaziantepli yazarlardan bildikleri ama "Gaziantep Ağzı 3" sözlüğünde bulunmayan sözcükleri bana iletmelerini dilemiştim.

Yoğun ilgi de görmüştü bu çabam. Özellikle de ışıklar içinde yatası Hasan Geneyikli çok emek harcamıştı. Onun bir çok şiiri de zaten Gaziantep ağzıyla yazılmış değil mi?

Sonra nasılsa iş tavsadı. Unuttuk büyük ustaya verdiğimiz sözü. Ne zaman darda kalıp da Antep Ağzı sözlüğüne başvursam bu vasiyet aklıma gelir, yüreğim cız eder.

Hışırdımla başladık, hışırdımla bitirelim sözü: Benimi yakın çevremde ne zaman yağmur gökten boşanırcasına yağmaya başlasa, çevremdeki Gaziantepliler: "Maşallah hışırdım gibi yağıy," der. O zaman anlıyoruz ki hıırdımın anlamı, gökten boşanırcasına yağmaktır.

Ustamızın vasiyetini, başta kendim olmak üzere, Gaziantepli tüm yazar arkadaşlarıma bir kez daha anımsatırım. Gelin Hep birlikte hazırlayalım "Ömer Asım Aksoy'un İzinde Gaziantep Ağzı 4'ü.

"Hışırdım gibi yağmak" diye bir deyimimiz var Gaziantep ağzında. Sağnak halinde yağmak anlamına gelir bu deyimimiz. İngilizce "Kedi köpek gibi" deyimi de yağmurun gökten boşalmış gibi yağdığını anlatır.

Kulağa çok hoş kelen bir sözcük hışırdım. Anlamını ancak Ömer Asım Aksoy ustamızın "Gaziantep Ağzı 3'teki sözlüğünden öğrenebilirdim.

Ne yazık ki "hışırdım" sözcüğünü bulamadım bu sözlükte. Hışhışı var, hışı çıkmak var, hışhışırdım yok. Hışıldamak, hışır, hışırtı, hışlamak, hışnamak, hış olmak var; hışırdım yok.

Önce sözlükten bu sözcüklerden kimilerinin anlamını aktaralım buraya. Bakarsınız bir gün size de gerek olur:

Hışhışı: "Sapı içine ufak cisimler konurken "hış hış" ses çıkartan"mış anlamı. Örnek olarak da hançer veriliyor. Hani bir türkümüzde de geçer ya:

"Hışhışı hançer boynuma ley ley

Sürmeli kızlar koynuma..."

Hışı çıkmak: Bir şeyin çok hırpalanması. Taşınırken çok sarsılarak bozulmak, ezilmek, kırılmak. Ev taşınırken eşyaların hışı çıktı.

Şu açılmamalar da benden olsun. Bir kavgada karşısındakini fena halde dövmek "Hışını çıkardım onun." Güreşte rakibini fena yenmek: "Çok hışnadım gendini."

Hışır: Kadınların taktığı altın gerdanlık; içine saman, o doldurulmuş yastık.

Hışlamak: Nefes alıp verirken göğsünden hırıltılı ses çıkmak.

"Gaziantep Ağzı"nda kullanılan hemen hemen her sözcüğün karşılığını bulabilirsiniz. Bir ömür vermiştir bu sözcüğü hazırlamak için Ömer Asım bey. Önünde saygıyla eğiliriz.

İstanbul'dan Gaziantep'e gelirken Ankara'ya uğramıştım. Işıklar içinde yatası içtenlikli arkadaşım Ahmet Bayaz o zamanlar sağdı. Ömer Asım bey onun eniştesi oluyor.

Bu büyük insanla tanışmak istediğimi söyleyince telefon edip randevu aldı. Beni evine götürdü. Ömer Asım bey hastaydı ama öyle yere filan baktığı yoktu daha.

Söz dönüp dolaştı Gaziantep Ağzına geldi.

"Ben bu kadarını yapabildim" diye konuştu ustamız. Artık eksikleri tamamlamak da Gaziantepli yazarlara düşer. Benzeri vasiyet diyebileceğimiz buna benzer bir öneriyi Gaziantepli öykücü kardeşimiz Lütfiye Aydın Birecikligil'e de yapmış.

Buyruğu alır almaz kolları sıvamış, tanıdığım Gaziantepli yazarlardan bildikleri ama "Gaziantep Ağzı 3" sözlüğünde bulunmayan sözcükleri bana iletmelerini dilemiştim.

Yoğun ilgi de görmüştü bu çabam. Özellikle de ışıklar içinde yatası Hasan Geneyikli çok emek harcamıştı. Onun bir çok şiiri de zaten Gaziantep ağzıyla yazılmış değil mi?

Sonra nasılsa iş tavsadı. Unuttuk büyük ustaya verdiğimiz sözü. Ne zaman darda kalıp da Antep Ağzı sözlüğüne başvursam bu vasiyet aklıma gelir, yüreğim cız eder.

Hışırdımla başladık, hışırdımla bitirelim sözü: Benimi yakın çevremde ne zaman yağmur gökten boşanırcasına yağmaya başlasa, çevremdeki Gaziantepliler: "Maşallah hışırdım gibi yağıy," der. O zaman anlıyoruz ki hıırdımın anlamı, gökten boşanırcasına yağmaktır.

Ustamızın vasiyetini, başta kendim olmak üzere, Gaziantepli tüm yazar arkadaşlarıma bir kez daha anımsatırım. Gelin Hep birlikte hazırlayalım "Ömer Asım Aksoy'un İzinde Gaziantep Ağzı 4'ü.

"Hışırdım gibi yağmak" diye bir deyimimiz var Gaziantep ağzında. Sağnak halinde yağmak anlamına gelir bu deyimimiz. İngilizce "Kedi köpek gibi" deyimi de yağmurun gökten boşalmış gibi yağdığını anlatır.

Kulağa çok hoş kelen bir sözcük hışırdım. Anlamını ancak Ömer Asım Aksoy ustamızın "Gaziantep Ağzı 3'teki sözlüğünden öğrenebilirdim.

Ne yazık ki "hışırdım" sözcüğünü bulamadım bu sözlükte. Hışhışı var, hışı çıkmak var, hışhışırdım yok. Hışıldamak, hışır, hışırtı, hışlamak, hışnamak, hış olmak var; hışırdım yok.

Önce sözlükten bu sözcüklerden kimilerinin anlamını aktaralım buraya. Bakarsınız bir gün size de gerek olur:

Hışhışı: "Sapı içine ufak cisimler konurken "hış hış" ses çıkartan"mış anlamı. Örnek olarak da hançer veriliyor. Hani bir türkümüzde de geçer ya:

"Hışhışı hançer boynuma ley ley

Sürmeli kızlar koynuma..."

Hışı çıkmak: Bir şeyin çok hırpalanması. Taşınırken çok sarsılarak bozulmak, ezilmek, kırılmak. Ev taşınırken eşyaların hışı çıktı.

Şu açılmamalar da benden olsun. Bir kavgada karşısındakini fena halde dövmek "Hışını çıkardım onun." Güreşte rakibini fena yenmek: "Çok hışnadım gendini."

Hışır: Kadınların taktığı altın gerdanlık; içine saman, o doldurulmuş yastık.

Hışlamak: Nefes alıp verirken göğsünden hırıltılı ses çıkmak.

"Gaziantep Ağzı"nda kullanılan hemen hemen her sözcüğün karşılığını bulabilirsiniz. Bir ömür vermiştir bu sözcüğü hazırlamak için Ömer Asım bey. Önünde saygıyla eğiliriz.

İstanbul'dan Gaziantep'e gelirken Ankara'ya uğramıştım. Işıklar içinde yatası içtenlikli arkadaşım Ahmet Bayaz o zamanlar sağdı. Ömer Asım bey onun eniştesi oluyor.

Bu büyük insanla tanışmak istediğimi söyleyince telefon edip randevu aldı. Beni evine götürdü. Ömer Asım bey hastaydı ama öyle yere filan baktığı yoktu daha.

Söz dönüp dolaştı Gaziantep Ağzına geldi.

"Ben bu kadarını yapabildim" diye konuştu ustamız. Artık eksikleri tamamlamak da Gaziantepli yazarlara düşer. Benzeri vasiyet diyebileceğimiz buna benzer bir öneriyi Gaziantepli öykücü kardeşimiz Lütfiye Aydın Birecikligil'e de yapmış.

Buyruğu alır almaz kolları sıvamış, tanıdığım Gaziantepli yazarlardan bildikleri ama "Gaziantep Ağzı 3" sözlüğünde bulunmayan sözcükleri bana iletmelerini dilemiştim.

Yoğun ilgi de görmüştü bu çabam. Özellikle de ışıklar içinde yatası Hasan Geneyikli çok emek harcamıştı. Onun bir çok şiiri de zaten Gaziantep ağzıyla yazılmış değil mi?

Sonra nasılsa iş tavsadı. Unuttuk büyük ustaya verdiğimiz sözü. Ne zaman darda kalıp da Antep Ağzı sözlüğüne başvursam bu vasiyet aklıma gelir, yüreğim cız eder.

Hışırdımla başladık, hışırdımla bitirelim sözü: Benimi yakın çevremde ne zaman yağmur gökten boşanırcasına yağmaya başlasa, çevremdeki Gaziantepliler: "Maşallah hışırdım gibi yağıy," der. O zaman anlıyoruz ki hıırdımın anlamı, gökten boşanırcasına yağmaktır.

Ustamızın vasiyetini, başta kendim olmak üzere, Gaziantepli tüm yazar arkadaşlarıma bir kez daha anımsatırım. Gelin Hep birlikte hazırlayalım "Ömer Asım Aksoy'un İzinde Gaziantep Ağzı 4'ü.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fevzi Günenç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.



Anket Gaziantep’teki Belediyelerin Hangisinin Çalışmasından Memnunsunuz?
Tüm anketler