BU ÖZDİL O ÖZDİL OLAMAZ!

BU ÖZDİL O ÖZDİL OLAMAZ!

Anladınız...

Hürriyet’in köşe yazarı Yılmaz Özdil’den söz edeceğiz.

Halk TV’de Uğur Dündar’ın yeni başlayan “Halkın Arenası” programında, geçtiğimiz Perşembe akşamı, Programa Sanatçı Müjdat Gezen’le birlikte katılan Türkiye’de en çok okunan, AKP’liler dışında, şahsına en çok sempati duyulan yazar Yılmaz Özdil, kelimenin tam anlamıyla izleyenlerin tamamını şaşırttı…

Şaşırtma ne demek adeta şoke etti!

Halk TV’den Ece Zereycan’la birlikte Yurt gazetesi muhabiri Ömer Ödemiş’in, Suriye’de Devlet Başkanı Beşar Esat’la yaptıkları röportajın bir bölümü programda yayınlandı.

Esat’ın Başbakan Erdoğan’a yönelik eleştirilerini röportajdan izleyen Özdil, Başbakan’ı eleştiren Esat’a ağır ifadelerle yüklendi ve Erdoğan’a kendisinden umulmayan biçimde arka çıktı.

Bir başka ifade ile, yazılarında icraatlarını, tutumunu sürekli eleştirdiği Erdoğan’ı sanki sahiplendi…

Röportajı yapan ve yayında Uğur Dündar’la birlikte sunucu olarak yer alan Ece Zereycan, Özdil’in röportaja yönelik beklenmeyen eleştirisi karşısında, canlı olarak yayınlanan programda açıkça ve haklı olarak, görünür biçimde kızgın ve tepkili duruma geldi.

***

Bu kadar uzun anlatmamıza gerek yoktu aslında. Olayı ve konuyu bilmeyen sanırız kalmamıştı.

Gelelim Yılmaz Özdil’in yayında Beşar Esat’ın icraatlarından ötürü, ağır biçimde eleştirdiği Başbakan Erdoğan’a arka çıkmasına…

Yılmaz Özdil’i tanıyan, yazılarını sürekli okuyan binlerce hatta yüz binlerce okura programdan önce sorulsaydı:

“Sizce Yılmaz Özdil program sırasında Başbakan Erdoğan’ı her hangi bir nedenle savunup ona arka çıkar mı, böyle bir olasılık var mı?” denseydi; bir Allahın kulu okur ve vatandaş “evet savunabilir ve Başbakan’a arka çıkabilir” şeklinde tahminde bulunur muydu?.. Sanmıyoruz…

***

Yılmaz Özdil böyle bir davranış içerisine girerken, halktan, okurlarından çok yoğun tepki geleceğini bilmiyor muydu?

Bal gibi biliyordu….

Böyle bir durumu aklına getirmemesi mümkün mü?

O halde…

Son derece muhalif yazılarına, bu yapısıyla ve Atatürkçü, demokrat, iktidara biat etmeyen güvenilir kişiliğiyle sayısız okurun desteğini ve sempatisini kazanmış olan Yılmaz Özdil, niçin böyle şaşırtıcı bir çıkış yaptı?

Çünkü kendisi yazılı basında Türkiye’de Başbakanı’nı ic ve DIŞ politikada sürekli eleştiren yazarların başında geliyordu…

AKP icraatlarını ve tabi ki onun lideri Tayyip Erdoğan’ı haklı olarak eleştiren, eleştirebilen ülke sathında on on beş köşe yazarının içinde yer alan Özdil, böyle bir tutum ve davranış içerisine neden girdi?

***

Tabi ki ve gönül isterdi ki, Başbakan Tayyip Erdoğan, şahsına yönelik ağır ithamların objesi olmasaydı. Bunu dışa karşı, her T.C. vatandaşı ister. Başbakan T.C.’yi istemese ve büyük çabayla kaldırmaya çalışsa da!...

Başbakan’ın Yılmaz Özdil’in kendisini savunmasına mı ihtiyacı var?

Esat’a karşı eğer haklı olduğu durumlar ve konular varsa; çıkıp her gün inmediği yandaş televizyonlarına kendisini savunamaz mı?

Programda Uğur Dündar, Özdil’in aksine röportajı yapan Halk TV’den Ece Zereycan’ı röportajından ötürü canlı yayında 10 numara vererek kutlarken, aynı şekilde Müjdat gezen takdirkar ifadeler kullanırken…

Yılmaz Özdil nasıl oluyor da, röportajı eleştiri konusu yapıp, Esat’ın Suriye’ye yönelik politikasından ötür Başbakan Erdoğan’ı eleştirmesine karşı Tayyip Erdoğan’a yıllarca kamuoyuna verdiği görüntü ve yarattığı imaj hilafına, arka çıkıyor?

Yılmaz Özdil olarak, Erdoğan’ın Suriye’ye hatta diğer devletlere yönelik politikasını beğeniyor ve destekliyor mu?

Hemen her yazısında ve yazdığı son kitabında Başbakan’ın, iç ve DIŞ politikasına yönelik bakış açısı ortada değil mi?

***

Özdil’in yarattığı durumun, açıkçası ülkede çeşitli kesimlerde “kırılmaya” neden olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz…

Bundan böyle, Yılmaz Özdil Halk TV de milyonların önünde kalkıp savunduğu, arka çıktığı Başbakan’ı ve AKP’yi nasıl eleştirebilecek?.. Eleştirse de artık samimi olduğuna kim inanabilecek!?

Diyeceksiniz ki o başka bu başka. Hayır efendim o başka bu başka değil. Ortada bir başkalaşma varsa: O da başkalaşan Yılmaz Özdil’dir!

Şayet Sayın Özdil’de bir ünlümüzün çizgisinden dönmesi ve gömlek değiştirmesiyle(!) ilgili, şahsı ile ilgili olarak yaptığı “Ben gelişerek değiştim” değerlendirmesinden esinlenerek…

“Ben de gelişerek değişime girmenin yararlı olduğunu gördüm ve değişme yönünde 3 Ekim 2013 gününden itibaren ilk adımımı atmış bulunuyorum…”

Diye açıklama yapabilir…

***

Masamızın üzerinde “Beraber Yürüdük Biz Bu yıllarda” adlı, bugünlerde Ülkede en çok satan kitaplar içinde 300 yüz binleri geride bırakmış birinci sıradaki bir kitap var.

Yazarı Yılmaz Özdil

Takdirle ve beğenerek okuyorduk kitabı.

Kitap, 3 Ekim Perşembe günü gece yarısından itibaren; el değmeden öylece masamızın kenarında duruyor. Çünkü hızla ve coşkuyla seyreden Yılmaz Özdil gemisinin motorları birdenbire durdu. Gemi şimdilik kendi hızıyla yoluna devam ediyor.

Yılmaz Özdil, Sözcü gazetesine birkaç gün önce verdiği röportajında AKP için ayni benzetmeyi yapmıştı. “AKP’nin motorları durdu, gemi kendi hızıyla gidiyor” demişti…

***

Çevremizde konuştuğumuz ve programı izlemiş olan hemen herkes çeşitli yorumlar yapıyor…

Çok kimse şaşkınlık içerisinde; bu Özdil bildiğimiz ve yazılarını beğeniyle okuduğumuz, sempati duyduğumuz Atatürk milliyetçisi o Özdil olamaz düşünce ve noktasında.

En çok yapılan yorum ve değerlendirme; günlük yazılarıyla ve son yazdığı kitapla AKP’ye yönelik iflah olmaz muhalefetçiliğin zirvesine çıktığı için, iktidar erklerinden gelen ve gelebilecek ve de ne türde olabileceği kestirilemeyen tepkilerden ötürü, gelinen noktada artık ürkmeye ve korkmaya başladı…

Evet başına bir iş geleceğinden korktu ve programı fırsat bilerek, adeta toplum önünde yüce erke ve makama gönül alıcı mesajlar gönderdi…

İşin en çok merak edilen yönü, Yılmaz Özdil bundan sonra ne tür yazılar yazacak? Merak edenler için hatırlatalım. (Bu yazının kaleme alındığı Pazar günü ve 3 Ekim Perşembe gününden sonra ki ikinci yazısı: “Yaş 75 yolun yarısı eder” bu başlık altında Ertuğrul Akbay’ın yeni çıkan kitabından alıntılar yapıyor. Yani etliye sütlüye dokunmadan, kuzu kuzu bir yazı… Bakalım gerisinde ne gelecek?)

3 Ekim 2013 öncesi çizgisini kerhen de olsa devam ettirecek mi yoksa yumuşak bir dönüşle orta vadede ağır ağır sütre gerisine mi çekilecek?

Yazık oldu!

Yılmaz Özdil, Yılmaz Özdil’i milyonların önünde hançerledi!

Not:

Yukarıda konu ettiğimiz Yılmaz Özdil’e yönelik yazdıklarımızdan ötürü; 3 Ekim Perşembe günü öncesindeki, Sayın Yılmaz ÖZDİL’den özür diliyoruz.

Çünkü O Yılmaz Özdil, bu Yılmaz Özdil değil…

BURHAN ÖZBEY

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burhan Özbey - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.