LAİKLİK... AKP'NİN AMACI NE Kİ... NE YAPMALI..

AKP, Evrensel bir değer olan laikliği tartışmaya açarak
- Hem gündem değiştirmeye çalışıyor. Emek sorunu, iş cinayetleri, çevre sorunu, dokunulmazlık, tutuklamalar, yakıp yıkmalar, öldürmeler, yıkılan kentlerin "Kentsel dönüşüm" adı altından yandaş burjuvaziye peşkeş çekilme girişimi... v.d. tartışılmasın istiyor,
-Şeriat isteyen bir kesimin sempatisini toplamaya çalışıyor,
-Özlemlerini dile getirip, sonra geri adım atıp kamuoyunu hazırlamaya çalışıyor.

Hatırlayınız kısa bir süre önce de "Kürtaj hakkı"na saldırmışlardı. Tepki üzerine geri adım atmışlardı.

Elbette "Laiklik kırmızı çizgilerimizden biri”. Ama unutmayınız ülkemizde zaten tam anlamıyla bir laiklik yoktu. Aleviler, Hristiyanlar, yahıdiler, ateistler... geçmiş hükümetler döneminde de baskı altında yaşıyorlardı. Hakları teslim edilmiyordu.

AKP o beğenmediğimiz yarım yamalak laikliği de kuşa çevirdi.

Laikliği savunalım ama AKP'nin gündem değiştirme tuzağına düşmeyelim derim.

***
birkaç yıl önce Kürtaj hakkı"na saldırı üzerine aşağıdaki yazıyı paylaşmıştım. Hâlâ güncel...

***

”Recep Tayyip Erdoğan kürtaj ve sezaryen doğumla ilgili skandal ifadelerinin ardından doğum kontrolü için de ‘ülkeye ihanettir’ dedi.” (Basından)

Dünyanın her yerinde, “uygar batıda” bile, kürtaj yasaklansın diyen gerici sesler yükseliyor. AKP’nin, başbakan Erdoğan’ın ortaya attığı yeni bir fikir değil. Kürtajın serbest ve kadınların görece özgür olduğu ülkelerde bile, başta ırkçı – faşist parti sözcüleri, semavi din temsilcileri, kadınların mücadele sonucu kazandığı hakları -tabi kürtaj hakkını da- geri almak isterler. Meydanı boş bırakırsak, kürtajı da yasaklarlar, arkasından kadınların oy hakkına da göz dikerler.

AKP faşizminin bu konudaki düşüncesi, Fransa’da ırkçı-faşist parti lideri Marine Le Pen’den çok farklı değil. Ya da AKP’nin kankaları olan Suudi Arabistan karanlığını yönetenlerden farklı değil. Ama hükümetin gücü kadınlara yetmeyecektir. AKP, her ne kadar oylarının yarısını kadınlardan alsa bile, kadınlar zorla, kan revan içinde kazandıkları hakların gaspına karşı koyacaklardır. Tabi bu sadece kadınların mücadelesi değildir. Öncelikle onları ilgilendirse de duyarlı erkekler, “beden benim, çocuk da eğer istersem ve ne zaman istersem” diye slogan atan kadınların yanında yer alacaktır. Almalıdır.

"Kürtajın yasal bir hak olarak savunulması kadar, sosyal bir hak olarak savunulması da yaşamsaldır. Çünkü kadınlar için özgür, ücretsiz, ulaşılabilir, yasal bir kürtaj hakkı aynı zamanda yaşam hakkıdır. Kadınlar devlete veya AKP’ye değil, kendilerine aittir! Kürtaj hakkı; kadınların kendi bedenleri ve doğurganlıkları üzerinde söz sahibi olmasının ayrılmaz bir parçasıdır…."

AKP iktidarı ne yiyip ne içeceğimize, kiminle nasıl sevişeceğimize, kaç çocuk yapacağımıza, ne okuyup ne dinleyeceğimize, nasıl ve nerede ibadet edeceğimize, ne giyineceğimize, kürtaj hakkımıza, prezervatifimize kadar karar vermeye çalışan, fütursuzlaşan, hayatı(mızı) giderek karartan ceberut bir dikta rejimine dönüşmüştür…

Kapitalist devletin tezahürü olan bu dikta rejimine karşı durmak hepimizin ivedi ödevidir.”

[email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adil Okay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.