Yüksel caddesi direnişi

Ankara’da, Yüksel Caddesi’nde, 6 Nisan 2017 itibari ile 149 gününü dolduran bir direniş var. Kanun Hükmünde Kararnameler ile muhtelif zamanlarda işine son verilen ve bunun nedenini bilmeyen, hiçbir makamdan bilgi dahi alamayan akademisyen, öğretmen ve diğer kamu emekçileri işlerinin geri iade edilmesi için direniyorlar.

Bu 149 günlük direnişin son 29 gününü ise Nuriye Gülmen ve Semih Özakça süresiz açlık grevine geçiş yaparak devam ettiriyorlar…

Çok şey yaşandı bugüne dek, koca bir kışı omuzlarında taşıdı direnişçiler… KHK’lar gibi Ankara’nın kışı da karşısında idi direnişçilerin. Yanlarına uğrayanların bir- iki saat zor dayandığı o soğuğa, onlar gün boyu direndiler…

Çok şey yaşandı evet, sayısız kere gözaltına alındılar, işkenceye uğradılar ama ertesi gün parmaklarında zafer işareti gülümseyerek geldiler alana yeniden… Yüksel Caddesi’nin sessiz sedasız kitap okuyan kadınının kucağına bıraktılar pankartlarını, çiçeklerini ve kendilerini… Caddenin köpekleri de anladı onların mağduriyetini, onların yanında saf tuttular… Gözaltılara havladılar, yerde sürüklenenleri polis aracına dek yalnız bırakmadılar…

İlk başta akademisyen Nuriye Gülmen, öğretmen Semih Özakça, yine öğretmen Acun Karadağ, -Acun öğretmen ki kalp hastası ve polise gaz sıkarsanız ölürüm uyarısına rağmen direkt yüzüne gaz sıkılan biri- bir kamu kurumda emekçi Mahmut Konuk sahiplenmişti direniş alanını. Eşine destek olmak için alanda bulunan öğretmen Esra Özakça da yeni bir KHK ile işsiz kalarak eklendi direnişe, en son eklenen ise Mehmet Dersulu…

Evet çok şey gördü sokak, ekmeğini direnişçilerle bölüşmek için koşanları, suyunu bölüşenleri, direniş alanına gelen her türlü yiyeceği direnişçilerin etrafla lokma lokma paylaşımını gördü. Sıcak çay getirdim diyenleri, çorba içinizi ısıtır diyenleri, birlikte gözaltıları, direniş türkülerini, şiirleri, isyanı oyuna taşıyanları gördü…

Bir sokağın gözü bu kadar çok şeyi görürken, bu KHK’ların yaratıcıları her şeyi, bunca yaşananı görmezden gelmeye devam etti…

Yüzüne gaz sıkılıp defalarca hastaneye kaldırılan Acun’u

Gözaltında burnu dağıtılan, eli kolu sargıyla gözaltında çıkan Nuriye’yi

Burdur Cezaevi’nde koğuşa giren dozerin kolunu koparttığı Veli’nin - o Veli ki kpan kolu daha sonra bir sokak köpeğinin ağzında bulunmuştu- nasıl yerde sürüklendiğini

Oğluna destek İçin Orada olan Veli’nin annesinin yerlerde sürüklenişini görmemeye devam etti.

Yurtdışındaki basın kuruluşlarını haber yaptığı bu direniş, havuz medyanızın sizin gibi üç maymunları oynamayı tercih ettiğini gördü…

Ama onlar yalnız değil….

Yüksel Caddesi artık çiçek bahçesi, onlar da en güzel direniş güllerini yetiştirecek bahçıvanlar…

Geceleri çoban ateşleri, geceye ve açlığa eşlik eden dost yürekleri var…

Onları bağrına basan bir halk var…

Binlerce kalp…

Onları sarmalayan bir sokak…

Bu onurlu direniş onlar kazanana dek sürecek ve zafer direnen emekçinin olacak….

Ve sadece bu insanlar bile size HAYIR demek için yeterli sebep!

Doğdun,

Üç gün aç tuttuk

Üç gün meme vermedik sana

Adiloş Bebem,

Hasta düşmeyesin diye,

Töremiz böyle diye,

Saldır şimdi memeye,

Saldır da büyü...

Bunlar,

Engerekler ve çıyanlardır,

Bunlar,

Aşımıza, ekmeğimize

Göz koyanlardır,

Tanı bunları,

Tanı da büyü...

Bu, namustur

Künyemize kazınmış,

Bu da sabır,

Ağulardan süzülmüş.

Sarıl bunlara

Sarıl da büyü...

Ahmed ARİF

NEVİN KOÇOĞLU

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nevin Koçoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.