SEÇİME GİDERKEN DİKTATÖRLÜK GERÇEĞİ (1)

Seçime mi gidiliyor, savaşa doğru yolculuk mu oluyor, ortalık altüst olup yer yerinden mi oynayacak, zihinlerde bu sorular...



Herkesin kafasında bir belirsizlik, yüreğinde derin endişe...

Beş hafta sonra sandık başındayız. Göreceğiz bakalım neler olacak?..

***

Diktatörlük iddialarından soyutlanamayan bir süreç ve atmosferi yaşadığımız şu günlerde; diktatörlük konusunda bilimselliğe dayalı bazı gerçekleri sizlerle paylaşmak istedik.

Bakalım diktatörlük yaşanmışlıklara ve bilimselliğe dayalı olarak nasıl bir şeymiş?

***

Diktatörlükler, halkın büyük çoğunluğunun sesini yükseltemediği, hatta iktidardaki elitin üyelerinin bile resmi ideolojiden sapma özgürlüklerinin bulunmadığı, görece kapalı politik sistemlerdir.



Muhalif sesleri keserek yaşamını sürdüren diktatörlüklerde, elit kadrodan yükselen sesler de demir yumruktan paylarına düşeni fazlasıyla alırlar.

Ayrılıkçı seslerin yükseldiği komuta kademesi, ne kadar yukarıdaysa, diktatörün tepkisi de o ölçüde merhametsizleşir.

İktidardaki elit kadronun üyeleri hayatta kalmak için Yüce Diktatör'e kayıtsız şartsız sadık olmalıdırlar.



Bu ödün vermeyen mutlakiyetçi yaklaşım, yolsuzluğun büyümesine uygun olan bir ortam yaratır.

Diktatörlüklerde vatandaşlar, ne şekilde olursa olsun seslerini yükseltmekten haklı olarak korkarlar; çünkü rejime karşı isyan olarak yorumlanacak bu hareket, ölümcül bir günah gibidir.

***

Diktatörlüklerin kapalı doğası ve eleştiriye tahammülsüzlükleri verimsizliğin ve yolsuzluğun artmasıyla, ayrıca halkın yaşam standartlarının giderek bozulmasıyla sonuçlanır.

Zamanla ortaya çıkan öfkeyi ve hayal kırıklığını dağıtmak için, diktatör rejimler iç ve dış düşmanları belirleyerek. Saldırganlığı onlara yönlendirirler.



Adeta bir kuluçka makinesi gibi çok doğum yapan kadınlara olan ihtiyaç diktatörlüklerde tekrar tekrar karşımıza çıkar. Mesela İran'da liderler, bu ihtiyacın propagandasını üstüne bas basa yapmışlardır... Tüm diktatörlüklerde kadınlar kendilerini bu şekilde feda etmeye yönlendirilmişlerdir.

***

Diktatörler, halkın kendilerini sevdikleri ve sonuna kadar liderlerinin arkasında oldukları illüzyonu ile yaşamayı tercih ederler...

Tüm diktatörler halkları tarafından tapılırcasına sevildiklerine inanırlar. İşte bu diktatörlüğün yanılgısıdır.



Yeterli sayıda insan, rejime karşı duyduğu inancı yitirdiği zaman, ayaklanmayı bastırmak mümkün değildir. Rejim yaklaşan tehlikenin farkına varsa ve bastırmak için elindeki gücü harekete getirse bile artık çok geç kalınmıştır.

***

Kirli liderler çoğunlukla arkalarına halkın desteğini alarak (kazara) iktidara gelirler.

Diktatörlerin kendilerini meşru kılmak için en fazla başvurdukları bahane, yolsuzluklara batmış politikacılardan ve sürekli kavga halindeki gruplardan (partilerden) İllallah etmiş olan halkı kurtarmak için, güçlü bir liderin ulusun menfaati adına iktidara gelmesidir.



(Devam edecek)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burhan Özbey - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.



Anket Gaziantep’teki Belediyelerin Hangisinin Çalışmasından Memnunsunuz?

tiktok takipçi satın al