Adam Gibi Adam. Kim Bu Adam ?

35 yılını vermiş işine…

Hani şu Cahit Sıtkı’nın “ 35 Yıl’ı gibi”

Ödün vermemiş hiç…Hep Başı dik durmuş… Hatırlıyorum; 12 Eylül O’na da yasak koymuştu…Kimse iş vermiyordu O’na… Alyansını satmıştı…

Katılmadığı miting yok gibiydi neredeyse… TEKEL İşçilerinin Direnişini hatırlıyorsunuzdur. Karlı ve soğuk bir yılbaşı gecesi onları ziyaret etmişti para kazanacağı yerde.

Adını hiçbir zaman magazinleştirmedi, meslektaşları gibi; bir gün onunla bir gün bununla yatıp kalkmadı… Hiçbir yerde icra-i rezaleti duyulmadı.

Dün, TRT’nin müzik kanalını açtım. Programın yarısına geldiği belli oluyordu.

Ama hem kendisi hem dinleyenleri” Bu konser bitmemeli” der gibiydi.

“ Yedikule Hisar Konserleri” için sahne almıştı.

O söylerken herkes eşlik ediyor, gülümsüyor ve gözlerden buğulumsu birer damla yaş dökülüyordu.

Bir anne kucağında bebeğin uyuturken şsrkıyı söylemekten de geri durmuyordu.

Genç kızlar, yağız delikanlılar alışık olduğumuz diğer konser görüntülerinden ayrı bir portre çiziyorlardı O’nun konserinde.

Bir Mahsuni Şerif’ten okudu türküsünü bir Neşet Ertaş’tan…

Proğramı bitiriyor; “ Bis” üstüne “ Bis” yapılarak tekrar sahneye çağırılıyordu…

O’ da kırmadı izleyenlerini. Söyledikçe coştu, coştukça söyledi…

Ve dediki,” 21. Yüzyıl,paylaşmanın ,kardeşliğin yok edildiği, herşeyin metaya döndüğü yüzyıl oldu. Onun için şu türkümüzü söyleyelim”

Duysun sesimizi duysun dost dusman

Meydanlarda birlik olmaya geldik

<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />

El ele kol kola omuz omuza

Özgürlüğün türküsünü demeye geldik

Hak verilmez alınır diyenlerin

Bu uğurda dönülmeze gidenlerin

Bizden once can vermiş yiğitlerin

Destanını tekrar etmeye geldik

El ele kol kola omuz omuza

Özgürlüğün türküsünü demeye geldik “

Ve sanki kıyamet koptu alanda…Herkes halayın bir kolundan tuttu.

Eğleniyordu ama ağlamaklıydı…

Özlemişti böyle dostluğu ve de eğlenmeyi…

“ Zor iş” i de okuduktan sonra sıra kendisi ile özdeşleşmiş olan Sabahattin Ali’nin ünlü eserine geldi sıra: Başın öne eğilmesin ,aldırma gönül aldırma”

Hep birlikte hep bir ağızdan söylendi türkü akıtılan gözyaşları arasında.

inanınız bende bu yazıyı yazarken gözümden hafif hafif yaşlar döküyorum…

Ve sonuna gelindi konserin. Vedalaşmalar sevgi yumağına dönüştü..Kimse konser alanını terk etmiyor.

Ve birkaç türkü daha…

Hep birlikte hep bir ağızdan söylenmişti türküler.

Gitmek istemiyordu kimseler.

Ama söz verildi yeniden buluşmak üzere…

Kim mi bu adam gibi adam.

Anlamışsınızdır canım bundan şüphem yok.

Gaziantep’in gururu Edip Akbayram…

Ama Antepli sahip çıkar mı Edip’e, sevgili okul arkadaşıma…

Çıkmaz… Yalanım varsa bir daha yazı yazamıyayım.

Çağırın konsere; hiçbir otel kabul etmez…Çünkü o rakı şişelerine meze olmaz.

Açık alanda olsun konser, Sanayi Odası, Ticaret Odasının hangi üyeleri gider Edip Akpayram’ı dinlemeye.

Ama yandan yırtmaçlı birisi olsun damlarlar oraya, yer kapmak için kavga bile ederler.

Hangi Vali, Savcı, Emniyet Müdürü gider Edip Akbayram Konserine?

Çünkü onlar; “ Meydanlarda birlik olmaya gelenleri” sevmezler…

Ama biz sevdalıyız “ Motorları Maviliklere sürmeye”

İyi ki varsın Edip Akbayram…

Seninle gerçekten gurur duyuyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Atilla Karaduman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.



Anket İmamoğlu Cumhurbaşkanlığına Aday Olursa Oy Verir misin?