Engellilerin engeli engelsizler

Televizyonda bazı programları izle(me)meyi marifet sayanlar çoktur. Neden saklayayım, ben fırsat buldukça her konudaki programı izlerim. Yarışmaların da, komedi dizilerinin de, peşini bırakmam kolay kolay.

İnsanın her şeyden öğreneceği bir şey vardır.

Geçenlerde TRT 1’deki “Aileler Yarışıyor” programını izliyordum. Yarışmacılar iki gurup görmeyenlerden oluşmuştu.

Görmeyenlerin görmeyişlerini önemsemeyişlerine bayılırım.

Nasıl ki, Karadenizliler Temel Fıkralarına alınmaz, “Sizin fıkra diye güldüğünüz şeyler bizim günlük yaşamımızdan enstantanelerdir” deyip geçerlerse, görmeyenler de görmeyişlerini tiye bile alırlar.

Kaç kez tanık olmuşumdur, iki kör arkadaş çarpıştığında Biri öbürüne “Kör müsün?” diye takılır. Öbürü ise “Evet körüm, yoksa sen gören kör müsün?” diyerek arkadaşıyla dalga geçer.

Aslında bu dalga geçiş görenlere bir göndermedir.

Aileler Yarışıyor’da söz körlükten açıldı. Yarışmacılar görmeyi şöyle birkaç sözle özetlediler:

“Göz görmez, beyin görür…”

“Göz görmez, kulak görür.”

“Göz görmez, parmak uçları görür.”

En önemli vurgulama ise “Engellilerin engeli engelsizlerdir” sözü oldu.

Bu bir gerçektir. Kaç kez gözümün gördüğünü sandığım halde, engelsizlerin açtığı çukura ben de düşmüşümdür.

Yeni Türk şiirinin Nazım Hikmetten sonra en büyük öncüsü olan canım Orhan Veli de bir engelsizin eştiği çukura düşerek yaşamını yitirmemiş midir?

Böyle çukurları biz “gördüğünü sananlar” göremeyiz ama görmeyenler böyle şeyleri bir yanından iyi kötü sezerler. Yine de o çukurlar engelsizlerin engelliler için hazırladığı tuzaktan başka bir şey değildir, desek yeridir.

Kimi yerlerde yüksek kaldırımların önünde korkuluk, tırabzan gibi şey yoktur. Gecenin karanlığında görenlerin bile düştüğü bu tuzağa görmeyenler düşmez mi?

Telefon, su, doğalgaz, internet vb. için çukurlar eşeriz, kolay kolay kapatmayız.

Kaldırıma bir demir çakmış aklı evvel engelsizin biri. Aklınca evine girenler bu demire ayaklarını dilecekler da evi çamur olmayacak… Böyle bir engele gecenin karanlığında kaç engelsizin ayağının takılmasıyla düştüğünü gördüm.

Orada böyle bir tehlike olduğunu canım engelsizim nereden tahmin edebilir ki?

Ve daha niceleri… Bütün bunlar engelsizlerin engellilere engeli değil mi?

Eğer engelsizlerin engellilere engelleri olmasa, onlar en az görenler kadar rahat yaşayacaklar. Bunu bir zamanlar bütün Gazianteplilerin tanıdığı bir Körler Okulu Öğretmeni kanıtlamıştı.

Hüdaverdi Gaffaroğlu isimli görmeyen dostumuz, sınavları kazanır, üniversiteye girmek ister. Rektör onu almaya yanaşmaz. “Sen körsün, okuyamazsın,” der.

Hüdaverdi o zaman Rektöre bir öneride bulunur: “Buyur, birlikte aynı anda tıraş olalım,” der. “Bakalım kim daha kusursuz tıraş olabilecek?” Bu sözü ona üniversite kapılarını aralayacaktır.

Engelsiz olduğumuzu sanan bizler, lütfen engellilere engel olmamak için özen gösterelim.



# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fevzi Günenç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.