SÜRGÜN VE TUTSAK HAPİSHANE VE SILA... Adil Okay


(Fotoğraf soldan sağa: Üç sürgün bir arada. Tam 10 yıl Filistin Kamplarında kalan Nasır Zubari, FHKC temsilcisi Abu Ahmet ve Adil Okay. Ve Abu Ahmet’in elinde “12 Eylül ve Filistin Günlüğü” adlı kitap.)



“On sekiz yıl sonra ben bugün

Paris’in arka sokaklarında

Zulasında ortası yivli

Eğri hançerler tutan bir adam aradım

Aşkım uzak bir akşam

Oğ lum yasaktı

Bir düzene korsan olan hayat

Kendine korsandı…”


Yukarıdaki şiir, bir süre ayrı kaldığım 5 yaşındaki oğlumun telefonda, “Baba güneş uyudu, ay dede doğdu ama sen yine gelmedin” diye sitem etmesi sonucu yaşadığım sarsıntının izdüşümüdür. Hani “Klasik” bir söylem diye küçümsediğimiz bir deyiş vardır ya: “Anne – baba olunca anlarsınız evlat acısını- hasretini”… Tam da öyle. Ben de baba olana kadar, babam şair Süleyman Okay’ın yolladığı mektuplardaki duygu yoğunluğunu anlayamıyor ve ona aynı derinlikte yanıtlar veremiyordum. Onun, benim için yazdığı, aşağıdaki şiirindeki derinliği bile, ancak ölümünden sonra anlayabilmiştim.


“Islığım dolaşıyor

Kimsesizliğinde gecenin

Sargılar içinde bir özlem

Ve gün yanığı bir giz

Alo Adiloş

Orada mısın yüreğimdeki sürgün

Tohum ve filiz”


Babamın mektuplarına yanıtım, içselleşen aile terbiyesi gereği “saygı ve görev” babında olurdu. Ve yazdıklarım, tüm sürgün mektupları gibi aynı cümlelerle sona ererdi: “Biz iyiyiz, siz kendinize iyi bakın”. Bu gün de mahpusların eşlerine-çocuklarına yazdıkları mektuplarda kendi acılarını paylaşmadıklarını, tersine sevenlerine moral vermeye çalıştıklarını görüyorum. İşte sürgünlerle mahpusların ortak yanlarından biri daha. Yıllar önce “12 Eylül ve Filistin Günlüğü” adlı kitabımın son sözünde de sürgün ruh halini mahpusluğa benzetmiştim. “Sürgünlerle politik tutsaklar arasındaki ortak yan nedir diye sorsalar, hemen ‘Özlem’ derim, ‘memleket hasreti’ ve ‘dost sohbetleri’. Ama özgürce seçilecek dost sohbetleri. Sürgünler yaban ellere ayak bastıkları andan itibaren o aradıkları dostlukların tarih olduğunu ve ömürlerinin aramakla geçeceğini anlarlar. Yıllar sonra eski bir dostu görmek her zaman sevindirmeyecektir onları. Genellikle hayal kırıklığı ve öfke olacaktır yaşadıkları. Ne dostlar aynı yerde kalacaktır, ne de alışkanlıklar. “


Yazar Salim Turgut da söz konusu kitabımı değerlendiren yazısında bu noktaya dikkat çekmişti: (12 Eylül faşist darbesinden sonra) “ (…)Filistin kamplarında eğitim sürecine giren Türkiyeli devrimcilerin gözü kulağı Türkiye’dedir. Her gün radyolar dinlenir. 12 Eylül’ün vahşeti, gün gün izlenir. Radyo ve gazetelerden öğrendikleri yeterli değildir… Ülkeden yeni gelenlerden gelişmelerin tüm ayrıntıları tekrar tekrar sorularak dinlenilir. Tutsak düşen yoldaşlardan kısa kartlar, mektuplar alınır. Mektuplardan, kelimelere fazlasıyla yüklenen anlamlar / yorumlar çıkartılır… Bütün mektuplarda karşıdakine moral aşılayan ifadeler vardır; ‘İyidirler’ ve ‘siz kendinize iyi bakın’ dilekleri vardır. Acılar bal eylenmiştir…” Yıllar önce yaşadığım- gözlemlediğim sürgün ruh halini, Salim Turgut’un vurguladığı “acıların bal eylenmesi halini”, bu gün mahpus mektuplarında okumak mümkün.


Mahpus mektupları anlayanların, insanlıktan istifa etmemiş “kadın gibi kadınların, adam gibi adamların” yüreğini yakıyor. Öfkemizi büyütüyor. Ülkenin başındaki ceberut hükümetin kara propagandası ve yandaş medyanın yarattığı sanal alem, halkın büyük çoğunluğunu kör-sağır-dilsiz eylemiş. Ama bizim ödevimiz bıkmadan, usanmadan bizim için, çocuklarımız için, doğa için, özgürlük ve eşitlik için mücadele ederken esir düşen bu insanların seslerini duyurmaya çalışmaktır.

Hani derler ya kelimeler kifayetsiz kalıyor acıyı anlatmaya. Ben de şiirle başladım, Erol Zavar’ın hapishanede yazdığı bir şiiriyle bitireyim istiyo-rum.

“Çekip gitsek acılar ikliminden

Göç etse başka diyarlar gönlümüze

Salıncaklar kursak

Çocuk gülüşleri kirlenmese

Sesini dinlesek kıpırtısız yıldızların

Yuvalarında görsek şakıyışını kuşların

Annemiz makarna pişirse

Çocuk gülüşleri kirlenmese…”

Adil Okay

Not: Yazının geniş hali Güney dergisinde yayınlanmıştır.


# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Konuk Yazarlar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.



Anket Gaziantep’teki Belediyelerin Hangisinin Çalışmasından Memnunsunuz?

tiktok takipçi satın al