Kant ve Gaziantep'in Cenaze siyasetçileri!

Immanuel Kant, ünlü bir Alman felsefecisidir…

Kant’ın 3 eleştrisi vardır ki, kendisinden sonra gelen felsefecilere yol gösterici olmuştur.

Bunlar: Saf Aklın Eleştirisi, Pratik Aklın Eleştirisi, Yargı gücünün Eleştirisi’dir.

“Eleştiri Felsefesi” düşüncesi, her şeyden önce, “sistem felsefesi” fikrini dışlamaz –Kant’ın “eleştirisi” tam anlamıyla, en az Spinoza’nınki kadar “sistem felsefesi”dir. Yalnızca “sistemlerin eleştirilmesi”nin söz konusu olabildiği günümüzde, sistem kurma faaliyetini bir tarafa bırakmış olanların kulağına bunun fısıldanması gerekir. Ama her durumda, Spinoza’nın “sistem”i “hukuki” terimlerden dikkatle kaçınan, doğal karakterli bir sistemdir. Hiç kimse Spinoza kadar, “hukuki” terimlere güvensizlik duymamış, hukuksal otoriteye onun kadar sert saldırılar yöneltmemişti. Kant’ta ise, aksine, “hukuki” terimlerin aşırı bolluğu göze çarpar: Akıl bir yönetici, bir hâkim gibi olmalı, yargılamalı, yargısını uygulamaya koymalı, otoritesini gerçekçi bir biçimde tesis etmelidir. Böylece Kant yalnızca kendi kavramlarının değil, bahsettiği her şeyin başına bir “yargıç” dikecektir. Kant felsefesinin temel özelliği, varlığı hukuki terimler dâhilinde ne kadar düşünülebilirse o kadar, düşünmeye çabalamaktır. Buna karşın, Kant’ın Hegel gibi bir “hukuk felsefesi” oluşturmak için aşırı çaba göstermemesi anlaşılabilir. Kurduğu mahkemeler, Hegel’in “hukuk”undan farklı yerlere, Devlet’e değil, üniversitelere, sivil, yani burjuva topluma değil kavramlar dünyasına dikileceklerdir.

Şimdi buraya kadar yazdıklarımdan bir şey anlamadınız değil mi?

Bu kavramları, üzülmeyiniz çok kimse anlamaz!

Kant, günümüzde yaşasaydı ve Gaziantep’teki siyasileri özellikle de yeni aday olacak şahsiyetleri tanısaydı acaba ne yapardı?

“ Bu yıl 54 cenazeye gittim” diyerek aday olmayı kendisinde “hak” olarak gören zavallı, üçüncü sınıf taşra politikacılarını ( Bunların çoğu da ne yazık ki üniversite mezunu) nasıl değerlendirirdi?
Aşiret tipi örgütlenmeyi hüner sayan, insanlara siyasi umut verme yerine cahiller kitlesini oluşturan niteliksiz aşiret üyelerinin oyları ile başkan olmayı “başarı” gibi gösteren adaylar ne zaman ortadan kalkacak?

Ya da “ evime bu yıl şu kadar kömür, şu kadar makarna gönderdiler” diyerek potansiyel “oy deposu” olmaktan gurur duyanların “seçtiği başkan” olmak.

Mevcut başkanları; yakınlarına, akrabalarına “ Tanrının bir lütfu” gibi gösterdikten sonra oğlunu ya da kızını işe yerleştiren “ her devrin adamı” zübükzadelerin başkanı olmak nasıl bir duygudur acaba?

Haa… Ne dersiniz (!)

Peki, sistemi değiştirebilir miyiz?

Bu biraz olanaksız gibi gözüküyor.

Neden mi?

Unutmayalım ki; Bir ülkeyi 3 dönem aptallar yönetirse, o ülkenin seçmeni de aptal olur.

Haydeee…

Cenaze levazımatçısı politikacılar, sıraya girin sıraya girin. Gaziantep sizi bekliyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Atilla Karaduman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.