Bu Bir Eşek Hikayesidir(2): Cephesiz Seçime Girmek! / Bülent Dalkılıç

Bir Türkçe özdeyişten yola çıktık, eşeğin, semerin, semerle eşşeği gözden kaçıranların peşine düştük. Peşine düştük çünkü eşşeği ve illada eşşeklik edenleri tanımak artık şart oldu. Çünkü önümüzde ‘’sıradan seçimler değil’’, Türk Milleti’nin kaderini belirleyecek seçimler var.

Neydi o özdeyiş? ‘’Eşeğini dövemeyen semerini döver!’’ demiştik. Demiştik ki eşek yerine semerini dövenler, ‘’eşşeğe’’ dokunulmazlık kazandırır. Dokunulmayan eşşek dokunulamayan eşşek olur, daha bir güvenle yoluna devam eder.

Dokunulmaz eşeğin beklentileri çoktur. Dolayısı ile hizmetkarları da çoktur. İktidar olmak için eşeğe semer olmak isteyenler, tek başına yürüyemediği için eşekten medet umarak eşeğin kuyruğuna yapışanlar vardır. Bunlar genellikle karşımıza siyasetçi olarak çıkarlar. ‘’İktidara giden tek yol eşşek yoludur’’ düşüncesi ile siyaset yaparlar.

Birde eşeğe tapanlar vardır. Bunlar eşeğe ruhen bağlanmış, kendilerini eşeğin bir parçası bir uzvu olarak görenlerdir. Eşeğe tapanların görevi, eşeği rahatsız edecek taşları yolundan temizlemektir. Eşşeğe hizmet edenler arasında birde kendilerini eşekğin ortağı olarak görenler vardır ki, en acınası olanlar bunlardır. Eşeğe tapanlar karşı devrimin son evresine kadar içimizde ‘’bizden biri’’ olarak yaşadılar. Öyle çok bizdendiler ki solcuların arasında ‘’solcu’’, sağcıların arasında ‘’sağcı’’, İslamcıların arasında ‘’islamcı’’, Kemalistlerin arasında bir Kemalist’ten ayıramazdınız. Solcuydular, İslamcıydılar, askerdiler, gazeteciydiler, Orhan Pamuktular aramızda. Karşı devrimin son evresi ‘’AKP döneminde’’ maskeleri attılar, öne fırladılar, eşeğin yolunu temizlediler.

Solcu bunlara ‘’yoldaş’’ derken,

Kemalist bunlara ‘’vatansever arkadaş’’ derken,

Asker bunlara ‘’silah arkadaşım’’ derken, bakın rahmetli Barış Manço ne diyordu?

Arkadaşım ‘’Eş’’

Arkadaşım ‘’şek’’

Arkadaşım ‘’Eşşek’’ diyordu!

Rahmetli çok ileri görüşlüymüş. Eşeğe tapanların görevi eşeğin yoluna ‘’Pamuklar’’, ‘’Güller’’ döşemektir. Üstelik eşşek bunları çok hoyrat kullanır. Kızdığı zaman kiminin başına çuval geçirir, kimini ise deliğe süpürür, kanalizasyona gönderir. Eşek, gerçekte iktidarı kimse ile paylaşmaz. Haddini bilmeyene haddini bildirir çünkü o dokunulmazdır. Onu biz dokunulmaz yaptık.

Sistem partileri bırakın eşeği eleştirmek, adını ağzına bile almazlar. Eşeğin adını anmak zorunda kalırlarsa ‘’eşek ile hemfikiriz’’ türünde açıklama yaparlar. Meclis dışında yani sistem dışında olan partiler ise eşeği eleştirir, semeri döver ancak eşeğin peşinde olanları çok fazla eleştirmezler. Eleştirileri ‘’AKP’’ ile sınırlı kalır. Daha ileri gidenler eşeği de eleştirir ancak semeri döverek eşeği gözden kaçıranları, eşeğe dokunulmazlık verenleri eleştirmezler. Bir gün uyanır, eşeğin peşini bırakırlar ve eşeğe ‘’eşek’’ derler, aramıza katılırlar beklentisi, umudu tüm eleştirileri engeller. Bilerek yada bilmeyerek ‘’semeri döverek eşeği gözden kaçırma’’ oyununa ortak olurlar.

Hükümdür: Bir devletin, bir milletin kaderini ‘’TEK’’ bir partinin tayin etmeye, çizmeye gücü yetmez!

Postmodern TV programlarından birinin ismiydi sanırım ‘’kader anı’’. Gerçekten de artık Türk Milleti için kader anı diyebiliriz yaşadığımız günler için.

Bir buçuk yıl içinde üç seçim yapılacak. Yerel seçim, Cumhurbaşkanlığı ve genel seçim. Üç seçimden en önemlisi yerel seçimdir. Nedenini açıklamaya çalışayım. Yerel seçimde en yüksek oyu alacak ‘’CEPHE’’, bir sonraki seçime psikolojik üstünlükle girecek ve olağan üstü bir olay olmazsa ‘’daha güçlenmiş’’ olarak seçim sürecini tamamlayacak. Dikkat ederseniz parti demedim, cephe dedim. Çünkü bu seçimler Türkiye’nin geleceğini belirleyecek seçimlerdir. Bir devletin, bir milletin kaderini ‘’TEK’’ bir partinin tayin etme, çizme gücü yoktur. Söz konusu olan Türk Milletinin kaderi ise Milletlerin kaderini ‘’cepheler’’ belirler.

Gayri Milli Cephe ve Milli Cephe!

Amerika’nın Türkiye’de başlattığı ‘’karşı devrim’’ sürecinin cepheleri nettir. Gayri Milli Cephe ve Milli Cephe! AKP’nin ‘’Türk Milletinin’’ kaderini tayin edecek gücü vardır çünkü AKP ‘’Cephe Partisi’’ dir. ‘’Türkiye Cumhuriyeti yıkılmalı!’’ diyenlerin oluşturduğu ‘’Gayri Milli Cephe’’ nin temsilcisi olan partidir AKP. İktidar partisi olduğu için değil ‘’Gayri Milli Cephe’’ nin partisi olduğu için güçlüdür AKP. Vatansız İslamcıların, vatansız sosyalistlerin, emperyalistlerin ve Kürt ırkçılarının cephe partisidir AKP.

Gayri Milli Cephenin ‘’TEK’’ bir partisi var ve ‘’durmak yok yola devam’’ diyor. Cephe partisinin karşısında cephe partisi olmayan partiler tek başlarına duramaz, ezilirler. Gayri Milli Cephenin partisi AKP, seçimlerden güçlenmiş olarak çıkar.

Milli Cepheyi temsil etmesi için üzerinde anlaşılmış ‘’TEK’’ bir parti var mı?

Yerel seçimlerin sonucunu, dolayısı ile ‘’Türkiye’nin kaderini’’ bu soruya verilecek cevap belirleyecek. Bu soruya verilecek cevap ‘’Milli Cephenin Partisi’’ şudur denilemiyorsa, seçimlerin kazananı AKP olacaktır. Sonra mı? Hoş geldin ‘’Haçlı İslam Cumhuriyeti’’, hoş geldin ‘’Haçlı Kürdistan’’

Milli Cepheye davet edilen partilerin ‘’bizim partimiz seçimlerden güçlenerek çıkacak!’’ cevabı sadece bu cevabı veren partiye zarar verecek olsa umurumda değil. Türkiye’nin kaderi söz konusu. Bu durumun farkında olan ne yazık ki tek parti ‘’İşçi Partisi’’. Bu nedenle Türkiye’nin kaderini belirleyecek seçim sürecinde İşçi Partisi’nin gündeminde birinci sırada ‘’Milli Cepheyi kurmak’’ olacaktır. Eşeğe ‘’eşşek’’ diyemeyenler ‘’benim partim’’ derken, İşçi Partisi ‘’Türkiye’’ diyecektir, Milli Cephe diyecektir. Çünkü Türkiye’nin kaderini partiler değil cepheler belirleyecektir.

Ve önümüzdeki seçimler partiler savaşı değil ‘’cepheler savaşı’’ olacaktır. Seçim meydanlarında partiler değil ‘’Milli Cephe’’ ile ‘’Gayri Milli Cephe’’ savaşacaktır. Seçim meydanlarında ‘’Mustafa Kemalin Askerleri’’ ile ‘’Amerika’nın Şubeleri’’ savaşacaktır.

Yazımızı bir soru ile bitirelim. Gayri Milli Cephenin partisi ‘’AKP’’, Cumhuriyet düşmanı kitlelerin öncüleri tarafından kurulmuş bir cephe partisidir. AKP, halk tarafından seçilmiş bir ‘’Cephe Partisi’’ değildir. ‘’Milli Cephe Partisini’’ Cumhuriyetçi, aydınlanmacı, emekçi kitlelerin öncüleri seçmez ise halk ‘’Milli Cephe Partisini’’ seçebilir mi? Ne dersiniz?

Umutla,

Bülent Dalkılıç

19.10.2013

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Konuk Yazarlar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.