Vay Anasını Sayın Seyirciler

Dün meslektaşımız Erol Maraş’ın ağabeyinin cenazesindeydik.<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />

Mezarlık Müdürlüğü yeni yerine taşınmış.

Neredeyse cenaze sahibi bile rahat!

İş kolaylaşınca insanın çenesine vuruyormuş.

Kimlerle konuşmadık ki mezarlıkta..

GTO Başkanı Mehmet Aslan, Meclis Başkanı Zeki Yağcı ile seçimi konuştuk.

Benim her zamanki Marksistliğim tuttu ya susturabilene aşk olsun.

Sonuçta liberal ekonomiden, ülkenin hayrına karma ekonomiye geçmeye karar verdik!

Görevi Mehmet Tahmazoğlu’na devreden Ömer Can’ı görmenizi isterdim.

“Kuşlar gibi hafifledim.” Derken gerçekten “dik durmanın” onur abidesi gibiydi.

Yeni başkan Mehmet Tahmazoğlu bana şirin geliyor doğrusu.

Ben, başkanı şöyle aşağıdan-yukarıya süzerken, “Atilla Bey. Dost başa düşman ayağa bakarmış. Ama sen benim dostumsun” dedi.

Rıdvan Fadıloğlu başkanlığa anlaşılan erken adapte olmuş.

Büyükşehir Başkan vekili dayıoğlu Ünsal Göksen’i ise seçim sonrası ilk kez ve gençleşmiş olarak gördüm.

Okul arkadaşım Tuncay Kara’ya “Neler yapıyorsun” dedim ve yanıtını aldım. Sevgili Tuncay “para kazanmaya” çalışıyormuş. Tabii 10 yıldır da aralıksız koşuyormuş

Kıdemli Başkanımız Nuri Sabırsız’a “genç kalmanın yollarını” Biriketci Ali Balat’a kendisini özlediğimi söyledim.

Sonra Ak Parti İl Başkanı Sayın Ökkeş Eruslu hatırımı sordu. Teşekkür edip seçim totomdaki yanılma payım (8-1 demiştim. 7-2 bitti) için kusura bakmayın ! dedim.

Yakup Çiçek’in bir paket sigarasını çabucak bitiriverdim.

Ve kendi kendime “vay anasını sayın seyirciler” demeden edemedim.

Nedeni mi?

İnsanların yalnızca düğünde ve cenazelerde konuşmaları biraz garip değil mi?

Niçin bir insan dostunu ya da arkadaşını günübirlik olmasa zaman zaman arayıp ta hatırını sormaz!

Bunun yanıtını davranış bilimcilerin bulması gerekir.

Yoksa her şey çıkar ilişkisine mi dayandı dersiniz?

Ne kadar yazık.

Ben dostluklarımı korumak ve geliştirmek istiyorum

Çünkü bu insansı bir istem.

Tezi yok elinizi uzatın da sıkayım.

Özledim… Dostlukları özledim.

Bunu bir cenazede düşünmem sanıyorum ilkelliğimden kaynaklanıyor.

Ne dersiniz?

Sizle de elinizi uzatmaya hazır mısınız sevgili dostlarım?

Sevginin yolunun paylaşmaktan geldiğine inananlara kapım her zaman açıktır.

Bu böyle biline.

NOT: Dün bizim Hanifi Kılıç’ın doğum gününü kutladık. Sade ve samimi bir şekilde.

Böylece “uzadıkça kısalan tek şeyin ömür olduğu” bir kez daha kanıtlanmış oldu.

Nice yıllara Hanifi Kılıç kardeşim…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Atilla Karaduman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.