Ne Vicdansız Kuştlar var be Dünyada

Artık kentte yaşamaya başlamış olan Bay Fil arkadaşı Bay Aslan’ı ziyaret için Ormana gelmişti. Aslan Kral pek perişan görünüyordu.

“Bu halin nedir Aslan kardeş?” diye sordu Bay Fil. “Her yerin yara bere içinde.”

“”Bir kaza geçirdik.” diye iç çekti Bay Aslan.

Fil: “Eski yurdum ormana gelmişken bir iki eski dostu da ziyaret edeyim demiştim. Bana kılavuzluk edebilir misin acaba?”

Aslan: “Elbette.

Fil: “İstersen işe Bay Baykuş’tan başlayalım. Yuvası şurada bir yerde olacaktı. Severim keratayı. Ona ne kadar uğursuzdur derseler desinler, bence ondan uğursuzları var kentte. Hem de iki ayaklı. Eee, göstersene bana Baykuşun yuvası bulunan ağacı.”

Bay Aslan kem küm etti. Baktı kaçamak yok.

“O ağaç kesildi…” diye cevap verdi.

“Kesildi mi? Ne vicdansızlar var be dünyada. Kim yaptı bütün bunları?”

“İki ayaklıların başkomutanı mışmış, neymiş, biri askerleriyle gelip bir gecede yüzlerce ağacımızın, ağaçlardaki yuvalarımızın canına okudu. Bazı ormanlı kardeşlerimiz de öldüler.”

“İnanmıyorum. Bu kadar vicdansızlık olamaz. Yuva yıkanın yuvası yıkılır, demez mi bu insanlar? Ağaç kesilir mi yahu? ‘Ağaç kesen baş keser’ dememiş mi ataları? Bir ağaç dalı kesenle bir insan kolu kesmek eşit derecede cinayettir dememiş miydi Hazreti Peygamberleri?”

“Demiş ama bunu onlar ya duymamışlar ya bilmiyorlar. Belki de biliyorlar ama işlerine gelmiyor.”

“Peki Sevgili Güvercinin emek verip inşa ettiği o güzelim yuvası nerede?”

“O da gitti. Yavrularıyla ortada kaldı Güvercincik.”

Yahu ona dokunmasaydılar bari. Bilirsin güvercin barışın simgesidir.”

“Bunlar barışı-marışı sallamıyorlar aga.”

“Sakın bana serçeciğin yuvası bulunan ağacı da kestiler deme.”

“Onu da yaptılar.”

“Yahu ne istiyor bu insan kılıklılar kuşların ormanından?”

“Yol geçireceklermiş buradan.”

“Ne yolu? Benim bildiğim, onlar yol deyince yollarını bulmaktan özge bir şey bilmezler. Ya şu bizim yaramaz Ağaçkakan… Onun yuvası?..”

Aslan hıçkırarak ağlamaya başladı.

Anlayacağını anlamıştı eski ormanlı, yeni kentli fil.

“Peki bütün bunlar olurken sen ne yaptın? Öküzün trene baktığı gibi baktın mı?” diye sordu Ormanlar Kralı Aslan’a

“Yok, burada iyi insanlar da var. Gençler… Direndiler… Direndik. Bu yara berelerimiz nesin nesi yoksa? Direndik ama bir işe yaramadı direnmemiz. Düşman üstüne gelir gibi koca koca makinelerle gelmişlerdi.”

Yeni icatları varmış. Bunların tadına biz de baktık. Tazyikli suyla banyo yaptık. Gerçi hortumun ucundan fışkıran su önüne geleni yere deviriyordu ama suyu sıktıranlar, bir yandan da kahkahalar atarak bizi teselli ediyordu:

- Korkmayın korkmayın zararsızdır. Zemzem suyu ile kutsanmıştır bu sular. Bir damlasından nasibini alanın mekânı cennettir.”

“Cennet mi? Cennet onlardan arttı da ize mi kaldı?”

“Ne bileyim…”

“İyi… O kadarıyla kurtulmuşsunuz bari.

“Yok o kadarıyla kurtulmadık. Biraz da coplandık. Popomun şişi o copların eseri. Hem vuruyor hem de “Yiyin yiyin, kaçmayın. Cop cennetten çıkmadır…” diyorlardı.”

“İyi… bununla kurtulmuşsunuz…”

“Yok onunla da kurtulmadık. Üstümüze biber gazı bombaları attılar.

”Biber gazı mı? İyi ama niye yapıyorlar bunu? Düşmana vurur gibi niye vuruyorlar sizi?”

“Evimizi, yurdumuzu savunuyoruz ya…. Onun için vuruyorlar.”

“Ya bunlar iyice azıtmışlar. Sakın aynı işi şehirde de yapmasınlar? Ben bir an önce evime döneyim Aslan kardeş. Umarım geç kalmamışımdır. Zira bayan Fil ile fil çocuklarım böyle tazyikli suya, copa, biber gazına dayanamazlar.”

“Koş Fil kardeş. Koş da savun çocuklarını. Tarikatlarından olmayan herkese yaparlar bunlar bu işkenceleri. Bir zamanlar domuz bağıyla bağlayıp diri diri gömmüşlerdi kendilerinden olmayan din kardeşlerini. Unuttun mu?”

“Kendilerinden olmayan mi? Aklınla bin yaşa Aslan kardeş. Evime varmadan manifaturacıya uğrayım; biraz siyah bez alayım. Çarşaf-marşaf, türban-mürban yaptırayım. Çok yakışacak bizim fil karıya, fil kızlara da çarşaf/türbanlar. Böylece yırtar da öteye bile geçeriz belki. Bakarsın avantadan bir ihale kaparız. Köşeyi döneriz biz de.

“Ya biz? Bizler ne olacağız Fil Kardeş?”

“Valla Orasını bilemem Aslancığım. Sizleri de artık Allah kayıra.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fevzi Günenç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.