" Niçin öldürdün beni amca?"

Ömrün boyunca gözlerinin önünden gitmeyecek, öldürdüğün o mini minnacık canların kanlı cesetleri.

Gittiğin her yerde seni izleyecekler. Gündüzleri karşında, geceleri rüyalarında olacaklar.

Uyuyabilirsen elbette.

Uyuyuncaya kadar da seslerini duyarak boğulacaksın:

“Niçin ödlündün beni amca? Ne yaptım ki ben sana?...”

***

Gün gelecek:

“Öldürmeseydim şimdi anaokuluna gidecekti” diyeceksin 1 yaşındaki Almina bebek için.

“Öldürmeseydim lise diplomasını savurarak sevinçle annesinin kucağına atılacaktı,” diyeceksin Melisa çocuk için.

“Öldürmeseydim üniversite sınavlarında iyi puan tutturabildiği için babasıyla boyun boyuna sarılıp sevinç gözyaşları dökeceklerdi…” diyeceksin 3 yaşındaki Süleyman bebek için.

“Kepini sevinçle havaya savuracaktı, sözlüsüyle kucaklaşabilecekti öldürmeseydim üniversiteyi kazandığı gün,” diyeceksin Sena çocuk için.

Kim bilir belki de avukat olacaktı. Benim gibi soysuz olmayan birini savunacaktı adaleti sağlamak için…” diyeceksin Pelin çocuk için.

Gelin olacaktı, beyaz duvaklar içinde gülümseyecekti müstakbel eşinin gözbebeklerine bakarak, sevinçle küçük bebek kızlar.

Doğuracaktı, anne olmanın mutluluğunu tadacaktı. Sen onlara en doğal hakları olan bu şansı tanımadın.

Belki bir gün senin de yakınların bebekler olacak. Onların kanlı yüzünü göreceksin öldürdüğün bebeklerin yüzünde. Başını yumruklayacaksın, “Ben ne yaptım!” diye.

***

Hani sen yürürken ayaklarının andında kalan karıncayı ezmemek içini yolunu değiştirirdin? O sen bu sen değil misin artık?

Ellerini nasıl kana buladın? Ömrün boyunca, parmaklarından sızacak olan o kanlara nasıl bulaştırdın ellerini?

“Niçin yaptım ben bunu! Niçin! Niçin!..” diye haykırarak karabasanlar içinde uyanacaksın her gece.

“Bütün bunları aldım onların elinden.

Çocukluğunu…

İlk genç kızlığını…

Kadınlığını…

Anneliğini…”

Artık hep küçücük birer ölü olarak yaşayacaklar onlar. Kanlar içinde… Cesedi paramparça olmuş küçücük birer ölü olarak…

***

Her bayramda her bayramda anımsayacaksın onları.

Annelerinin babalarının ellerini öperken, bayramlık için kendilerine alınan kırmızı pabuçlarıyla bir balerin gibi sokaklarda sekerek yürüdüklerin göreceksin.

Topladıkları harçlıklarıyla Luna Parkta dönme dolaplarda sevinç kahkahaları atarken hayal edeceksin onları. Salıncaklarda salınırken, korku tünelinde korkarken, çarpışan arabalarda heyecanlanırken göreceksin.

***

Her gün, bir an önce ölmeyi dileyerek:

“Ne kazandım bunu yapmakla?” siye saçlarını yolduğun olacak. Gizli gizli ağladığın olacak…”

“Ellerimi kana niçin buladım?”

“Neyi değiştirdim o bebeleri öldürmekle?”

Bebek öldürmekte özgürlük sağlanır mı?

Seni bu vahşi cinayeti işlenmeye yönlendirenlere birlerce kez lanetler savuracaksın.

***

Bu bir kahramanlık değil Sevgili Katil!

Gün gelecek sen de öleceksin. Ama öyle böyle ölmeyeceksin. Çıldırarak öleceksin. Tıpkı Hiroşima’ya, Nagazaki’ye bombayı atan uçağın pilotu gibi.



# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fevzi Günenç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.