Timur’un karıncaları, Kürt kızı, risk, Sabahattin Ali ve Mehmet Barlas

Altınoluk’tayım… Kaz Dağlarının eteklerinde yani… Papazlık Köyü’ne çıkarken, Antandros Amfi tiyatronun hemen yanında Sabahattin Ali’nin bir büstü var. Büstün etrafında ise Ali’nin şiirlerinin yer aldığı tabletler. Sabahattin Ali’nin “Aldırma Gönül Aldırma” sı ile “ Leylim Ley”i ni bilmeyen yoktur bu ülkede.

Eve dönüp yine klavyenin başına geçtim. Yazmaya devam ediyorum… Boyun fıtığı ağrılarım iyice azdı. Yazıya ara verip balkona çıkarak dinlenirken, karşı site’nin ihata duvarına çıkmaya çalışan küçücük bir kız çocuğu dikkatimi çekiyor. ‘O’nu izliyorum.Annesi elinde örgü şişi ile uğraşırken, işte bu küçük kız, duvarın altındaki taşlara basarak tırmanmaya çalışıyor….Deniyor…Deniyor ve sonunda başarıyor. Ama bu kez de devreye ninesi girerek çocuğu aşağıya indiriyor. Çocuk tekrar deniyor. Anne ve Nine Kürtçe bir şeyler söylüyorlar küçük kıza. Küçük kız, ağlıyor, direniyor ve sonunda o duvarın üzerine çıkmayı başarıyor. Büyük risk doğrusu.

Bir anda aklıma Timur ve karıncası geliyor. Fernand Grenard, Asya’nın Yükselişi ve Düşüşü adlı kitabında Timur’dan bahseder. Timur, Ankara Savaşında birkaç kez başarısız oluyor. Otağı’nda otururken bir karınca dikkatini çekiyor. Karınca, kendisinden büyük bir buğday tanesini duvarın üzerine çıkaracak. Tam 69 kez deniyor, olmuyor. Ama 70’inci denemesinde başarıyor. Timur’a ilham veriyor karınca. Tüm riskleri alarak yeniden hücuma geçip savaşı kazanıyor. Buda büyük bir risk.

Risksiz yaşamın tadı olmuyor sonuçta… Sabahattin Ali, risk almayı sonunda canıyla ödedi. Ali’nin cezaevinde yattığı sırada yazdığı şiirleri muhteşemdir. Sabahattin Ali’yi cezaevine gönderen ise dönemin bakanı Cemil Sait Barlas’tır. Gaziantepli Gazeteci Mehmet Barlas’ın babasıdır bu şahsiyet.

Sabahattin Ali’nin Altınoluk’ta büstü var, O’nu cezaevine attıranın ise Gaziantep’te. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan bu görsel tasarımın açılışına Mehmet Barlas’da katılmıştı. Mehmet Barlas, burada yaptığı konuşmada “ Gaziantep’e yerleşebilirim” demiş. bunun üzerine “ Gaziantep’te yeterince hava kirliliği var. Buraya yerleşerek oksijenimizi tüketme Mehmet Barlas” diye yazmıştım.

Bunu niçin yazdım?

Entelektüel olmak zor iştir. Bilgi donanımınızın yoğun olması gerek. Ülkeler, aydınlarıyla vardır. Peki, aydınlar bilgi birikimlerini kimler için kullanmalıdır?

Holdingler…

Siyasiler…

Halk.

Siz, çağrılmadığınız bir yere zorla kendinizi davet ettirirseniz…

Başbakanların yanağını sıkarsanız…

Bunları” yedirmem derseniz…

Her devrin adamı olursanız

Size aydın denir mi?

Aydınlar, yaşadıkları çağın tanıklarıdır.

Aydın, insanların uğradıkları haksızlıklara karşı çıkar..

Aydın, insan onurunu zedeleyen davranışlara “ dur” der…

Bunun hangisini gördünüz Sabahattin Ali’yi cezaevine attıran adamın oğlunda?

Mehmet Barlas; Timur ve küçük Kürt kızı kadar bile “ RİSK” almayan “ Sözde Aydın” dır da onun için.

Ben Milliyet Gazetesi'nde Büro Şefi iken Mehmet Barlas, gazetenin başyazarıydı. Kendisine geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Doğan Cüceloğlu'nun " İnsan insana" kitabını hediye Etmiştim. Demek ki iyi okumamış !

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Atilla Karaduman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.