VİCDANLARIN SUSTUĞU GÜNLER

Mahmut Alınak

VİCDANLARIN SUSTUĞU GÜNLER

Ölüm toprağının üstümüze serpildiği bu günler, herhalde önümüzdeki yıllarda, "Vicdanların sustuğu günler," olarak hatırlanacak.

Şu çılgınlığa bakar mısınız?

Cizre'de 2015'deki sokağa çıkma yasağında..

Bodrumlarda ölüm bekleyişi içinde olan eşlerini ve çocuklarını aramaya çıkan 11 kadın, 3 ile 7 bin lira arasında değişen para cezalarıyla cezalandırıldı.

Bodrumlardaki insanlar o vakitler dışarı çıkmak istemiş, ama devlet güçleri Ankara'dan verilen ölüm emirlerini uygulamak için buna izin vermemişti.

Ellerinde beyaz bayraklarla sokaklarda feryat figan yakınlarını arayan kadınlar devlet güçlerince gözaltına alınmış..

Sonra da aralarında çocuk ve kadınların da olduğu onlarca insan bodrumlarda lav silahları ile yakılarak öldürülmüştü.

Kendisi de para cezasına çarptırılan Mahmut Duymak'ın eşi Lütfiye Duymak, Cizre'deki o vahşeti, "Devlet bana beş kilo kemik verip, 'Al bu senin kocandır,' dedi," sözleriyle resmetmişti.

BU HUKUKUN BİR ADI YOKTUR

Devlet, şimdi avukatları ve haciz memurlarıyla bu matemli yoksul kadınların kapısına dayanmış, onlardan para istiyor!  

Bugün Türkiye cezaevlerinde kadınların petlerine varıncaya kadar aranmalarının ve küçük çocukların "ince" aramaya tabi tutulmalarının hukukta nasıl bir adı yoksa...

Bu çılgınlığın da hukukta bir adı yoktur.

Sözü fazla uzatmayacağım.

Zorbalık hayatımızın her zerresinde tüm şiddetiyle sürüyor, ama bizim kılımız bile kıpırdamıyor.

Kürt siyasetinin geçen dönem önemli figürlerinden olan Sırrı Süreyya Önder, dün basında çıkan açıklamasında, "... Barışı toplumsallaştıramadık, Bu bir niyet ve takat meselesidir. Niyetimiz halisti, takatimiz buna yetmedi," diyor.

Önder'in bu sözleri içtenlikli bir hesap verme ve bir yönüyle de "takati" olanlara gönderilen bir nottur.

Biz de yine yıllar sonra, "Niyetimiz halisti, ama takatimiz buna yetmedi," demek istemiyorsak, günün bize yüklediği görevleri yerine getirmeliyiz.  

Tüm ağır şartlara rağmen yapılacak çok şey var.

Lafın hükmünün sıfırlandığı kritik günlerdeyiz.

Ayağa kalkmak için "takati" olan kardeş kurum ve kişilere elimizi uzatıyoruz.

Neredesiniz?  

                                                               EMEKÇİLERİN DEVRİM HAREKETİ- EDH 

Sözcüsü Mahmut Alınak

 

9.01.2020 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

FAŞİZM ADIM ADIM İLERLİYOR, PEKİ BİZ NE YAPIYORUZ

İRANLI KÜRT GENCİ ALİ HAJILON NEREDE?

PANDEMİLİ DEVRİM GÜNLERİ

DEVLETİN YÜZ YILDIR ÇÖZMEMEKTE DİRETTİĞİ KÜRT SORUNUNU VE DİĞER ŞU SORUNLARI BİR YILA KALMADAN ÇÖZERİZ

DAWO- TANRI'NIN SESİ

ONLARIN ÇOCUKLARI ÖZGÜR BİREYLER, HALKIN ÇOCUKLARI İSE BAŞ EĞMİŞLER ORDUSU OLARAK YETİŞİYOR

KÖYDEKİ EVİME PARAŞÜTLE İNECEĞİM

HENDEKTEKİ GELİNCİK YARIN OKURLARIYLA BULUŞUYOR

ALEVİ OLDUĞUNU BİLE SÖYLEYEMEYEN KILIÇDAROĞLU MU KÜRT SORUNUNU ÇÖZECEK?