ÜNLÜ YALAKALIĞI

Emrah AKGÜN

ÜNLÜ YALAKALIĞI

Ünlü ne derse haklıdır. Zengin olan akıllıdır, fakir olan aptal. Köyün tek lise mezununa, okumuş adam diye doğum yaptırmaya kalkarlar.


Bu kültürü atamadık üzerimizden.


Ünlü birinin yanında durmak, ondan bir selam almak. Eşe dosta gösterilip hava atılacak bir fotoğraf çektirebilmek. Onunla sohbet etmek. Ya da bir tartışma esnasında söylenen ne olursa olsun ona bakmadan direk ondan tarafa durmak ve böylece ona biraz daha yakın olabilmek hevesi barındırmak. Bu durum şarkıcı-türkücü hayranlarında daha sıkça yaşanan bir olaydır.


Bu da popüler kültürün bize sızmasıdır. Bunu da atamadık üstümüzden.


Elbette ki, bir sanatçının sanatını eleştirebilmek için, bir sanat bilgisine ve üretimine sahip olmak gerekir. Eğer o konuda bilgin yoksa nasıl bir eleştiri getirebilirsin ki?


Hatta bazı sanat eserleri eleştiriye de kapalıdır çünkü o sanatçının kendi ruh halidir ve onu yansıtır. Siz sadece bu tarz sanat anlayışına topyekûn karşı olabilirsiniz. Yani sanatçının kendisine değil.


Fakat aynı sanatçı, sanatın haricinde bir konuda yorum yaptığında, dokunulmazlığı ortadan kalkar. Hele ki bu yorum siyasi bir fikri içeriyorsa, söylediği her şey eleştiriye açıktır. Tabii yine, o konu üzerinde kafa yoran insanlar tarafından.


Sanatçı bu noktadan sonra “ ben kırk yıllık sanatçıyım… sesim çok güzel… milyonlar beni tanır… kasetim şu kadar sattı, sen beni nasıl eleştirisin” diyemez.


Çünkü burada eleştirilen onun sanatı değil, ortaya attığı siyasi fikirleridir. Siyaset eleştiri bilimidir. Onun içine giren her şey eleştirilir olmak zorundadır. Yoksa onun adı siyaset değil dogma olur. Hiçbir sanatçının da, sanat yapıyor diye peygamberlik isteme hakkı yoktur.


Lakin o, kendini savunmak için sanat hayatını da bu siyasi tartışmanın içine dahil ederse, o zaman sanatı da tartışmaya açık hale gelir.


Hiç kimse güzel sesi, güzel sanatı yüzünden kendisine hayranlık duyan milyonlarca insanın bu güzel duygularını sömürüp, onlara zehir enjekte etme hakkına da sahip değildir.


Bu kapitalist kültürün öğrettiği, sanatçının halka üstten bakma kültürünün bir uzantısıdır.


Sanatçı elbette çok önemlidir. Bu yüzden bütün devrimciler, o ülkede sanatı ve sanatçıyı geliştirmeye çalışırlar. Bizim tarafta durum buyken, emperyalizm de salak değil tabii ki, onlar da kendi hedefleri için yine sanatı ve sanatçıyı kullanırlar.


Burada bu ayrımı fark edecek olanlar da devrimciler olmalıdır ve halka da anlatmalıdırlar.


Marx’ın dediği gibi; “sanat ayrıcalıklı bir zümrenin üretimi değildir yalnızca” şartlar insanları yönlendirir. Senin şartların o şekilde gelişir sen sanatçı olursun, bir diğeri madenci olur, bir diğeri itfaiyeci. Sanatçı olmak kimseyi “üstinsan” yapmaz.


Şartlar değişik olsaydı, yerler de değişik olabilirdi. Yetenek; algı farklılığından oluşur. Lakin şans başka bir şeydir. Yine de bu yazdıklarım, kimsenin yeteneğini yerdiğim manasında anlaşılmamalıdır. Bu çok yüzeysel bir yaklaşım olur.


İnsanı ayrıcalıklı yapan fikirleri ve mücadelesidir.


Sanatçı ne zaman ki, kendisine sanatsal yeteneğinden ötürü duyulan sevgiyi kullanmaya, bir siyasi fikre kanalize etmeye başlar, o zaman ona birileri dur deme hakkına da sahip olur.


Bizim için iki seçenek vardır: ya emperyalizme karşı mücadele edersin, ya da emperyalizme dolaylı ya da direk hizmet edersin.


Biz incelediğimiz her yazıya, her fikre bu bakış açısıyla bakarız. İşte Suavi’nin duvara çakıldığı yer burasıdır.


Suavi PKK’ya yakın durarak ve onu başarılı göstermeye çalışarak hatta bununla da kalmayıp bu iş için Deniz Gezmiş, Mahir Çayan gibi insanların kalbinde yeri olan devrimcileri de buna alet etmeye cüret ederek tarihi bir hata yapmıştır. Hele yazısında Deniz Gezmiş ile Mahsun Korkmaz’ı el ele tutuşturmuş ki, sabretmek mümkün değildir.


Söz uçar yazı kalır. Süavi’nin yazdığı yazı da bu milletin yüreğinden silinmeyecektir. Bu yaptığı şeyin yanlışlığını fark edip bu milletten özür dileyeceği güne kadar bu yazı onun alnında bir kara leke olarak kalacaktır.


Benim haberim yoktu, oysa Suavi bu tür sözleri daha önce Zaman Gaz Tenekesine verdiği röportajlarda da söylemiş. O zaman pek dikkat çekmeyi başaramamış olmalı ki, birçok insanın haberi olmadı bundan.


Fakat son yazısını fark edip kendi sayfasında okudum ve altına da bu sözlerinin yanlış olduğunu anlatan gayet seviyeli bir yorum yazdım. Hatta kendisinin sesini beğendiğimi de ifade ettim. Ama yazdıkların yanlıştır, dedim…


Benim bu yaklaşımıma karşılık şu oldu: kendi profilinde benim profil adresimi yayınlayarak, “bu ulusağcı ve faşistin profilini kapattıralım. Suavi’ye küfür etti. Haydi, eller şikâyet butonuna” diye bir kampanya başlattı.


Ben de bunun üzerine tartışmayı kendi profilimde de yayımladım ve bir gece de bine yakın insan o sayfaya akın ederek hem Suavi’in o yazısını, hem de benim yorumumu okudu. Yazıyı okuyabilmek için sayfayı beğenmek mecburiyeti olunca, sayfa beğeni sayısı 16 bin küsürden 17 bin küsürlere fırladı. Esasen Suavi’ye bu durumun faydası da oldu diyebiliriz(!)


Böyle bir protesto akınına uğrayınca sayfadan yorumları ve bana karşı yürütülen linç kampanyasını kaldırdılar.


Ertesi gün Gaziantephaberler.com’daki köşemde “Sempatizan Suavi” başlıklı bir yazı yayımladım.


Bu yazının altına Suavi’nin eşi sn. Gönül Saygan, kendi resmi sayfalarında bize cevap veren ve kampanya başlatan kişinin Suavi olmadığını, kendisini Van’da konserde olduğunu ve haberi olmadığını yazdı.


Kendisin doğru söylediğini kabul ediyorum ama biliyorum ki Van da da facebook var.


Ve diyelim ki o yazmadı, o zaman kim yazdı? Bir insanın resmi sayfasından yapılan her açıklama onu bağlar. O yetki herkese verilmez.


O zaman o açıklamaları yapan kişi Gönül Saygan mıdır? Onun olma ihtimali üzerinde durma sebeplerimden biri de şu;


Ben küfür etmediğim halde bana karşı başlatılan kampanyada “Suavi’ye küfretti” diye insanları gaza getirmeye çalıştılarsa, aynı şekilde, gazetedeki yazımın altına da, “çocuğuma, annelerimize küfür ettiler” ajitasyonuna başvurdu.


Kolay iklim sağlar anne çocuk üzerin savunma geliştirmek. Lakin ben o kadar yorumun içinde küfreden kimseyi görmedim.


Mefkûre, ideoloji demektir. Olayı mefkûresinden ayırıp, bel altı seviyesine çekmeye çalışmak taktiksel bir harekettir. Evet, ama aynı zamanda yine bize dikte edilen Batı kültürünün yozluğudur. Kimse kusura bakmasın!


Bizim de saygı duyduğumuz sanatçılar var elbette işte “ustam” demekten guru duyduğum Attila İlhan. Hayatının son gününe kadar emperyalizme karşı mücadele etti. Kimsenin yalakası olmadı. İşte Ataol Behramoğlu 8 Nisan'da bizlerle birlikte Silivri duvarlarını zorlayacak. İşte Tarık Akan bu yaşında hala barikatları yıkıp geçiyor. Bunlar bizim sanatçılarımızdır işte.


Bir de Kadir İnanır var mesela “PKK’lılar da kardeşimizdir” diyor. Sizin sanatınız sizin olsun bre, biz istemezük…


Son olarak hem sn. Saygan’a hem de sn. Suavi’ye sözüm şudur:


Beni sanatınız değil, siyasi çizginiz ilgilendiriyor. Benim eleştirim sizin de içinde bulunduğunuz ve bu millete karşı yürütülen yıkım politikalarıdır.


Yine söylüyorum çok güzel bir sesiniz var ve iyi bir yorumcusunuz. Ama sesinizi seviyorum diye sizin peşinizden PKK’nın kucağına atlayacak değilim.


Emrah Akgün




6.04.2013 (Emrah AKGÜN)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Açık Mektup

HULUSİ AKAR İSTİFA ETMELİDİR.

SİYASET ÜSTÜ EGO! Politik travma

ASELSAN İNTİHARLARINDA YALAN MI VAR?

Şehir Savaşları...

SUUD UÇAKLARINDA NE YÜKLÜ?

KILIÇDAROĞLU KURNAZLIĞI

TSK, DÜNYANIN EN ZOR SAVAŞINI VERİYOR

ÇOCUK ÖLDÜRTME SANATI

AKLI OLANA YAZILAR: HENDEKLERİN ARKA YÜZÜ

TERÖR TEKNİĞİNİ BELİRLEYEN EL KİMİN? FRANSA SALDIRILARINA BURADAN BAKALIM

YENİ BİR DÜNYA İÇİN, YENİ BİR YIL

OSMANLICA TUZAĞINA KASITLI DÜŞMEK...

MY NAME İS DAVUT... DAVUTOGLU

DEVLETİN İMKÂNLARI

BEN DE KOMÜNİST EĞİTİM İSTİYORUM

PARAYI TÜRBANA YATIR

CHP BİZE NE DİYOR?

CHP TABANINA AÇIK MEKTUP

HANGİ DİN?

DAVUTOĞLU'NU TANIYALIM

TÜRKLER, KÜRTLER KADAR OLAMADI.

CHP'NİN EBCED HESABI

EKMELEDDİN BİR TESTTİR

BU CHP'NİN SON ŞANSIDIR

FETHULLAH HOCA İKİNCİ VERSİYONU DA ÇEK

DÜNYANIN EN BÜYÜK YOLSUZLUĞU

CEMAATİN KADROLARINI ÇALDILAR (2004 MGK belgesinin alt yapısı)

CEMAAT VE BELGELER

AHMET KAYA OPORTÜNİSTTİ

' TARİHİ GÜN'

KEDİLER, KÖPEKLER VE İKTİDAR ÜZERİNE...

TSK'YA YAPILANIN AYNISI CHP'YE YAPILIYOR

GEZİ PARKI'NIN YAMYAMLARI

HASAN FERİT'E NE OLDU?

YARADILANI YARADANDAN ÖTÜRÜ SEVMENİN, SEFALETİ

AÇILIM PAKETİ

ERDOĞAN YANLIŞ ANLADI

MİLİMETRİK TÜNEL

6 BİN KİŞİLİK SİBER ORDU

NEDEN TAŞ ATIYORLAR?

YENİ ORTAÇAĞ

2 MİLYAR TL NE OLDU?

TERÖRİSTLER AYNI UÇAKTA

MERDİVENİN NE RENK?

BU YAĞMURU ŞEMSİYE TUTMAZ

ÖZGÜRLÜĞÜ ÖRGÜTLEMEK VE İKTİDARA YÜRÜMEK

ÇOCUKLARI KİM ZEHİRLEDİ?

EYLÜL'DE STATLARDA NE OLACAK?

TOMOKRASİ

KUPA MAÇININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

BÜYÜK OYUN!

ZARAR HEP KÜRTLERE

BAŞBAKANIM FACEBOOK HEP SEKS

İSTİKRARINI DA AL GİT!

BİR ŞAFAKTAN BİR ŞAFAK'A

APTALCA SURİYE ANALİZLERİ

ESAD ŞAH ÇEKTİ III

ŞİMDİ SEN YIKILIYORSUN YA...

ORGANİZE DEVLET TERÖRÜ NEDİR?

BİBER GAZI VE FİŞEĞİNDEN KORUNMA YÖNTEMLERİ

KARANLIĞI YIRTARAK

GEZİ PARKINDAN BİZLERİ NASIL ÇIKARTTILAR

NUMARASIZ POLİSLER ERDOĞAN'IN ' SS' LERİ Mİ?

KİM İLLEGAL?

TAKSİM DE TERÖRİST VAR MI?

TÜRK BAYRAĞINI GERİ ALDIK

SENSİN PROVOKATÖR

GEZİ PARKI NEDEN BÖYLE?

AKP'NİN MAKARNA KONVOYLARI BAŞLADI

' Bİ KİTAP '

POLİS VE ASKER PKK İLE BARIŞTI MI?

AT SİNEĞİNDEN SOLCU OLUR MU?

YENİDEN ORDU KURABİLİRİZ

PKK, MAFYA VE KABADAYILIK

PKKNIN BATIYA GELİŞİ VE MAFYA

PROFİLLERİMİZE NEDEN TC EKLEDİK

KİMSİNİZ OĞLUM SİZ?

MAHKEMENİN SİLİVRİ'DE OLMASININ SEBEBİ

atlet elli don elli

YA SEN BİZİ ALACAKSIN, YA DA BİZ SENİ SİLİVRİ

SEMPATİZAN SUAVİ

AKİL (ÇİM) ADAMLAR

MİZAHIN ÖLÜMÜ

SİLİVRİ ZİNDANLARI

NEDEN ÖZÜR DİLENDİ?

Ey Türk Polisi ve Jandarması;

SONRA...

SELAMİ ve MURTAZA

Kadınlar Günü...

BDP GEZİSİ VE KARADENİZ GERÇEĞİ

NASIL İLLEGAL OLUNUR?

ANLAŞIRSINIZ! RUH İKİZİSİNİZ!

İNFAZ ÖRGÜT İÇİYSE NE OLUR?

SEKTÖREL PEZEVENKLER

TERÖRİST Mİ? DÜŞMAN MI?

SİZİNLE AYNI FİKİRDE DEĞİLİM-4

BİR YOL HİKAYESİ

PATRON MEDYASI

SİZİNLE AYNI FİKİRDE DEĞİLİM-3

SİZİNLE AYNI FİKİRDE DEĞİLİM-2

SİZLERLE AYNI FİKİRDE DEĞİLİM-1

MHPNİN VARLIĞI EMPERYALİZMİN VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN!

TGB ve 29 EKİM