İyi ruhlar yok olmak üzere.

Jan PAÇAL

İyi ruhlar yok olmak üzere.

Dünya üzerinde yaşayan iki ayaklı zavallılara hiç aldırmadan çılgınca dönmeye devam ediyor. İyiler ruh zenginliği içinde, kötüler mal ve para varlığı içinde ölüme doğru ilerliyor. Ölüm her canlıyı bekliyor, cennet ve cehennem kavramları birbirine karışırken insanlık ruhunu da kaybediyor.

İnsanlara mezarını bile para ile satan sistem geldiği çöküş noktasında saldırdıkça saldırıyor. Bal dolu jakuzilerde mutsuzluk sevişmelerinin adı mutluluk oluyor; Cinayetin adı, demokrasi, soygunculuğun adı, hak; soysuzluğun adı ise resmi makamlarca belirleniyor.


Kötülüğün yazdığı dünya tarihinde iyiler açlık sınırında sabırla bekliyor;
" Bekleyen derviş çorbayı içermiş" diyor. Paranın saltanatındaki soysuzluğu yolsuzluğu mutsuzluğu seyrediyorlar.

Sanki devletlerin yönetimlerini Marslılar ele geçirmiş, tüm kaynakları hunharca kullanırken uzun süreçli bir yok oluş hazırlıyorlar. Köle pazarları kuruluyor, organlar açık arttırmalarda satılıyor. Bin bir kötülük kolluk kuvvetlerince korunuyor. Bu gidişata karşı duranlar bir bir yok edilirken bilmiyor ki sistem kendi sonunu da hazırlıyor.


Cehalet yerleştiriliyor kafalara ve adına iyi olan doğru olan deniyor. Yanlış ile doğru yer değiştirdi çoktan. Sistem eğittiği köle ordusu ile son kalan iyi ruhların tepesinde tepiniyor.


Ruhsuzların saltanatında ne vicdan ne sevgi kaldı. Sevgi dedikleri şey hastalıktan başka bir şey olmasa da, her insan gibi onlarda inandıklarını yaşıyor. "iyilik içimizde derken parmaklar para işaret yapıyor.

Onların saltanatında adı para olan şeytanın en büyük silahı var.

Diğer yanda satılık ruhlar da var, satılmayı bekleyen gri ruhlar, ulvi dünyada tedavülden çok kalkmış olmalarına rağmen ekmek istedikleri kanlı günah tohumları var.

Kan daha çok kan daha çok acı ve eşittir daha çok maddi zenginlik. Manevi zenginlik satın alınamıyor oysa. Ruhlarındaki yaralardan habersiz hayvanlardan bile karaktersiz yaşadıkları dünyaları var.

Koas biter paradoks başlar, parasız yaşayamayacak olanlar anafora kapılıp gider. Olay budur ve bu kaçınılmaz bir döngüdür.

3.01.2015 (Jan PAÇAL)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR