Cumhuriyet Bayramı

Arzu KÖK

Cumhuriyet Bayramı

Kurtuluş Savaşı kazanılmış, Cumhuriyet kurulmuştu büyük bir coşkuyla… Düşmandan temizlenmiş bir vatan vardı elimizde ama yoksulluk diz boyu idi. Devlet çok yoksuldu.

 Yol yok, liman yok, uçak yok... Bir tek tuğla fabrikası bile yok... En önemlisi bunları yapacak ne usta, ne mühendis, ne müteahhit, ne öğretmen, ne sanatçı, ne bilim insanı yok...

Köprü yıkıldığı zaman Belçika’dan mühendis gelirdi... Türk müteahhit tarafından yapılmış ilk Cumhuriyet binası, Ankara yakınındaki “Kayaş”istasyon binası...

Yapılan her yeni bir yapı, büyük bir heyecanla, bayram havasıyla ve törenlerle açılıyordu; herkes heyecanlı; ilk kez Türkler tarafından başarılmış bir iş olduğu için herkes gururlu idi...

İstanbul’un Sular İdaresi; Posta-Telefon İdaresi yabancıların elindeydi... Ulaşım sağlamak çok güçtü…  Ancak yeni hükümetin Osmanlı gibi yabancılara satılmış, kiraya verilmiş kurumları yoktu…

Millet yoksul, fakat çalışkandı, azimliydi, milli heyecan vardı, bağımsız olmanın, vatandaş olmanın özlemini, sevincini sindiriyordu içine...

Padişaha “kul-tebaa” olmaktan kurtulmuştu, yurttaş olmuştu, yurtsever olmuştu... Millet olmuştu… Yunan Anadolu’dan kovulduktan sonra geride 10 bin civarında yakılmış-yıkılmış ev bıraktı... Bunların hepsini vatandaş kendisi yaptı, onardı...

Yunanın yakıp yıkmış olduğu 2000’den fazla cami bıraktı geride; bunları da Cumhuriyet idaresi sessiz-sedasız yeniden yaptı-onardı; siyasi malzeme yapmadan, istismar etmeden, din ticareti yapmadan, laikliğin erdemliliği içinde bunu yaptı...

Cumhuriyet döneminde kalkınma hızı %10, sanayileşme hızı %20, bunlar dünya rekoru işler...

Devletin en fakir döneminde dahi DDY millileştirildi; Osmanlı borçları ödendi...

Devletin tek kuruş dış borcu kalmadı...

Her yapılan eser Türklerindi, bunun anlamı şuydu; “Anadolu bizim yurdumuzdur” demekti...  Bu toprağın sahibi “Türklerdir” demekti... “Biz bu yurdun sahibiyiz” demekti...

Tek kuruş dış borç almıyor Cumhuriyet idaresi, kredi tekliflerini reddediyor... Ne İMF’den ne Dünya Bankası’ndan ne de başka bir yerlerden kredi alınarak! Her şeyi kendisi üretiyor, dışa bağımlı değildi...

Şimdi ise, alınan dış borçlara ödenen haftalık faizle 80 okul, 80 hastane, 80 kültür merkezi birlikte yapılır...


Atatürk’ün aklı yok muydu ki yabancı sermayeyi getirsin de kullansın? Borç para alsın IMF’den, Dünya Bankasından ya da başka kaynaklardan?

Ülkenin milli bir ekonomisi, milli bir maliyesi yoksa o ülke bağımsız değildir.  Bugün ne durumda olduğumuzu siz düşünün lütfen...

“Emret başkanım” deyip, kirli yalanları millete şırınga eden “uydu” kadroların egemenliğindeki bir ülke değildi...

Çağdaşlaşmak ana hedef idi…

Cumhuriyet çağdaşlaşma rejimi olarak algılanıyordu...

Çağdaşlaşmak mecburiyeti vardı; Atatürk bunu yaptı; çağdaşlaşarak Ortaçağı yendi! Yeniçağa doğru koştu…

Bugünlerde “yeni Osmanlılık” hikâyeleri kol geziyor. Ancak özenilen, Osmanlı’nın Kanuni dönemi değil, belki son batış dönemi gibi görünüyor…

Cumhuriyet ve Atatürk yok sayılıyor. Mesela kaç gündür andımız tartışmaları var. Gerekçeleri andımızdaki “Türk’üm, doğruyum” sözleri. Neymiş bu ülkede sadece Türk yokmuş. Eee birisi de çıkıp “Bu ülkede yaşayanlar Arap değil, peki neden ezan Arapça?” diye sorsa ezanı da Türkçe’ye çevirecekler mi yeniden? Bir defa unutulmamalıdır ki orada kastedilen milliyetçilik değil, Türk yurdudur, Türk yurdunun bir ferdi olmak demektir. Amaç ise çocuklarımıza vatan sevgisini aşılamaktır. Ancak şimdilerde çocuklarımızın vatan sevgisiyle dolu olması istenmiyor sanırım… Yazık…

Bir de şimdi; Cumhuriyet resepsiyonu tarihinde ilk kez İstanbul’a taşınıyor… Oysa Cumhuriyet Bayramı Ankara’da, Cumhuriyet’in kurulduğu yerde kutlanmalıdır. Bugüne kadar ki tüm devlet esaslarına da aykırıdır bildiğim kadarıyla. Bu kuralların çiğneniyor olması açıkçası aklıma kötü senaryolar getiriyor… Resepsiyonun İstanbul’da, 3. havaalanının açılışı gerekçe gösterilerek yapılması; Cumhuriyetin değil, havaalanını kutlamaların merkezi yapmak anlamına gelmiyor mu? 

Düşünsenize 13 Ekim’de başkent oluşunun 95. yılını kutladığımız Ankara, bu yıl 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının dışında bırakılacak… Gerekçesi bile çok acı… Neymiş havaalanı açılacakmış… Peki o havaalanının adı ATATÜRK ya da CUMHURİYET olacak da o nedenle mi Cumhuriyet kutlamaları oraya taşındı? Açılan bu havaalanı ülke ekonomisini rahatlatacak, huzura kavuşturacak gelir mi getirecek? Sanmıyorum… Zira havaalanı inşaatında çalışan işçilere nasıl davranıldığını görmeyen, bilmeyen kalmadı. Tabii bir de kesilen ağaçlarımız, ciğerlerimiz var…


Bu ülkede gerçek anlamda gelir getiren fabrika ve kurumlarımız birer birer çıkarıldı elimizden. Ekonomi dibe vurdu. Şimdi de madenlerimizin satışta olduğu haberleri sardı ortalığı. Tüm bunlar olurken, üretime hiçbir katkısı olmayacak bir havaalanı için, devletin bugüne kadar ki tüm yapısı çiğneniyor.

Yoksa asıl neden Cumhuriyet düşmanlığı mı? Onu da anlamıyorum ki; bugün birileri o koltuklarda oturabiliyor, kurallarla oynayabiliyorsa bunu Atatürk ve kurduğu Cumhuriyet’e borçlular…

Ancak şunu kimse unutmasın ki Milli Bayramlarını layıkıyla kutlamayan toplumlar, bir gün dini bayramlarını kutlayacak bir vatan da bulamazlar… 

Kim ne derse desin, ne yaparsa yapsın; bu ülke de Cumhuriyet de bizim Kutlu Olsun Cumhuriyet Bayramımız…

28.10.2018 (Arzu KÖK)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Gençlerden Mesaj!...

Şaşırmak...

23 Nisan ve Çocuklar

Ne Olacak Bizim Halimiz?

Laiklik Vazgeçilir Değildir

Bu Vatan Bizim

Ne Olacak?

Üniversiteye Kelepçe

Bitmeyen Yıl

The Truman Show

Akılla İnananlara...

Atatürk’ü Anlamak…

Bitmeyen Senfoni

100. Yıl…

Corona ve Doğa

Vicdan!...

Yarın Çok Geç Olabilir!...

Corona ve Dua

Ulusal Yas

Suriye Çıkmazı

Ölmek mi Kalmak mı?

Deprem!...

Çankaya’nın Işıkları

Vicdanınız Var Mı?

2020’nin Yıldız Falı

Anadolu ve Cumhuriyet

Kaz Dağları ve Knidos

Toplumu Ayrıştırmak…

Ölmek İstemiyorum!...

Satılan, Kirletilen Cennet

Eğitim Sınıfta Kaldı…

Tohumu Ekebilecek Var mı?

Ağaç Dikme Bayramı

Çankaya Köşkü

Ankara Numune Hastanesi

Gençler Neden Mutsuz Acaba?

Doğmamış İşçiler

Gelecek Önünde Ayağa Kalkmak…

Visionary

Kadın...Kimdi Kadın?

Elden Ayaktan Kesilmek!…

Sorun Çözmek!...

Cahillik!...

Hazırcılık!...

2018’den Mektup

Çocuk ve Şeytan!...

Hatay Cumhuriyeti Meclisi

Atatürk’ü Özlemek…

Türkiye İş Bankası!...

AF!...

Geçmiş Olsun!..

İMZA GÜNÜ

Havalimanı…

Savaş ve Barış Üzerine

Cumartesi Anneleri

Eğitim Sistemimiz!...

Çocukluğum ve Şimdi

Beter Olsunlar!...

Kayıp Çocuklar ve İdam!...

Cargill

Kambur Felek!...

Kıraathane!..

Karar Sizin!...

Düşman!...

Ankara Demiryolları Müzesi

Gençlerden Mesaj!...

Hakkını Aramak!...

Bekçi Murtazalar

Eğitim ve Köy Enstitüleri

Akkuyu!...

Simgeler Üzerinden Siyaset…

Korkuyorum!...

Bir heykel… Aylardır gözaltında…

Nasıl Oldu?...

Yaşamı Sevmek!…

Yerli ve Millî

Ölüyoruz!…

Çocuklar Size Ne Yaptı?

Ötekileştirmek!...

9 Yaşında!...

Tehlikeli Kitaplar!...

Bitmeyen Yıl

Müzik!...

Korku!...

Spastik Yaşamlar

Öğretmen!…

Çıkmaz Sokak

Kültür - Sanat ve AKM

Anadolu ve Cumhuriyet

Ulus’u Yıkmayın!...

Müftü Nikâhı

YOKSULLUK

Dil Giderse…

Eğitim ve Yeni Müfredat

Yıkın ODTÜ’yü!...

Çocuk İstismarına Susma!...

Kooşş Vatandaş Kooşş!...

Suç Kimde?

Sevgisiz Vicdanlar...

Matematik ve Cihat

Yozlaşan Demokrasi ve Çirkinleşen Politika

Ubuntu

Destan!...

Bizdik!...

Kimdir Yazar?

Kadınlara Özel!...

Karar Sizin!…

Satın Bu Cenneti!...

Zeytin!...

İnsan Hakları…

Bugün 19 Mayıs

Ses Verin!...

Daha Bitmedi

1 Mayıs!…

23 Nisan

Sevgili Ulusum!...

Milletin Parası…

Ulus Atatürk Anıtı

Doğa İçin Hayır...

Gençler!...

Ankara’da Adalet Var mı?

KADINLARIMIZ

Kültür-Sanat!...

Anlayacak mısınız?...

Kadınlar!...

Çok Şükür!...

MIHLI DEĞİLMİŞ!...

2016’ten Mektup

Düşünüyorum da…

Yangın Ülkesinin Yanan Çocukları…

Atatürk’ü Anlamak…

Basın Özgürlüğü…

CUMHURİYET

Şehitlik Siyaseti

Anne- Babaya Açık Mektup

Demokrasi Gelecekmiş!...

Bir Bebekten Katil Yaratan Karanlık

Çaresizliğin Resmi Yapılabilir mi?

Eğitim Onurumuz Köy Enstitüleri

Ders alacak mıyız

Dikkat!...

Çağdaş Kölelik

Nereye?

ELEKTRİK ÜZERİNE

MADEN, GREV, AÇLIK…

A.Ü. Ziraat Fakültesi Müzesi

Şaşırmak...

Tecavüzü Kanıksamak

AN-KARA

Cadı Avına Son!..

ANAYASA

Oku...

Bülbülü Öldürmek!..

GÜLMEK YAŞAMAKSA!..

2015'ten Mektup

Bir Çocuk ve Atatürk

Timsah Gözyaşları

KORKMA

Sözcükler

BATAN GEMİ VE BİREYLER

Çaresizliğin Resmi Yapılabilir mi?

Barış

Yabancıların Mülk Edinmesi

AYDIN OLMAK

MADIMAK YANIYOR...

YAŞAM VE MÜCADELE

Babam

Cehaletin Sesi Aklı Susturuyor

Gençler Neden Mutsuz Acaba?

GENÇLERİ ELEŞTİRMEK

GENÇLERDEN MESAJ VAR

ANNEM'E

Gelecek Önünde Ayağa Kalkmak...

Özgürlüğümüzü istiyoruz!..

YA SEV YA TERK ET Mİ?

ÇANAKKALE ZAFERİ

Özgürlüğümüzü İstiyoruz!..

Müsait Cinayetler