CEMAAT VE BELGELER

Emrah AKGÜN

CEMAAT VE BELGELER

Cemaatin elinde belge var mı? Esas soru şu: elinde belge olmayan var mı?


Bu kadar kirli ilişkileri olan, bu kadar yolsuzluğu olan bir iktidarın arkasında iz bırakmaması mümkün mü?


Valiler, Emniyet Müdürleri, Büyükelçiler herkesin elinde belgeler var. Ülke belge cennetine dönmüş durumda. Belgeler ülkemizi aştı, dış basında ve internet sitelerinde dolanıyor.


Hatırlarsanız, yıllar önce, Hayrünnisa Gül ile Emine Erdoğan’ın kavgalı olduğunu bizler Yunan basınından okumuş ve öğrenmiştik.


Elinde belge olmasından çok daha önemli olan, o belgeyi, videoyu yayınlayabilmektir. Esas mesele budur.


Cemaat, bu belgeleri çok önceden yayınlayacaktı. Lakin özellikle Kemalist kesim, bir ağızdan “cemaat belgeleri yayınla… Cemaatin elinde belgeler var” diye tempo tutunca, cemaat geri adım attı.


Cemaat, halk nezdinde AKP’yi yıkan grup olarak görünmek istemiyor. Çünkü feodal yapıyı üzerinden atamayan halk, baştakini yıkana düşman olur.


Bunu Baykal yaşadı. Mesut Yılmaz’ı yüce divana gönderince hükümet düştü ama, halkın en çok kızdığı kişi yolsuzluğu yapan değil, ortaya çıkaran kişi oldu.


AKP yıkılırsa yerine CHP gelecektir ve AKP tabanı bundan cemaati sorumlu tutacaktır.


Cemaat bu yüzden belge ve videoları Aydınlık ve Sözcü’ye gönderdi. İlk videoları Aydınlık ve Ulusal yayınlayınca, yöneticileri Ergenekon yalanıyla içeri atıldı.


Çünkü belgeler onlar vasıtasıyla verilirse suç “derin devlet, Ergenekon vs” olacaktı. Cemaat aradan sıyrılacak bir taşla iki kuş vurulacaktı. Öyle de oldu ilk partide.


İkinci sortide Aydınlık da, Sözcü de bu numarayı yemedi. Cemaat bu sefer interneti kullanacaktı, fakat bizler hep bir ağızdan “cemaatin elinde belgeler var, yayınlasın” diye höykürünce, bu da olmadı.


Çünkü bu saatten sonra, ortaya çıkacak olan tüm belgelerin onlardan geldiği anlaşılacaktı.


Buradan karlı çıkan Erdoğan’dır. Şimdi neden belge yayınlamak, belgeyi ele geçirmekten daha önemlidir dediğim anlaşılmıştır umarım.


Şimdi cemaat, başka çaresi kalmadığı için ufak belgelerle kavga çıkartıp, ortalığı karıştıracak. Plase, liberal yazarlar birbirine girince karambolden belgeler açıklanacak.


Bu kavga yüzünden karışınca ortalık, belge transferi de kim vurduya gelecek. Şimdiden altyapısı oluşturulmaya başladı bile. Belgeleri “bazı polisler” ve “MİT’te temizlenememiş derin devlet kalıntıları” ortaya çıkartıyor deniliyor.


Bunun için de en uygun iki kişi; Baransu ve Tayyar. İki derin devlet elemanı kavgaya tutuşur ve belgeler havada uçuşur. Daha sonra bunlara diğerleri de katılır. Böylece kaosta cemaat ikinci plana atılır.


Ne zamana kadar mı? Seçimlere on beş gün kalıncaya kadar. Halk balık hafızalı olduğu için, bu tür belgeler son on beş gün içinde yayımlanır. Bu sadece bizde değil, bu pis işleri tüm dünyaya öğreten ABD’de de böyle yapılır.


Mesela bir örnek vereyim; Sarıgül neden bu kadar sessiz duruyor? Sarıgül sessiz duracak biri mi? Çünkü kopacak fırtınayı biliyor. Seçime kadar ortalık öyle bir karışacak ki, kimsenin gözü onu görmeyecek ve o da bu kargaşada İstanbul’u alacak.


Çünkü Sarıgül’le ilgili belgelerin hiçbiri, AKP belgeleri kadar önemli değil.


Yani son bir ayı, hatta on beş günü bekleyin. Ama şunu da unutmayın; “cemaat belgeleri açıkla” demeye devam ederseniz, cemaat geri çekilecektir.


Bazen susmak ve manzarayı seyretmek insan ruhuna çok daha iyi gelebilir.


Emrah Akgün

30.11.2013 (Emrah AKGÜN)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

HULUSİ AKAR İSTİFA ETMELİDİR.

SİYASET ÜSTÜ EGO! Politik travma

ASELSAN İNTİHARLARINDA YALAN MI VAR?

Şehir Savaşları...

SUUD UÇAKLARINDA NE YÜKLÜ?

KILIÇDAROĞLU KURNAZLIĞI

TSK, DÜNYANIN EN ZOR SAVAŞINI VERİYOR

ÇOCUK ÖLDÜRTME SANATI

AKLI OLANA YAZILAR: HENDEKLERİN ARKA YÜZÜ