CEHALETİN SEVMEDİĞİ GERÇEK AKIL VE BİLİMDİR...

Prof.Dr. Levent Seçer

CEHALETİN SEVMEDİĞİ GERÇEK AKIL VE BİLİMDİR...

Bilim ve sanat aklın korumasında biçimlenir işlenir daha da bir anlam kazanır, ama itibar görmediği ülkeleri terk eder. Cehaletin hızla büyüdüğü bir memlekette, önce akıl, sonra insanlık yok olur ve sonunda felaketler başlar. Atatürk'ün unutamadığımız sözleri geldi aklıma, '' Benim mirasım akıl ve bilimdir'' daima bu sözlerin ardından gitmek ve inanmak işte çağdaş değişim anlayışının özü burada değil mi? Akıl ve bilimle inanç saygınlığını karşı karşıya getirmek son derece tehlikeli, inanç saygınlığı kişilerin kendi dünyasında biçimlenmeli, hiç bir zaman zorlanmamalı ve saygın kalmalı. Tanrıya inanmak sözünün değil, asıl tanrının inandığı bir insan olabilmek işte bunu becerebilmeliyiz. Ama asıl yapılması gerekende inanç saygınlığının daima siyasetin dışında tutulmasıdrı. STEPHEN HAWKİNG'in adını duymayan kalmamıştır, onu anlatmaya sayfalar yetmez , bana şimdi tanrıya inanmayan birini nasıl anlatırsın diyeceklerdir bunu biliyorum. '' tanrıyı görmedim, ama hissettim'' demişti. inanmadığı sadece hiç birimizin yaradanı görmemiş olmamız, ama ona inanmak onu her zaman hissedebilmek değil mi? Bugün körü körüne kendilerini din alimi olarak anlatan tacirlerin şarlatanların  türediği memlekette, ne yazık ki din topluma her zaman yanlış anlatılmıyormu? Bazıları sıırf kendi çıkarları adına dini kullanarak toplumu yönlendirmeye çalışmıyorlar mı? Birde buna inanan cahil eğitimsiz bir toplum varsa, işte inanç saygınlığı kendiliğinden anlamını bu tüccarlar yüzünden kaybetmiyor mu?. Stephen Hawking  Tanrıyı hissettim derken, belkide bu şarlatanlardan daha çok anlamlı duyguları ifade etmeye çalışmış. Bu sözleri 25 Aralık 199 tarihinde söylerken onu daima tanriya inanmayan biri olarak dünyaya yansıtanlarda bu zihniyetti. Öldüğünde medya nedense köşelerine küçücük harflerle anlamsız biri olarak yansıtmaya çalıştılar, hatta çok sayıda  yandaş medyada adı öldüğü bile  anlatılmadı. Oysa o bugün arkasında bir daha kimsenin anlatamayacağı bir miras bıraktı. '' İnsanlık Batı'nın bilimsel değerlerinden faydalanmalı, sağlıkta ve eğitimde fırsat eşitsizliği, insanların  özgür ifade haklarının engelenemeyeceği, sanatın kolaycılığa kaçanların elinde oyuncak olamayacağı, dünyanın 800 yıl içinde tükeneceğini, insanların kötülük zekalarını kullanırken insanlığın sonunu getirdiklerinin farkında olmadıklarını'' anlatıyordu. 2015 yılında Avustralta da 3D teknoloji kurultayında verdiği konferansta '' İnsanlığın geleceği için uzağı keşfetmek gerek'' demişti. CAMBRİDGE Üniversitesinde 24 yaşındayken yazdığı 134 sayfalık doktora tezini iki milyondan fazla insan okumuştu. Akıl ve bilimden bahsederken, keşke benim ülkemde de S.Hawking gibi değerler yaşamış olsalarda, ama yaşamış olsalarda bu gün kim onlara saygı duyacak merak ediyorum. Bugün dünyada ilk tedavi metodunu bulan A. Bin Rıdvani, Güneş saatini bulan C. Bin Eflah'ı, Atom parçalanmasını 1200 yıl evvel söyleyen C.Bin Hayyam. Cebir kitabını yazan Ibni Rüştü, Ibni Sina. Astonomi Matematik alimi Ali Kuşcu. 18 yüzyılda ilk deniz altını keşfeden İbrahim Efendi, ve en önemlisi de dünyada ilk verem mikrobunu 150 yıl önce  Robert Koch'dan önce bulan Kambur Nesim. ve daha niceleri, acaba bugün günümüze gelene kadar hangilerini biliyoruz yada saygıyla anıyoruz. Belki de tarihi kitapların sayfalarında yazılı, ama bu değerlerimize sahip çıkana kadar yaptığımız sadece toplumun yaşadığı mutsuzluğu korkuları. Forbes 'in açıkladığı.  Cilt Kanserini teşhis eden çalışmalarıyla adını duyuran Canan Dağdeviren. Türk basınında sadece küçücük yazılarla yer aldı bazısı da yazmadı bile.  Sadece duyarlı bir kaç gazete ve Tv kanallarından başka, diğer tüm kanallarda yandaş basında yaşananlar yazılanlar zaten ortada. Ne akıl ne bilim, topluma yansıtılan sadece korku ve mutsuzluk. KHK, TTB, ve Akademisyenlerin hapsedilmeleri, düşüncelerini toplumla paylaşamayanların korkarak yaşadığı bir ülke olmak. Bugün AKM yıkılacak yeniden yapacaklar, bunun adına modernizim demek mümkün mü? Doğudan Batı'ya beyin göçü devam ediyor, 2019 seçimlerinden sonra ülkede oluşacak bir tablonun, aydınlığın ve çağdaşlığın,Atatürk ve cumhuriyetin izlerinin kalıcı olmasından endişe duyan bir düşüncenin, Batı'ya göç etmeye hazırlanmasını görenlerin, çıkıpta bu düşüncenin korkulacak bir yanı olmadığını, ve aksine demokrasinin insan hak ve özgürlüklerinin teminatının sağlanacağını açıklayamamaları korkuları daha da artırmıyormu? Özellikle siyasi otoritenin İstiklal marşını tartışılır hale getirmesi olmamalı, bugüne kadar aynı his ve duyguyla çalınırken ayağa kalktığımız istiklal marşımız. Anayasanın değiştirilemeyecek ilk dört maddesinde  koruma altındadır. Tarihe baktığımızda hiç bir ülke tarihini anlatan milli marşını değiştirmemiş. Ama bizim her satırında,  Atatürk'ün bu ülke adına yazdığı tarihi anlatan  İstiklal Marşının,  bunca yıl yazılı kaldığı gibi saygınlığını koruması gerek. 18 Mart Çanakkale de bile İstiklal marşındaki milli heyecanın izlerini, bu ülkede Türk halkı daha yıllarca yaşamalı yaşayacak inancım budur. Karanlıklara düşmemek için birilerinin artık AKIL ve BİLİM gerçeğini görmeleri gerek. 

Prof. Dr. Levent Seçer

27.03.2018 (Prof.Dr. Levent Seçer)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

SANAT VE SANATÇININ KADERİ

TÜKENEN CHP VE MIRILDAYAN MUHALEFET...

ÖLÜMCÜL CEHALET...

KADIN ÖLDÜRÜLMEYİ DEĞİL SEVİLMEYİ SAYGIYI TERTEMİZ AŞKI HAKEDER.

UMUDUN TÜKENDİĞİ HAYATLAR

UYANIŞ BEKLEYİŞ TÜKENİŞ...

KÖR VE DUYARSIZ BİR TOPLUM...

AKLI VE BİLİMDE EĞİTİM VE SANAT..

ALLAH'IN GÖRMEK İSTEDİĞİ GİBİ BİR DİNE İNANMAK...

SON BALO SON VALS'TA KALAN DEMOKRASİ...

İNSAN AKLININ ÖMRÜNÜN TÜKETİLDİĞİ BİR ÜLKE...

AKIL OYUNLARI VE KİRLENMİŞ SİYASET...

SİYASETİN TESLİM ALDIĞI DELİLİK VE APTALLIK

ÖZGÜR BİR TOPLUM VE UYGAR OLMAK...

Gülümseyen Bebek

CHP ARTIK KENDİSİNİ SORGULAMALI...

KARANLIK HER YERİ KAPLAMASIN...

TÜKENEN ÖZGÜRLÜK...

ÖZGÜR BIRAKILMAYAN SANAT...

KORKU VE MUTSUZLUK

CUMHURİYETİ ANLAMAK...

SEVMEK YETMEZ ANLAMAK LAZIM...

TERKEDİLMİŞ SANAT...

AKIL OYUNLARI...

ÖZGÜR OLMANIN ADI AKIL BİLİM SANATTIR...

AKIL VE BİLİME KARŞI CEHALET

ÜÇÜNCÜ KADERİ YAŞAYAN MİLLET..

KORKAKLIK CEHALET APTALLIK VE CESARET...

ÇARKLAR ARASINA HAPSEDİLMİŞ UMUTLAR...

BONAPARTİZM

UMUDUN TÜKENDİĞİ YERDEYİZ...

KARANLIĞIN TESLİM ALDIĞI AYDINLIK...

AKIL BİLİM CUMHURİYET...

KÜLTÜR SANAT EDEBİYAT VE BİLİMDE TÜKENEN DEĞERLER...

UYGAR BİR TOPLUM OLABİLMEK...

ÜÇÜNCÜ ÜLKE OLMANIN BEDELİ...

KORKUYA TESLİM OLMUŞ TOPLUM...

BİLİMSEL DİN GERÇEĞİ

KARANLIK HER YERİ KAPLAMASA...

KİRLENMİŞ SİYASET...

KAYBOLMUŞ HAYATLAR.

SANAT VE SİYASET SOYTARILIĞI...

İNSAN HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİNİ KONUŞAMAYAN TOPLUM

KARANLIK SİYASET...

SÖZÜN BİTTİĞİ YER...

APTALLAR VE MASUMLAR...

TEZATLAR ÜLKESİNDE SANATI AĞLATANLAR...

UÇURUM KENARINA SÜRÜKLENEN ÜLKE...

SANATA İHANET EDENLER...

UMUTLARIN GÖLGESİNDE KAYBOLMUŞ HAYATLAR...

FARELER VE İNSANLAR!

ATATÜRK VE CUMHURİYETE SAHİP ÇIKMAK...

KİRLENMİŞ SİYASET VE CAHİL BIRAKILMIŞ TOPLUM / Prof.Dr.Levent Seçer

Kibir ve intikam hırsının yok ettiği sanat./Prof.Dr.Levent Seçer

YALAKALIK DALKAVUKLUK KÜLTÜRÜNE TESLİM OLAN SİYASET/Prof.Dr.Levent Seçer

BİR MİLLET UYANIYOR/ Prof.Dr.Levent Seçer

SİYASETE KURBAN EDİLEN SANAT VE KADIN...

KİRLENMİŞLİĞİN ADI KURNAZ SİYASET / Prof.Dr.Levent Seçer

ATATÜRK VE CUMHURİYETİ SEVMİYORLAR...

DARAĞACINA MAHKÛM EDİLEN CUMHURİYET...

DEMOKRASİYE BALDIRAN ZEHİRİ/ Prof.Dr.Levent Seçer

BİR İSTANBUL MASALI...

BATI'NIN SORGULADIĞI TÜRKİYE...