Cargill

Arzu KÖK

Cargill

Bu ismi çok önceden de biliyorduk ama Türkiye’de adının duyulmaya başlanması Mayıs 1997 yılında olmuş. Firma devlete resmen başvuru yaparak Orhangazi’de nişasta fabrikası kurmak istediğini belirtir. Oysa o bölge "İznik Gölü Çevre Düzeni İmar Planı"nda "Tarımsal Niteliği Korunacak" kapsamındadır.

 

Günümüzde tüm dünya temiz su kaynakları için savaşırken, bir Amerikan şirketi, Bursa için stratejik öneme sahip İznik Gölü'nün dibinde fabrika kurmak istemektedir ve siyasetçimiz, bürokratımız bu isteğe olumlu yanıt verebilmek için adeta çırpınmaktadır ki en sonunda amaca ulaşıldı.

 

Bakanlar Kurulu 9 Aralık 1997 tarihli toplantısında, ileride çok tartışılacak ve dava konusu olacak şu kararı alır:

 

"Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın 5.12.1997 tarih, 11924 sayılı yazısı dikkate alınarak, Bursa-Orhangazi İlçesi Gemiç ve Gürle Köyleri Karapınar mevkiinde bulunan ve toplam 194.072 metrekare büyüklüğündeki 6 parselden oluşan arazilerin Cargill Tarım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nce yapılacak olan tarımsal yatırımın kuruluş yeri olarak belirlenmesinin uygun olacağına, 540 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5/b maddesine göre karar verilmiştir."( )

 

Bu kararın altındaki imzalar şu kişlere aittir:

 

Başbakan Mesut Yılmaz, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit, Milli Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin, Devlet Bakanı Güneş Taner, Devlet Bakanı Hüsamettin Özkan, Devlet Bakanı Işın Çelebi, Maliye Bakanı Zekeriya Temizel, Bayındırlık ve İskan Bakanı Yaşar Topçu, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Taşar, Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Prof. Dr. Orhan Güvenen...

 

Bu karar başta dönemin Bursa Valisi Orhan Taşanlar ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker ve bu projeye izin vermeyen DSİ Müdürlüğü çok şaşırmış, bu yönde raporlar tutmuşlardır. Hatta firmaya ille de fabrika için bir alan verilecekse de Karacabey ilçesi adres olarak gösterilmişti. Ancak Cargill İznik Gölü yakınında ısrarcı olmuş ve kararı aldırmıştır.

O günlerde, Bursa kamuoyu ayağa kalkar. İktidarıyla, muhalefetiyle Bursa milletvekilleri, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası, akademik meslek odaları, esnaf örgütleri, sanayici ve iş adamı dernekleri ile toplam 52 örgüt ortaklaşa bir basın açıklaması yapar. Açıklama Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nda gerçekleştirilir.

 

Bu açıklama belki de Bursa tarihinin en kapsamlı, yelpazesi en geniş, hemen hemen her kesimden destekle yapılan, Bursa için, ülke için bir isyan açıklamasıdır.

 

"Biz aşağıda imzası bulunan meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları olarak, Orhangazi İlçesi İznik Gölü yakınında birinci sınıf tarım arazisi üzerine Cargill firması tarafından kurulmak istenen nişasta fabrikasına aşağıda açıkladığımız nedenlerden dolayı, yerine karşı olduğumuzu beyan ediyoruz" diye başlayan açıklamada "yerine karşıyız" vurgusu yapılır.

Sermaye düşmanlığı değildir niyet. Gerekçeler madde madde sıralanır:

 

*Tesisin kurulacağı alan birinci sınıf tarım arazisidir, DSİ Sulama Projesi kapsamındadır.

*Yüzbin zeytin ağacı bir damla su beklerken söz konusu tesis günde 3 bin 500 ton yer altı suyu kullanacaktır. Bu 90.000 nüfuslu bir kentin su ihtiyacına tekabül etmektedir.

*Bölgede mısır üretiminin artırılacağı söylenmektedir. Oysa Bursa ve çevresinde üretilen mısır, tesisin kapasitesinin % 14'ünü karşılamakla birlikte nişasta yapmaya uygun kalitede değildir.

*             İşlenecek mısır Arjantin'den getirilerek bizim birinci sınıf tarım topraklarımızda ve birinci sınıf suyumuz ile işlenecektir.

*             Yeraltı su seviyesi düşeceğinden İznik Gölü havzasını besleyen su rezervinde de azalma meydana gelecektir.

*             Koruma kurulu izni alınmaksızın ve doğal SİT kararları hiçe sayılarak uygulama yapılmaktadır.

*             Hukukun verdiği kararlar uygulanmamaktadır.

*             Teknolojinin en son gelişmeleri dikkate alınarak bir arıtma tesisi yapılsa dahi Karsak Deresi'nin debisi günde 3.500 ton atığı kaldırmayacaktır.

*             Karsak Deresi'nde ötrafikasyon (Su kaynaklarının, su hayatını besleyen azot ve fosfor gibi elementlerle zenginleşerek kalitesinin bozulması olayı) oluşacak ve doğal denge bozulacaktır.

*             Gemlik Körfezi üzerinde birikecek köpük tabakası suyun hava ile irtibatını keserek suyun oksijen ihtiyacının artmasına neden olacaktır.

*             Tesisin, tarıma dayalı bir sanayi olduğu söylense de tam anlamıyla kimyasal bir tesistir.

*             Bu tesis bölgede bundan sonraki yatırımlara emsal teşkil edecektir.

* Bu tesise ve yabancı yatırıma değil, sadece yerine karşıyız.

 

İşte o gün bugün Bursa Barolar Birliği ve eski milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır hükümetin kapısını arşınlamış, bir sonuç alamayınca da yargı yoluna gitmişlerdir. Bu yargı sürecinde defalarca yürütmeyi durdurma kararı aldırmalarına rağmen her seferinde bir çıkar yol bulunmuş ve Cargill yoluna devam etmiş, ettirilmiştir. Bu sürecin tüm ayrıntılarını http://www.bursabarosu.org.tr/paylasim/File/dosyalar/2018/pdf/cargill.pdf      adresinden indirebileceğiniz kitap ile öğrenebilme şansına sahipsiniz.

 

En son çare olarak da AİHM’e başvuru yapıldı. 19 Haziran 2018 tarihinde ise AİHM kararını açıkladı ve Cargill’in kurduğu fabrikanın yasadığı olduğuna hükmetti. Yıllardır verilen tüm mücadelelere rağmen o fabrikanın kurulmasına ve işlemesine devamlılık sağlayanlar bakalım bu karar karşısında ne yapacaklar? Kararın gereklerine uyulacak mı, yoksa daha önce ülkemizdeki mahkeme kararlarının yok sayıldığı gibi yok mu sayılacak? Gerçekten de tüm bunlar merak konusudur.

 

Bir de ilginç bir durum var ki Birgün gazetesi hariç hiçbir yayın organında ve hiçbir köşe yazısında bu konudan bahsedilmedi. Yer verilmedi!...

 

Cargill’in faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin daha önce verilen 10’u aşkın karar uygulanmadığını ve fabrikaya karşı geçmişte defalarca ‘ruhsat iptali’ kararları verildiğini biliyoruz.

 

Bakalım bundan sonra neler olacak?

 

Bu kararın gerçekliğini görmeniz açısından da hem İngilizce hem de Türkçeye çevrilmiş metninin büyük kısmını sizlere aşağıda iletiyorum. Ancak önce Türkçesi:

 

 

1.07.2018 (Arzu KÖK)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Gençlerden Mesaj!...

Şaşırmak...

23 Nisan ve Çocuklar

Ne Olacak Bizim Halimiz?

Laiklik Vazgeçilir Değildir

Bu Vatan Bizim

Ne Olacak?

Üniversiteye Kelepçe

Bitmeyen Yıl

The Truman Show

Akılla İnananlara...

Atatürk’ü Anlamak…

Bitmeyen Senfoni

100. Yıl…

Corona ve Doğa

Vicdan!...

Yarın Çok Geç Olabilir!...

Corona ve Dua

Ulusal Yas

Suriye Çıkmazı

Ölmek mi Kalmak mı?

Deprem!...

Çankaya’nın Işıkları

Vicdanınız Var Mı?

2020’nin Yıldız Falı

Anadolu ve Cumhuriyet

Kaz Dağları ve Knidos

Toplumu Ayrıştırmak…

Ölmek İstemiyorum!...

Satılan, Kirletilen Cennet

Eğitim Sınıfta Kaldı…

Tohumu Ekebilecek Var mı?

Ağaç Dikme Bayramı

Çankaya Köşkü

Ankara Numune Hastanesi

Gençler Neden Mutsuz Acaba?

Doğmamış İşçiler

Gelecek Önünde Ayağa Kalkmak…

Visionary

Kadın...Kimdi Kadın?

Elden Ayaktan Kesilmek!…

Sorun Çözmek!...

Cahillik!...

Hazırcılık!...

2018’den Mektup

Çocuk ve Şeytan!...

Hatay Cumhuriyeti Meclisi

Atatürk’ü Özlemek…

Cumhuriyet Bayramı

Türkiye İş Bankası!...

AF!...

Geçmiş Olsun!..

İMZA GÜNÜ

Havalimanı…

Savaş ve Barış Üzerine

Cumartesi Anneleri

Eğitim Sistemimiz!...

Çocukluğum ve Şimdi

Beter Olsunlar!...

Kayıp Çocuklar ve İdam!...

Kambur Felek!...

Kıraathane!..

Karar Sizin!...

Düşman!...

Ankara Demiryolları Müzesi

Gençlerden Mesaj!...

Hakkını Aramak!...

Bekçi Murtazalar

Eğitim ve Köy Enstitüleri

Akkuyu!...

Simgeler Üzerinden Siyaset…

Korkuyorum!...

Bir heykel… Aylardır gözaltında…

Nasıl Oldu?...

Yaşamı Sevmek!…

Yerli ve Millî

Ölüyoruz!…

Çocuklar Size Ne Yaptı?

Ötekileştirmek!...

9 Yaşında!...

Tehlikeli Kitaplar!...

Bitmeyen Yıl

Müzik!...

Korku!...

Spastik Yaşamlar

Öğretmen!…

Çıkmaz Sokak

Kültür - Sanat ve AKM

Anadolu ve Cumhuriyet

Ulus’u Yıkmayın!...

Müftü Nikâhı

YOKSULLUK

Dil Giderse…

Eğitim ve Yeni Müfredat

Yıkın ODTÜ’yü!...

Çocuk İstismarına Susma!...

Kooşş Vatandaş Kooşş!...

Suç Kimde?

Sevgisiz Vicdanlar...

Matematik ve Cihat

Yozlaşan Demokrasi ve Çirkinleşen Politika

Ubuntu

Destan!...

Bizdik!...

Kimdir Yazar?

Kadınlara Özel!...

Karar Sizin!…

Satın Bu Cenneti!...

Zeytin!...

İnsan Hakları…

Bugün 19 Mayıs

Ses Verin!...

Daha Bitmedi

1 Mayıs!…

23 Nisan

Sevgili Ulusum!...

Milletin Parası…

Ulus Atatürk Anıtı

Doğa İçin Hayır...

Gençler!...

Ankara’da Adalet Var mı?

KADINLARIMIZ

Kültür-Sanat!...

Anlayacak mısınız?...

Kadınlar!...

Çok Şükür!...

MIHLI DEĞİLMİŞ!...

2016’ten Mektup

Düşünüyorum da…

Yangın Ülkesinin Yanan Çocukları…

Atatürk’ü Anlamak…

Basın Özgürlüğü…

CUMHURİYET

Şehitlik Siyaseti

Anne- Babaya Açık Mektup

Demokrasi Gelecekmiş!...

Bir Bebekten Katil Yaratan Karanlık

Çaresizliğin Resmi Yapılabilir mi?

Eğitim Onurumuz Köy Enstitüleri

Ders alacak mıyız

Dikkat!...

Çağdaş Kölelik

Nereye?

ELEKTRİK ÜZERİNE

MADEN, GREV, AÇLIK…

A.Ü. Ziraat Fakültesi Müzesi

Şaşırmak...

Tecavüzü Kanıksamak

AN-KARA

Cadı Avına Son!..

ANAYASA

Oku...

Bülbülü Öldürmek!..

GÜLMEK YAŞAMAKSA!..

2015'ten Mektup

Bir Çocuk ve Atatürk

Timsah Gözyaşları

KORKMA

Sözcükler

BATAN GEMİ VE BİREYLER

Çaresizliğin Resmi Yapılabilir mi?

Barış

Yabancıların Mülk Edinmesi

AYDIN OLMAK

MADIMAK YANIYOR...

YAŞAM VE MÜCADELE

Babam

Cehaletin Sesi Aklı Susturuyor

Gençler Neden Mutsuz Acaba?

GENÇLERİ ELEŞTİRMEK

GENÇLERDEN MESAJ VAR

ANNEM'E

Gelecek Önünde Ayağa Kalkmak...

Özgürlüğümüzü istiyoruz!..

YA SEV YA TERK ET Mİ?

ÇANAKKALE ZAFERİ

Özgürlüğümüzü İstiyoruz!..

Müsait Cinayetler