BİR YOL HİKAYESİ

Emrah AKGÜN

BİR YOL HİKAYESİ



Biraz farklı bir yol hikayesi. Diyarbakır’a uçakla, oradan Batman üzerinden Siirt’e, Siirt-Baykan üzerinden Bitlise, Tatvan üzerinden Van’a, oradan Hakkari’ye, sonra Çukurca üzerinden K. Irak’ın içlerine...

33 askerimizin kurşuna dizilmesinin üzerinden fazla bir zaman geçmemiş daha, yol üzerinde yanmış otobüs iskeleti. Acı, buram buram sıcak.

Bitlis’e geldiğimizde, iki minibüs sivil asker ve önde arkada birer tane BTR denilen sekiz tekerlekli, zırhlı araçl
ı bir konvoyduk. Bu yolculuk aktarma bölgelerindeki beklemelerle birlikte haftalarca sürdü. Bu arada hiçkimse bizden haber alamıyor.


En sonunda aylar sonra karakoldayken telsiz merkezinden çağırıldım. Telefonda dayım;

“oğlum çaktırma ben Albay Erkan...”

Olayı anladım tabii kıskıs gülüyorum. Yengem demiş ki;

“ Erkan, Yüzbaşıyım diye başladın, Albaylığa kadar çıktın bir duble daha içme bundan sonrasına kimse inanmaz...”

Neyse biz yolculuğumuza dönelim: aklımda tek bir soru: “neden silahımız yok?”

Bu çok ağırıma gidiyordu. Yol boyu isyan ettim bu duruma. Hem açık hedeftik, hem de biri bizi öldürmeye çalışsa ki; hem Diyarbakır’da hem de Siirt’te çatışmaların arasından geçtik. Hakkari’ye geldiğimizde kafamızda roketler patladı. Daha yeni yollar kesilmiş askerler şehit edilmiş ama bizim elimizde sapan bile yok. Hiçbir şey yapamayacağız.

Sivil hayatta bile insanlar kendilerini savunmak için bazı araçlar bulundurabilirler, biz askeriz ama biz de yok. 

Karşılık veremeden öldürülme duygusu sinirimi bozuyor.
Araçta yanımda oturan İskenderunlu bir arkadaş var. Ona bakıyorum çok rahat. Öfkemi bir yerden çıkarmam gerek ya, ona sarıyorum;

“sen neden bu kadar rahatsın, lan?”

“bizim köyde bir hoca var, onun okuduğu, muska yazdığı adama kurşun değmez. Ne hayvan ısırır, ne haşerat sokar... İstersen cam kenarına ben geçeyim, bana birşey olma nasılsa...”

Bunu gururuma yediremeyeceğimi biliyor, ama geç desem geçecek cam kenarına, öyle bir güven içinde. Daha da sinirlendiriyor tabi beni bu durum;

“dön lan önüne...”

Bu sırada Bitlis merkezden geçip, ilin dışındaki mezarlığın önünden, bir yanımızda dere yatağı dağlık alana doğru ilerliyoruz. O sırada bir de yağmur başladı. Hava kararıyor...

Kürtçe bilen arkadaşlar şoförün yanına oturdu, koyu bir sohbet var. Minibüsün silecekleri çalışmıyor. Şoför bir elini çıkartmış havluyla camı siliyor, bir yandan sohbet ediyor, bir yandan da minibüsü kullanıyor. Başımıza bir iş gelecek, belli...

Bir sivil araç konvoyu solladı ve aniden bizim konvoyun önündeki zırhlı aracın önüne kırdı direksiyonu. BTR ani bir fren yaptı, onun arkasındaki minibüs zorla da olsa yavaşladı. Bizim şoför hala bir eli dışarda, yanına dönmüş sohbet halinde. Ben olayı gördüğüm için, “tutunun” diye bağırdığımı hatırlıyorum. Şoför bu sesle frene asıldı ama yerler ıslak; hızla öndeki minibüse çarptık. O yetmedi arkadaki sekiz tekerlekli zırhlı araç ta bize çarptı. 

İndiğimizde gördük ki, arkadaki BTR’yi kullanan ustalık gösterip zırhlı aracı yan çevirmese; silindir gibi ezecekmiş bizi. O ikinci büyük sarsıntıya sebep olan şey, sadece yan tarafından bir köşesinin bize dokunmasıymış.

Kuş uçmaz kervan geçmez bir yer, o panikle apar topar çıktık araçlardan. Az önce şehir merkezinden geçmişiz, orada olduğumuzu herkes biliyor. Hava kararmaya başlamış, fazla duramayız, yardım gelme şansı da yok.

Bu arada aklıma geldi aracın içine baktım; İskenderunlu hala aracın içinde.

“insene oğlum araçtan.”

“aahhh devrem, bacağım... Bacağım sıkıştı... Galiba kanıyor...”

O sırada hep birlikte öyle bir kahkaha attık ki, vadi yankılandı. Kimsenin en ufak hasar almadığı kazada, bir tek bizim muskalı İskenderunlu hasar aldı.

Yüzbaşı koşarak yanımıza geldi;

“evladım manyak mısınız siz? Ulan kafamıza roketi yememiz an meslesi siz niye gülüyorsunuz?”

Gülmemi engellemeye çalışarak, komutana döndüm;

“komutanım bizim arkadaşın muskası, trafik kazasını kapsamıyormuş...”

“ne...kaskosu?”

“yok komutanım muska, muska...”

Olayı kısaca anlattık, yüzbaşının kahkahası bizimkini bastırdı. Neyse araçların yola devam edebileceği anlaşılınca rahatladık. 

Araca tekrar binerken İskenderunlu’ya;

“devrem istersen cam kenarına geçebilirsin” dedim gülerek... Yüzünde hayal kırıklığının bıraktığı ekşimiş bir ifade, sessiz...

“şaka lan korkma” diyerek üzerinden atlayıp cam kenarına geçtim yine.

“ulan çok güldük başımıza bir iş gelecek” dedi arkada oturanlardan biri...

“ya oğlum hala mı böyle şeyler söylüyorsunuz, bırakın şu batıl inançları...” dedim.

Az önceki hayalkırıklığı ve mahcubiyetin altından kalkmaya çalışan İskenderunlu hırıltılı bir sesle;

“senin yüzünden çarpılıcaz” dedi.

Bu kez minibüste şoför dahil herkes kahkahayı bastı.

“aman kaptan sen önüne bak... PKK’dan vazgeçtik, kazada ölücez...”

Emrah Akgün
19.11.2012 (Emrah AKGÜN)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Açık Mektup

HULUSİ AKAR İSTİFA ETMELİDİR.

SİYASET ÜSTÜ EGO! Politik travma

ASELSAN İNTİHARLARINDA YALAN MI VAR?

Şehir Savaşları...

SUUD UÇAKLARINDA NE YÜKLÜ?

KILIÇDAROĞLU KURNAZLIĞI

TSK, DÜNYANIN EN ZOR SAVAŞINI VERİYOR

ÇOCUK ÖLDÜRTME SANATI

AKLI OLANA YAZILAR: HENDEKLERİN ARKA YÜZÜ

TERÖR TEKNİĞİNİ BELİRLEYEN EL KİMİN? FRANSA SALDIRILARINA BURADAN BAKALIM

YENİ BİR DÜNYA İÇİN, YENİ BİR YIL

OSMANLICA TUZAĞINA KASITLI DÜŞMEK...

MY NAME İS DAVUT... DAVUTOGLU

DEVLETİN İMKÂNLARI

BEN DE KOMÜNİST EĞİTİM İSTİYORUM

PARAYI TÜRBANA YATIR

CHP BİZE NE DİYOR?

CHP TABANINA AÇIK MEKTUP

HANGİ DİN?

DAVUTOĞLU'NU TANIYALIM

TÜRKLER, KÜRTLER KADAR OLAMADI.

CHP'NİN EBCED HESABI

EKMELEDDİN BİR TESTTİR

BU CHP'NİN SON ŞANSIDIR

FETHULLAH HOCA İKİNCİ VERSİYONU DA ÇEK

DÜNYANIN EN BÜYÜK YOLSUZLUĞU

CEMAATİN KADROLARINI ÇALDILAR (2004 MGK belgesinin alt yapısı)

CEMAAT VE BELGELER

AHMET KAYA OPORTÜNİSTTİ

' TARİHİ GÜN'

KEDİLER, KÖPEKLER VE İKTİDAR ÜZERİNE...

TSK'YA YAPILANIN AYNISI CHP'YE YAPILIYOR

GEZİ PARKI'NIN YAMYAMLARI

HASAN FERİT'E NE OLDU?

YARADILANI YARADANDAN ÖTÜRÜ SEVMENİN, SEFALETİ

AÇILIM PAKETİ

ERDOĞAN YANLIŞ ANLADI

MİLİMETRİK TÜNEL

6 BİN KİŞİLİK SİBER ORDU

NEDEN TAŞ ATIYORLAR?

YENİ ORTAÇAĞ

2 MİLYAR TL NE OLDU?

TERÖRİSTLER AYNI UÇAKTA

MERDİVENİN NE RENK?

BU YAĞMURU ŞEMSİYE TUTMAZ

ÖZGÜRLÜĞÜ ÖRGÜTLEMEK VE İKTİDARA YÜRÜMEK

ÇOCUKLARI KİM ZEHİRLEDİ?

EYLÜL'DE STATLARDA NE OLACAK?

TOMOKRASİ

KUPA MAÇININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

BÜYÜK OYUN!

ZARAR HEP KÜRTLERE

BAŞBAKANIM FACEBOOK HEP SEKS

İSTİKRARINI DA AL GİT!

BİR ŞAFAKTAN BİR ŞAFAK'A

APTALCA SURİYE ANALİZLERİ

ESAD ŞAH ÇEKTİ III

ŞİMDİ SEN YIKILIYORSUN YA...

ORGANİZE DEVLET TERÖRÜ NEDİR?

BİBER GAZI VE FİŞEĞİNDEN KORUNMA YÖNTEMLERİ

KARANLIĞI YIRTARAK

GEZİ PARKINDAN BİZLERİ NASIL ÇIKARTTILAR

NUMARASIZ POLİSLER ERDOĞAN'IN ' SS' LERİ Mİ?

KİM İLLEGAL?

TAKSİM DE TERÖRİST VAR MI?

TÜRK BAYRAĞINI GERİ ALDIK

SENSİN PROVOKATÖR

GEZİ PARKI NEDEN BÖYLE?

AKP'NİN MAKARNA KONVOYLARI BAŞLADI

' Bİ KİTAP '

POLİS VE ASKER PKK İLE BARIŞTI MI?

AT SİNEĞİNDEN SOLCU OLUR MU?

YENİDEN ORDU KURABİLİRİZ

PKK, MAFYA VE KABADAYILIK

PKKNIN BATIYA GELİŞİ VE MAFYA

PROFİLLERİMİZE NEDEN TC EKLEDİK

KİMSİNİZ OĞLUM SİZ?

MAHKEMENİN SİLİVRİ'DE OLMASININ SEBEBİ

atlet elli don elli

YA SEN BİZİ ALACAKSIN, YA DA BİZ SENİ SİLİVRİ

ÜNLÜ YALAKALIĞI

SEMPATİZAN SUAVİ

AKİL (ÇİM) ADAMLAR

MİZAHIN ÖLÜMÜ

SİLİVRİ ZİNDANLARI

NEDEN ÖZÜR DİLENDİ?

Ey Türk Polisi ve Jandarması;

SONRA...

SELAMİ ve MURTAZA

Kadınlar Günü...

BDP GEZİSİ VE KARADENİZ GERÇEĞİ

NASIL İLLEGAL OLUNUR?

ANLAŞIRSINIZ! RUH İKİZİSİNİZ!

İNFAZ ÖRGÜT İÇİYSE NE OLUR?

SEKTÖREL PEZEVENKLER

TERÖRİST Mİ? DÜŞMAN MI?

SİZİNLE AYNI FİKİRDE DEĞİLİM-4

PATRON MEDYASI

SİZİNLE AYNI FİKİRDE DEĞİLİM-3

SİZİNLE AYNI FİKİRDE DEĞİLİM-2

SİZLERLE AYNI FİKİRDE DEĞİLİM-1

MHPNİN VARLIĞI EMPERYALİZMİN VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN!

TGB ve 29 EKİM