Beyaz Leblebi...

Murad DEMİRKOL

Beyaz Leblebi...

Son yıllarda yaşanan seçimler, durağan bir heyecanla karşılandı diyebiliriz…
Kerhen verilen oylar, hayal kırıklığı, zorlama bir heyecan…
Lakin 7 Haziran süreci, baraj adaletsizliğini sınayacak olmasının yanısıra, biraz daha heyecanlı ve geçmişine göre biraz daha agresif…
Kavramlar birbirini eritircesine eğilip bükülüyor adeta…
Koltuk kaygısıyla sesi yükselen ve kendimden başkasını tanımam diye hiddetlenen miting alanları, ortamı gerip, insanı özgür iradesiyle korkutmayı görev edinmiş gibi…
Mercedes
Jet
Çerez
Kefen
Cesedimi çiğnemeden
Paralel
Beşgen...

Oysa yaşadıklarımız, ekmeğimizi banıp doyamadığımız duble genişlikler kadar açık…
Hukuk gibi, adalet gibi, güven gibi kavramlar inandırıcılığını yitirmişken…
En zengin diye tabir edilen yüzde 1’in tüm servetten aldığı pay yüzde 39.4’ten, 12 yılda yüzde 54.3’e çıkmışken
Halk pinpon topu gibi, ya benimsin ya toprağın hamasetiyle hapsedilmişken
De¬mok¬ra¬si, se¬çim so¬nuç¬la¬rı, san¬dık¬tan çı¬ka¬cak si¬ya¬si tablo ve Tür¬ki¬ye¬’nin ge¬le¬ce¬ği anlaşılmaz bir öfkeyle kuşatılıp, biz olmazsak ülke biter, tükenir edebiyatı hemen her yeri sarmışken,
Devlet, millet, mezhep ve bireyin doğal yaşamını ilgilendiren meseleler, bir sürü karmaşık söylemle kulağımızı tırmalamışken…
Kamuoyu yoklamaları algı sürecini başlatıp, istediğini yüksek, istediğini düşük göstermeyi görev haline getirmişken,
Bu ve buna benzer devasa kutuplaşma, yoksulluk, işsizlik, rant, çemberimizi iyiden iyiye daraltmışken,
Hep bir ağızdan onay merciine dönüştürülen yığınlar, yoksulluğunu unutmuşken,
İnsanın varını yoğunu bırakıp, “Çerezci geldiiiiii yyyyyyaaaaaaa!” diye bağırası geliyor…
Çünkü iktidar kavramı, bireyi karmaşık bir ruh haline evirmekle kalmaz, olmadık saplantılarla da mükâfatlandırır...
O kadar şaşırtır ki, bilinçli bir korku toplumu yaratmanın, değişik varyasyonlarını denemeye başlar…
Permütasyon, kombinasyon… İstediğimi seçerim, istediğimi sıralarım histerisi…
Sıra dışı gündemlerle, etrafımızda yaşanan savaşları unutturan, başarısızlıkların en kolay biçimiyle gizlendiği ileri demokrasi modelleri…
Eyyyyyy diye başlayıp, ne yaparsanız yapın diye sonlanan…
Ülke gerçeklerini bilinçli bir tercihle sulandıran aydıncıkların, köşe yazarı olduğunu sanan ilişikler, zihnimizle alay ettiğini düşünürken,
İnsanın işi gücü bırakıp “çerezci geldiiiiii yyyyyyaaaaaaa!” diye bağırası geliyor...

27.05.2015 (Murad DEMİRKOL)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Gündemin Değişmeyen Sancısı

Savaşan Güç - Savaşan Yoksulluk

Bireyin Seçimi

Yığın ve Demokrasi

Güç ve Kaos

Yangın Yeri

Savaş Çılgınlığı

Seçim Tercihi

Algı ve Gerçeklik

İşgal Edilen Zihinler...

Büyük İnsanlık

Algı Yönetimi

Seçilemeyen Kurgu

Seçimin Seçilemeyen Gölgesi

İktidarsız Medya ve Savaş Tamtamları

Korku Toplumu ve Alternatifsiz Kaygı

Seçilmiş Yoksulluk

8 Mart, Umut Ve Tahta Bacak Frida