Algı ve Gerçeklik

Murad DEMİRKOL

Algı ve Gerçeklik

 

 

Bir ülkenin yoksulluğu, işsizliği ve daha birçok hayati meselesi nasıl kamufle edilir?

Ailenin ve bireyin yaşadığı travmalar…

Çocuk gelinler,

Çocuk işçiler,

Kadına şiddet,

Korku, endişe…

Bir toplum, algıyla süslenip, gerçekten nasıl uzaklaştırılır?

 

Siyasal algı; “İçinde bulunduğumuz durumu, farklı bir biçimde hissetmenize sebep olan, yönelim anlamına da gelebilir…

Bunun en sık gündeme geleni de siyasal duygu sömürüsü… Ayrıştırıcı söylemler ve

Onlar, biz diye kamplaştırılan zihinler…

 

Oysa inançları farklı olsa da, insanların yoksulluğu aynı, asgari ücreti, sofrasındaki eksilme, çocuğunda ki burukluk aynı…

Bu ülkede yaşayan farklı inançtan insanların, dostluğu da, komşuluğu da aynı…

Bakışları, hüznü, sevinci, düğünü, cenazesi, kısacası gelenekleri aynı…

Somada ölen işçinin annesiyle

Ermenek’te ölen işçinin eşi aynı

Şiddete maruz kalan kadınlarla

Çocuk gelinler…

 

Mesele, hüznüyle ağladığımız, sevinciyle neşelendiğimiz bu ortaklığı ayrıştıranlarda…  siyasi rant uğruna, insanların özgür iradesini seçim malzemesi yapanlarda…  

 

Koltuk için ayrışmayı körükleyen ve çemberinden taşan oyları yeniden toparlamak isteyenler, algısal yönlendirmenin doruğunda geziniyor…

Miting alanları her zamanki gibi, halkı kutuplaştıran ifadelerle inliyor… Hedef alınmaktan, ülkeyi çekemeyenlerden, düşmanlardan, hainlerden, “kimse sabrımızı zorlamasın” gibi yüksek seslerle inliyor…

Sonrası malum… Saldırıya uğrayan partiler, yuhalatılan siyasiler, karşı karşıya gelen guruplar, kasetler, yalanlar… Kısacası, hazımsız geri dönüşler…

 

En dikkat çekici olanı da, gündemi zorlayacak düşmanlar yaratmakla başlıyor…

Karşıt kavramlar üzerinden abartılı ifadeler seçilip, bozguncu bireyler ya da bozguncu kurumlardan bahsediliyor. Algıda seçimsizlik bir bakıma...

 

İnsanların gündemini kontrol etmek için bu ve buna benzer birçok söylence, her seçim sürecinde yaşanıyor fakat bu seferki, hayatımızın dibine işleyip, zihnimizin normal akışını zorluyor...

 

 

İş çığrığından öyle bir çıkmış ki,  

 

Hayat şartlarının gerektirdiği kadar zam isteyen memur,

Taşeronlaştırılmaya karşı çıkan işçi

Sesini yükselten bireysel bir protestocu,

Ataması yapılmadığı için çileden çıkan bir öğretmen adayı, 

Savaş karşıtı bir eylem

Nükleer karşıtı protesto

Sendikaya üye olup da işten atılanların sorunlarını gündeme getiren sendikacı

Aykırı bir yazar, tiyatrocu, müzisyen, sanatçı

Maden işçisi, metal işçisi, grevde ki işçi bile bu kapsamda değerlendirilir…

 

Aç, açın halinden anlamayacak duruma getirilir…

 

Bunlarda işe yaramazsa, köşe tutmuş kalemciklerden istenen acil kodlu yardım ve gündem oluşturma çılgınlığı devreye girer…

Ataç medya, halkın kafasını karıştırmak için ellerindeki bütün imkânları seferber eder. Söylencelerini halkın arasına sokarak, son ana kadar kanıksatmaya çalışır.

 

Gelişen ve büyüyen ülke… 

Misliyle karşılık verdik…

İşsizlik oranı düşüyor…

Sağlık sisteminde mucizeler…

Ekranların oynak enflasyon oranları…

IMF kapımızda ve daha niceleri…

 

Her taşın altında algı teorisi aramamak gerekir ama tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de değişen bir şey yok…

 

Her seçim sürecinde milli duyguları kabartmak için,

Diz çöktürdük!

İstediğimiz aldık!

Yumruğumuzu masaya vurduk!

Onlar…!

Bunlar…!

vs… vs…

 

Bu ve buna benzer söylenceler çoğaldıkça, halkın kafası iyice karışır…

Gerçek işsizlik rakamları

Savaş çığırtkanlıkları

Şiddet,

Asgari ücret ve gelir adaletsizliği

Yerlerden sürüklenen öğrenciler, işçiler, tekmelenen maden işçisi, memurlar, sümen altı bir algıyla gizlenir…

 

Umarım ülkem,

Bireyin özgür sesiyle

Özgür ve bilinçli tercihiyle

Güneşli bir Haziran’la düzelecek…

 

Murad DEMİRKOL

20.05.2015 (Murad DEMİRKOL)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Gündemin Değişmeyen Sancısı

Savaşan Güç - Savaşan Yoksulluk

Bireyin Seçimi

Yığın ve Demokrasi

Güç ve Kaos

Yangın Yeri

Savaş Çılgınlığı

Seçim Tercihi

Beyaz Leblebi...

İşgal Edilen Zihinler...

Büyük İnsanlık

Algı Yönetimi

Seçilemeyen Kurgu

Seçimin Seçilemeyen Gölgesi

İktidarsız Medya ve Savaş Tamtamları

Korku Toplumu ve Alternatifsiz Kaygı

Seçilmiş Yoksulluk

8 Mart, Umut Ve Tahta Bacak Frida