AKP Cadı Avını Kimden Öğrendi

A. Mümtaz İdil

AKP Cadı Avını Kimden Öğrendi

Başkan: “Adınız?”
Stander: “Lionel Stander.”
Başkan: “Biz şunu öğrenmek istiyoruz…”
Stander: “Neyi öğrenmek istiyorsunuz?”
Başkan: “Sizden bilgi almak…”
Stander: “Vereyim.. İstediğiniz bilgileri vereyim. Kimlerin yıkıcı çalışmalarda bulunduğunu söyleyeyim. Birtakım fanatikler var. Amerikan Anayasasını hiçe sayıyorlar. Sanatçıları özgürlüklerinden ediyorlar. Yasa tanımıyorlar. Adlarını vereyim mi? Hepsi ırkçı. Zencilerden tiksiniyorlar. Bu herifler…”
Başkan: “Komitemize kimse hakaret edemez.”
Stander: “Hakaret mi? Ben bildiğim yıkıcı çalışmaları anlatıyorum.”
Clardy: “Komünist Parti’ye hiç üye oldunuz mu?”
Stander: “Bakın, bir sürü tanık dinlediniz. Hepsi başlarını döve döve ‘Ah, ben bir zamanlar komünisttim, ama ne yaptığımı bilmiyordum, pişman oldum,’ diye sızlandılar. Beni o muhbirlerle, o aşağılık herflerle, o psikopatlarla bir tutmayın.”
Başkan: “Soruyu cevaplandırmayacak mısınız?”
Stander: “Anayasanın bana verdiği hakkı kullanacağım… ve cevaplandırmayacağım. Kara listeler düzenleyerek, yıkıcı çalışmalarda bulunan, sanata sansür koymaya çalışan fanatiklere yardımcı oluyorsunuz. Ben düşünce özgürlüğüne inanırım. Anayasaya inanırım. Anayasa sorularınıza cevap vermem için zorlamıyor beni.”
Tavenner: “Başka bir şey sormak…”
Stander: “Hiç zahmet etmeyin, cevap vermeyeceğim.” (1)
1917 Sovyet Devrimi gerçekleştiğinde tüm dünyada yarattığı domino etkisini en çok da ABD üzerinde gösterdi. ABD’yi bir “komünizm” korkusu sardı. Bu korku öyle üst düzeylere çıktı ki, 1919 yılında Başsavcı Mitchell Palmer önderliğinde bir “solcu avı” başlatıldı. Ulusal bir korku tüm ülkeye şırınga edildi, herkesin “komünist” olabileceği konusunda bir izlenim yaratıldı.
1919 yılında bu biraz makul görülebilirdi, zira Sovyet Devrimi çok yeni gerçekleşmişti ve ABD de kapitalizmin beşiği olarak bu dalgadan kendini korumak istiyordu.
Ama iş ekonominin batma noktasına gelen 1929-30 kriz dönemine rastladığında iş ciddileşti. Gerçekten ekonomisi tam bir batağa saplanan ABD, ülkedeki hareketlenmeleri bastırabilmek için işi daha sıkı tutmaya karar verdi. Bir yandan ekonomik kriz ile uğraşırken bir de toplumsal başkaldırılarla uğraşacak hali yoktu ABD’nin.
1930 yılında Temsilciler Meclisi’ne bağlı ilk komite kuruldu. Hamilton Fish başkanlığında kurulan bu komiteye de başkanın adı verildi: Hamilton Fish Komitesi. Komite, “ABD sınırları içinde yalnızca komünistlerin peşinde olduğunu” açıkladı. Bu arada Temsilciler Meclisi üyelerinden Samuel Dickstein, asıl tehlikenin Nasyonal Sosyalizm olduğunu öne sürerek, bir komite de Nazizim ile mücadele için kurulması gerektiğini savundu, ama kimse yüz vermedi.
Komite, “Yaşam, Sovyet Rusya ile bir savaştır” sloganını yaymaya başladı. Bu slogan elbette tek başına yeterli değildi. Hemen ardından, Sovyetler Birliği’nin ABD’yi ele geçirmek için geniş bir casusluk şebekesi kurduğu korkusu yaygılaştırıldı. Ülke içinde komünizme sempati duyan herkesin aynı zamanda Sovyet ajanı olduğu iddiası ortaya atıldı ve düğmeye basıldı.
İkinci Dünya Savaşı’nın araya girmesiyle bu cadı avı hızını kesti. Zira ABD, can düşmanı olarak da görse, savaş sırasında Sovyetler Birliği ile işbirliğine girmek zorunda kaldı. Hitler’e karşı her iki devlet de müttefik olarak savaştılar.
Mac Arthur savaşın bitiminden hemen sonra, yani 1945 yılında Rusların Nazilerden daha büyük bir tehlike olduğunu öne sürdü. Avrupa’da savaş bittiği halde, Amerika ve Rusya’nın birbirine düşmesi, ABD’nin Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atom bombası atmasına yol açtı ve iki yüz binden fazla insan anında öldü.
Savaş sonrası Amerika’ya Karşı Çalışmaları Araştırma Komitesi diye bir komite kuruldu ve ülkedeki sanatçılar, sinema oyuncuları, gazeteciler, kültür adamları, aydınlar, sendikalar hakkında geniş çapta bir soruşturma başlatıldı. Bu soruşturmalarda hiçbir delile dayalı olmadan suçlananlar işsiz kaldılar, hapse atıldılar ve yoksulluk çekmeye mahkum edilerek itibarsızlaştırıldılar, ötekileştirildiler.
Onurlu aydınlar, Anayasa’nın kendilerine verdiği hakka dayanarak tanıklık etmemekte direndiler ve bunun sonucunda “Komiteyi aşağılamak”suçundan hapse atıldılar.
Bu arada soruşturmayı yürütenlerin başında, daha sonradan ABD Başkanı olan Richard Nixon, soruşturanların arasında da yine daha sonra ABD Başkanı olan Ronald Regan vardı.
Tam bu sırada olaya Senatör McCharty el attı. İşi daha ileri boyutlara götürerek, komünistlerin devlet dairelerine bile sızdığını öne sürerek yeni bir “cadı avı" başlattı. Rosenbergler işte bu “cadı avı” sonucunda elektrikli sandalyede idam edildiler.
Türkiye’de bir ihbar telefonu ve ardından Mehmet Baransu tarafından savcılığa teslim edilen bir bavul belgenin teslimiyle düğmeye basıldı ve McCharty dönemine benzer bir cadı avı başlatıldı. McCharty dönemine benziyordu, çünkü tıpkı o dönemde mahkemelerde alınan ifadelerde olduğu gibi, savcılığın elinde somut deliller bulunmuyordu. Bu sorgulama daha çok sanatçıların birbirini ihbar etmeye zorlanması üzerine kuruluydu.
Komite’yi terleten isimler de vardı. Eisler kardeşlerden Gerthart Eisler 25 Ocak 1947 tarihinde çıkarıldığı mahkemeye açıkça kafa tutuyor, yemin etmiyor ve sonuçta Washington ceza evine oradan da Ellis adasına götürülüyordu.
Lilian Hellman, Paul Robeson gibi onurlu sanatçılar, Komite’ye karşı dik durdular ve hiç taviz vermediler. Onların mahkeme tutanakları dünyada sanatçıların onuru olarak tarihe geçti. Ama mahkemeye çıkan sanatçıların çoğu bir başkasını ihbar ederek ve kendilerinin komünizmden nefret ettiğini söyleyerek “af diledi”, bağışlandı.
Gelelim bizim dünyamıza: Fazıl Say gibi bazı sanatçılar için soruşturmalar açıldı, kimileri için devam ediyor belki, ama bizdeki sanatçıların çoğu Başbakan’a ve onun McCharty benzeri mahkemelerine biat etti, muhbir vatandaşlar türedi, gizli tanıklarla insanların hayatıyla oynandı. Sanatçılarımızdan tık çıkmadı.
Mehmet Ali Alabora hakkında “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne karşı silahlı isyan” suçunu işlediği gerekçesiyle soruşturma yürütülmesi ve hakkında 20 yıl hapis talebiyle dava açılması geldiğimiz son nokta.
Hedefi bizzat Başbakan gösterdi, savcılık ve mahkeme bunu yerine getirmek için kolları sıvadı.
Birçok insanın gözünde M.Ali Alabora olayı bir Lionel Stander, Paul Robeson, Lillian Helman vakasıdır ve onurlu duruşu ile yüreklerde yerini almıştır.
Ronald Regan, Robert Taylor, Gary Cooper, Edward G.Robinson, Elia Kazan gibi dünyaca ünlü oyuncu ve yönetmenler ise bizdeki Yılmaz Erdoğan, Hülya Koçyiğit, Lale Mansur, Orhan Gencebay, Adalet Ağaoğlu gibi hareket etmiş ve ABD hükümetine payandalık yapmışlar.
Tarık Akan, Rutkay Aziz gibi dik duran sanatçıların da önüne geçen Mehmet Ali Alabora’yı büyük bir olasılıkla, tıpkı ABD’deki McCharty döneminde olduğu gibi “arkadaşı” olan diğer “yetmez ama evetçi”lerin ifadeleriyle yargılayacaklar.
Onların seve seve tanıklık edeceğinden ise hiç kuşkum yok. Hiçbiri Lillian Helman gibi, “Beni başkaları hakkında konuşturamazsınız, kendi düşüncelerim dışında kimseyle ilgili tek söz etmem,” demeyecektir. Hiçbiri mahkemeye çağrıldığında Paul Robeson gibi savcı Arens’e, “Bir dakika. Ben de sizin kim olduğunuzu sorabilir miyim” diye sormayacaktır. “Göreviniz,” demeyecektir.
Tarih dik duruşlu sanatçıları “şöhretinden” ve “özgürlüğünden” etmiş de olabilir, ama isimlerini şöhret basamaklarının yaldızlı parıltısında tırmananlar gibi çöplüğe atmamıştır.
Bizde de aynısı olacak elbette.
Göreceğiz.

25.07.2020 (A. Mümtaz İdil)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

İdam tartışmalarına hiç bu açıdan bakmadınız

Hala çözülemeyen cinayet

SMS diliyle Anna Karenina

Tek rüzgar buradan geliyor

3. Dünya Savaşı buradan çıkmaz

Vezir'in yetkileri Şah'a devredilse satranç nasıl bir oyun olurdu.Başkanlığı Birde Böyle Okuyun

Yaşantımızı "Evet" ile "Hayır" arasına sıkıştıranlara inat

KİTAPLAR SUÇ ALETİ OLURSA...

BENİ KRALDAN DAHA YETKİLİ KILIN

Referandumlardan hep bu sonuç çıkıyor

Hammurabi kanunları bile daha insaflı

Bilinmeyen Marlon Brando

İşte yine yakalandın alçak!

" Fidel Arkadaşımdı"

Türbanlılar TÜYAP'ta en çok hangi kitapları aldı

Ölüm... Seni yazmak hep bana mı düşecek

Emre Kongar'ın odasında unuttuğum mektup

Terk ettim...

İşte Gerçek Bu...

Mastroianni ve Cep Telefonu

Asrın satranç maçı Erdoğan: Beyaz, Fethullah: Siyah

Hollywood'u ilk kim boyadı

Mastroianni, Connery ve Tarık Akan

Adım adım anarşizme

Erdoğan'ın tek şansı kaldı

ABD bugüne kadar başarısız olmamıştı

Erdoğan, dimdik ayakta kalacağını sanıyordu

Erdoğan tarihe nasıl geçmek istiyor

Numan Kurtulmuş’un pervasızlığı nereden geliyor

Zarrab olayı öyle bir patlayacak ki, bazıları Nagazaki ya da Hiroşima'yı arayacak..

Soruyorum: Topyekün savaşı istiyor musunuz?

Binali Yıldırım bunalacak ve bir süre sonra istifa etmek zorunda kalacak .göreceksiniz

Günün özeti...

O ülkeyi düşük profilli başbakan yönetmişti

ABD kimin başkan olmasını istiyor

Attila Özdemiroğlu'nu yazdı.Kanser yakamıza yapıştı hep güzel insanlarımızı seçiyor

Yandaş gazetecilik tarihinin en önemli örnekleri ne zaman ortaya çıktı

Yandaşlara basın tarihi dersi

En çok satan gazetenin yazarları da bunu diyorsa bırakalım gidelim ülkeyi

Bu diktatör size çok tanıdık gelecek

Cezayir ' kurtarıcı 'olarak bir diktatöre sığınınca neler olmuştu

Marks'tan sonra en büyük beyindi

İslamiyet'teki bu 'mezhep kavgaları'yüzyıllar sürmeyecek

Tek tek avlıyorlar hepimizi

Editörden: Göreve davet ...

Kara Yorgi

Seçimin asıl galibi sosyal medyadır

Alis kâbuslar diyarında

Kadınların umutları ne zaman çiçeğe duracak

SENİ ESKİMEYEN YAŞLI ELLERİNDEN TANIDIM

Çetin Altan ' Kandırıldığını bile anlayamadan ' veda etti

On gün neredeydin be kadın!

IŞİD'i bir kenara koyun yapanı kutladığına göre...

Artık korkmuyorum Vehbi, arayabilirsin...

Dengesiz

1 Kasım kaosuna doğru adım adım

Neydi Rosenbergler olayı?

Müzik ve dans devrimdir

BİR EYLÜL SABAHIYDI ŞEYTANIN KIPIRDANMAYA BAŞLADIĞI GÜN

Anayasayı ortadan kaldırmak istiyorsunuz

Yanılıyorsun Cemil Bayık

Kavramları pistoletle vuramazsın Yiğit...

Uğur Mumcu hiç beklemediğim bir şey yaptı

Gelen gideni aratır kuralını yaşayacağız gibi.

DARBE KELİMESİNİN İÇİNİ BOŞALTIRSANIZ, YERİNİ DEVRİM ALIR

Osmanlıcayı biz öğreniriz, siz önce Türkçe öğrenin

Rennan Pekünlü

SOSYALİST DEVLET BÖYLE OLUR İŞTE

Halit Çelenk

Unuturuz, çok çabuk unuturuz. Yeni felaketler gelinceye kadar.

Reza Zarrab kaç Faust'u zehirledi

Erdoğan; Berkin'i en azından mezarında rahat bırak

Floransa'dan İstanbul'a uzanan cinayetin içyüzü

IŞİD'ten Spartacus taktiği

Taha Akyol'un konukları bu sorulara yanıt veremiyor

Türk siyasetindeki zarafeti kim bitirdi

Bırakın o polisler bedelini ödesin

Bazı Arkadaşlarım Kemal Kılıçdaroğlu'na bu kadar yüklendiğimi sorguluyor

Şimdi öldüm ve cennetteyim

Bizim kuşak kaybolup gitti

Başbakanlık'ı onun Kürtçe şarkılarıyla inlettik

Gece bu mevsimde karabasan gibi çökmüyor

muhalefetin aklına gelmemiş olması mümkün mü

SOMA ÖNCESİ, ÇOK ÖNCESİ BİR YAZI

BİR İNAT UĞRUNA CUMHURBAŞKANI DAYATMASI

Madımak yobazlar kadar sosyal demokratların da katliamıdır

21 Milletvekili ve BlackJack Örneği

EMine Ülker Tarhan'ın Adaylığı...

Güldal Mumcu, Uğur Mumcu , Ekmeleddin İhsanoğlu

Düzgün bir aday göster, kaybet

Bunu yazmadan edemeyeceğim.

İşler tuhaflaşıyor.

Gelelim şu bayrak indirme işine.

Yanılmışım..

Enver Aysever- Sırrı Süreyya Önder Üzerine

PİRUS ZAFERİ

UTANMADIN MI HASAN KARAKAYA?

Ali İsmail'i eve gönderen doktor hala hastalara ilaç yazıyor

BEKİR BOZDAĞ ARTIK NEMESİS'TİR GERİSİ BOŞ

'HAVA KURŞUN GİBİ AĞIR...'

İran'ın paralel devleti neler yapmıştı

Dünya ülkeleri arasında yolsuzlukta durumumuz ne

O kutunun içinde bilmek istemeyeceğiniz şeyler var

DIŞARI DEĞİL, İÇERİ BAKIN

Çarşı'ya yapmadıkları bir bu kalmıştı

Dostoyevski verdiği o sözü niye tutmadı

CHP'nin ABD seyahati geleceğini belirleyecek

Muhalefet rahatını bozmak istemiyor

AKP- Cemaat kavgası Katolik- Protestan kavgası

Eminağaoğlu'na polis tuzağı

Kiraz resmi yapıyorsan kuşlar için yapma

Haddinizi bilin. Yalakalığın sonu ayakçılıktır

İran'ı öpüp başınıza koyun

Ekim Devrimi'nden alacağınız çok ders var

O devlet başkanı Che Guevara'yı neden ziyaret etmişti

' O o..pu Cumhuriyeti başlarına yıkacağız '

Hâlâ bunlardan utanmıyorsan Koyver Türkiye'yi rahvan gitsin

SİLİVRİ ÖLÜLER EVİ

Bu Nobel ödülü muhteşem bir dönüşün habercisidir

Devlet sanatçısı bal gibi olur

O kadar çok kendinde çoğaldın ki...

DERSİM VALİSİ KİM OLUR DERSİNİZ?

Çarşı o maçta hangi sloganı atardı

Bu tartışmaları Türkiye'de asla göremezsiniz

Ali İsmail'in annesi: Utana utana yaşasınlar..

Türkiye yeni bir parti ile Suriye oyununa dahil edilir mi ?

Ulusal Kanal ve Halk tv'ye bu filmleri öneriyorum

AKP TRAMVAYDAN İNDİ, MUHALEFET TREN İSTASYONUNDA TRAMVAY BEKLİYOR

Hangi partilerin karnesinde koca bir sıfır var

Ali'yi bir avukat ordusu savunmalı, yoksa...

İspanya İç savaşı ile Gezi direnişinin ne ilişkisi var

Erdoğan'ın Çapı Yetmedi: Konu Mısır...

İşte bu dönemin unutulmayacak isimleri

Bundan sonra Tarhan değil CHP düşünsün

Duran adamlar akil adamları geçti

AKP bundan sonra ne yapacak

Günü kurtarabilirsin yarını asla

Şapkadan hangi renk tavşan çıkacak?

Masaya biranın dökülüşünü koydu

Sözün Bittiği Yer: Suriye'de şehit olan Türkler var"

Filmci Genel Kurmay Başkanımız

Gündem Değiştirmek için , Bu kadar da aşağılara inilir mi?

CHP'ye biraz anarşizm lazım

Murat Bardakçı Eyfel'i yıkıp avm yapar mı ?

Doğru dürüst yanıt verin Sayın Vali

YANLIŞ ZAMANDA YANLIŞ YERDE OLMAK

ABD' DEN EN SERT FIRÇA

Bu karar Fazıl Say'ın susturulmasıdır

Akil adamlar Erdoğan'ın Goebbelsler'i mi

Akil değil sakil adamlar

LEONARDO DA VİNCİ DÖNEMİ BİTTİ...

Dört Bir Taraf müzikten ne anlar

BÖYLE BİR SAHAF VAR MI SİZDE?

ATA SOYER...

Yazar olmak isteyenler bu yazıyı okusun

' ŞEYTAN DÜN BURADAYDI '

HASAN PAŞA KÜTÜPHANESİ

HESAPLAŞMA...

Merhaba...