Ah Sevgilim, Aşkım Benim! 14 Şubat’ta Nerelere Gidelim?

Vildan Sevil

Ah Sevgilim, Aşkım Benim! 14 Şubat’ta Nerelere Gidelim?

ÖNEMLİ NOT: Yazarımız Sayın Vildan Sevil, rahatsızlığı nedeniyle yazılarına bir süre ara vermişti. Bugün Sevgililer Güne nedeniyle Vildan Sevil'in çok okunan yazılarından birini tekrar yayımlıyoruz...

(AŞK, SEVGİ! Metalaşmanın, törelerin tutsaklığından kurtulacak elbet bir gün...

 
ERKEKLER de, ancak KADINLARın özgürleşmesiyle erkek köleliğinden kurtulacak elbet birgün... 


KADIN ve ERKEK bedenleri, ruhları birleşecek. Özgür ve bağlı, bütün ve ayrı BİLEŞİMİNİN nasıl mucizeler yaratacağını işte o gün görecek insanlık.


Gezegenimizi yok ettirmezsek kapitalizme, o gün gelecek! GELECEK!


Bu umutlarla, dileklerle 2017 SEVGİLİLER GÜNÜnüzü kutluyorum.)

Sevgilim!  Aklımdan, yüreğimden çıkmadığını biliyorsun. Ben de biliyorum aklının yüreğinin derinliğindeki yerimi.

Şükürler olsun, yetmişlere merdiven dayadığımız şu zamanlarda bizden bu aşkı esirgemeyen yüce Rabbime.

Şimdi ben ne yapayım? Olmayan paracıklarımla sana neler alayım? Litresi 5,5 TL’ye vuran benzinle seni arabama  atıp nerelere gidelim?  Kredi çekip bir sürpriz hazırlasam aşkımız daha  büyür mü diye aklıma gelmiyor değil hani ama kızarsın biliyorum.

Bilirim sürprizin büyüğü senden gelecektir.  Denizde kum sende para… Esirgemezsin biliyorum. Ne ki aşkım öyle görkemli ki günlerdir heyecandan gecem gündüzüme karıştı, kabıma sığamıyor, düşünmeden yapamıyorum.

Biliyorsun meraklı mı meraklı biriyimdir. Buna karşın “Bu büyük gün nereden çıkmış da beni böyle heyecana gark ediyor?” bu yaşta diye araştırmak ancak aklıma geldi. Demek ki bu yaşıma kadar böyle bir aşk yaşamamış, bu mutlu günün kökenini merak etmemişim. 

Ortalıkta bin bir tehlike kol gezerken, ülkemiz elden giderken, şehit yavrularımızın tabutları dizi dizi baba evlerine uğurlanırken bana bunları birkaç günlüğüne olsa da unutturan, şu dünyada kalan az zamanımda bu aşkı tattıran Rabbime tekrar bin şükür.

……………………………….

Sevgililer Günü’nün kökenine dair söylenceler pek çok bir taneciğim.

Çok çok eski tarihlerden bu yana, Şubat ayı bahara, berekete hazırlık ayıdır. Sümerler’de adı sonradan Temmuz’a dönüşecek ve Nevruz’un kökeni olacak Dimuzu, Şubat’ta filizlenen ağaçlarda gizlenir, bereketi temsil ederdi. Sümerler’in en önemli tanrıçası İnanna Dimuzu ile evlenir.(Muazzez İlmiye Çığ’dan öğrendiklerime de dayanarak ben Sevgililer Günü’nün kökenini kendi yorumumla bu kadar geriye çektim. Muazzez Hoca’ya özür borçluyum.)

Diğer söylencelerden birisi, Antik Yunan’da Zeus ile Hera’nın Gamelyon adı verilen Ocak-Şubat döneminde evlendiğini söylüyor, bu dönem evliliğin kutsanmasına adanıyor. Bilen bilir, Akad, Sümer mitolojisi, ardından gelen tüm mitolojilere, dinlere kaynak olmuştur.

15 Şubat, Yunan  Mitolojisinin ad değiştirerek neredeyse kopyası olan Roma Mitolojisinde, bereket tanrısı Lupercus’a adanmıştı. Rahipler keçi kurban ederler, şarap eşliğinde etler yenir, derisini ellerine alıp sokaklarda dolaşırlardı. Genç kızlar da doğurganlıklarını korumak, arttırmak için koşturup bu deriye dokunurlardı.  Bir gün önce 14 Şubat’ta ise bu kutsal güne ön hazırlık yapılır, bekâr kız ve erkeklerin adlarının yazıldığı kâğıtlarla kuralar çekilir, çiftler belirlenir, kutsal birliktelikler oluşturuldu. Bayram günü ise sıra, kurban derisine dokunarak doğurganlığın, üremenin arttırılmasına yönelik ritüellere gelirdi.

Tek Tanrılı ikinci din Hristiyanlık  yayıldıkça zavallı antik tanrıların da ömrü bitmişti. Artık baba-oğul-kutsal ruh vardı. Ama antik kalıtı tümüyle yok etmek  mümkün mü? Nasıl Dimuzu-Temmuz-Nevruz olup da bugünlere geldiyse Lucertus’un bayramı da yüzyıllarca yaşadı. 

M.S. 469’da papa, Lucertus’un bayramını yasakladı. Lucertus iyice toplumsal belleğin mezarlığına gömüldü sanıldı, yerine yalnızca kura çekilişini bıraktı Papa. Kurada da Azizlerin isimleri yazılıydı. Anaerkilden ataerkilliğe, eş zamanlı olarak da sınıfsız toplumdan sınıflı topluma, giderek sömürücülerin yönettiği, tek tanrılı dinlerin ortaya çıkışıyla kadın, toplum dışına itilmeye çoktan başlamıştı. 

Papa, çekilişi yalnızca erkeklerin yapmasına izin vererek neyi amaçlamıştı?  Hristiyan teolojisinde o tarihe kadar Samiriyeli Fotin, Mısırlı Maria gibi az sayıda azizeye rastlansa da kuraya onların adlarının yazılmaması kadının dışlanmasına, erkeğin yüceltilmesine, iki cinsi ayırarak o güne değin arkaik bir kalıt olarak doğadan kopmamış, aşkın daha saf halinin dışlanmasına yönelik sayılamaz mı?  Bunları ve kurada mecburen aziz adı çeken erkekler o Azizlerden ne umuyorlardı,  bilmiyorum.

 Toplumsal bellek durur mu?

14.Yüzyıla gelindiğinde başka bir söylence yavaş yavaş olgunlaşıp yaygınlaşmıştı. 14 Şubat tarihi de Hristiyanlığın yayılış döneminde, inancından ötürü katledilen Aziz Valentine Günü oldu. Romalılar döneminde Valentine, zindanlara atılmış, işkencelerden geçmiş, öldürüleceğini anlamış; gardiyanının kız kardeşinin eline "Valentine'ninden"  yazan bir aşk notu tutuşturmuştu. Meğer tutsaklığında ona aşık olmuş Valentine.

Aşk bu! Azizdi, azizeydi dinler mi? Aşk geri dönüyordu işte. Toplum onu çağırıyordu.

 

İnananlarına cennette huri, gılman vaat etmeyen Hristiyanlık, Ortaçağ boyunca kadınları aşağıladı, “Cadı” dedi yaktı. Kadınların bekâret hakkını kocaya değil, emrinde çalıştıkları feodal beylere sundu. Ardından gelen İslamiyet de süreç içinde kadınları itip kakmaya, örtmeye, eve kapamaya devam etti, kadına itaati, itaat etmezse zulmü reva gördü. Recm denilen geleneği icat edip kuma gömerek  taşlamaya kadar vardırdı işi.  

Günümüzde ise cennetteki hurileri, gılmanları da aşmadık mı? Kadını, eşi geçtik.  Cenneti de bekleyemez olduk. Yurtlarda, vakıflarda, Kuran Kurslarında  kız oğlan demeden sübyanın, kendi evladının cinselliğini yeryüzü nimetlerinden saymaya başlamadık mı?

Söylenceler bitmiyor sevgilim. Daha çok var. Tarihsel akışta aralarında  bağ kurabildiğim söylencelerdir  bu aktardıklarım.

………………………… 

1800’lerden günümüze 14 Şubat…

Kapitalizm doğdu, gelişiyor. Bunalımlara giriyor çıkıyor, diriliyor, sömürüyor, semiriyor… Sömürüp semirdikçe güçleniyor ama temel dürtüsü KÂR.

Plansız programsız, açlık yoksulluk pahasına KÂR…Tükettir, KÂR et… Tükettir KÂR et…

Silah tüket, insan öldür, çocuk bebek öldür, tüket; KÂR et…

Doğayı katlet, KÂR et…

Bunaldıkça vahşileş, vahşileştikçe korkut, sustur; KÂR et…

Sıkıştıkça, bunaldıkça ahlakı parçala un ufak et, din ile yoğur, beyinlerin yeni gıdası olarak piyasaya sür.

Beyinlerle penisler yer değiştirsin. Kadın, çocuk, bebek, demeden öyle bir şehvetle yoğur ki erkekler ve kimi kadınlar, Allah’ın emri olduğuna inandırsınlar kendilerini. Başka bir şey düşünemez, soramaz, sorgulayamaz olmaları için ticarete it onları. Kadının, çocuk ruhunun, bedeninin ticaretini yap, tüket, tüket, tüket…

KÂR et. KÂR et. KÂR et. 

Dünyanın dört bir yanında birikmiş sermayenle, ortaklıkların ve ortaklarınla destekle onları. Kazın geleceği yerden tavuğu esirgemezsin elbette. Önüne çıkıp da “HÖT” diyenin, # HAYIR  diyenin canına oku.

Senin adın KAPİTALİZM.

Ne doğayla ilişkisini koparmamış İnanna’yla Temmuz ne de Lucertus’sun sen.

Senin adın Kapitalizm. Teknolojinle, biliminle, görünür görünmez parasal gücünle yeraltında sinsice yaşayıp yeryüzünde kuklalar oynatan, beyinlerle oynayan zamane HAYALİ’sisin sen.

Şimdi git, ferman eyle insanlara:

Aşk dediğin artık paradır, KÂRdır. Aşkın ispatı bol bol para harcamaktır.

Git!... Cicili bicili vitrinlerden armağanlar seç! Otellerden otel beğen! Gez toz eğlen!

TÜKET… TÜKET… TÜKET…

………………………………………………..

Ah Sevgilim, aşkım benim!

Haydi koş gel!

14 Şubat’ta Nerelere Gidelim?

Tek taşı almıştın, üç taşı almıştın. Kasa kasa mücevherleri koyacak yer  kalmadı. Gidip görmediğimiz, tıka basa doymadığımız, vurup çalıp oynamadığımız yer de kalmadı.

Gel sevgilim gel!

Yok edilmeden şu çamlı dağlar, alıp başımızı varalım yamaçlarına…

Yok edilmeden şu altın kumsal, sarılıp yürüyelim poyraz saçlarımızı birbirine dolarken.

Çakıllardan beş tane renkli taş almayı da unutma sakın.

Akşam olunca beş taş oynarız evimizde.

Ne Dersin?

Hani şairler şairi Nazım Hikmet’i onun dilinden yadederken.  Tastamam öyle işte sevgilim.

Üstümüze üstümüze yaklaşan alevlere #HAYIR derken,  sokaklarımıza yürüyen kan seline #HAYIR derken yani.

Yani Nazım gibi. Yani “Henüz vakit varken gülüm”

“HENÜZ VAKİT VARKEN GÜLÜM
Henüz vakit varken, gülüm 
Paris yanıp yıkılmadan, 
henüz vakit varken, gülüm, 
yüreğim dalındayken henüz, 
ben bir gece, şu Mayıs gecelerinden biri 
Volter rıhtımında dayayıp seni duvara 
öpmeliyim ağzından 
sonra dönüp yüzümüzü Notrdam'a 
çiçeğini seyretmeliyiz onun, 
birden bana sarılmalısın, gülüm, 
korkudan, hayretten, sevinçten 
ve de sessiz sessiz ağlamalısın, 
yıldızlar da çiselemeli, 
incecikten bir yağmurla karışarak. 
Henüz vakit varken, gülüm, 
Paris yanıp yıkılmadan, 
henüz vakit varken, gülüm, 
yüreğim dalındayken henüz,

…………”

12.02.2017

Vildan Sevil

 

14.02.2021 (Vildan Sevil)

Yorumlar (1)

Yorum Yaz
Sayın Vildan Hanım şu anda öğrenmiş bulunmaktayım çok değerli oğlunuzun vefat haberini Nasıl anlatacağımı bilemiyorum çok üzgünüm Oğlumun danışanı ağabeyi çok sevgi ve saygı duyduğu büyüğüydü Oğlum haber verdi çok üzgün haberimiz olmadığı için Yanınızda olamadık Allah rahmet eylesın Ruhu şad olsun Emrenin hayatında çok büyük yeri vardır Çok şey borçluyuz Allah size dayanma gücü versin Sevgilerimle Dr Hülya Kültür Özel Başarı Hast Küçükköy İstanbul
Hülya Kültür11 Kas 2019 15:04:35

DİĞER YAZILAR

Oy Madımak, Madımak! Sen Artık Türkülerle Değil, Ateşlerle Anılmaktasın..

SEÇİM SONUCU: UMUT SERPİLDİ, BOY VERDİ

Ceren'in Katili Kim ?

“KUŞLAR HAYAL DEĞİLDİR”

KORKULARIMIZIN VE ÖFKEMİZİN DİLİ

SÖZCÜKLERİN İÇ SESLERİNİ DİNLEMEK

Saltuk anısına

Bu dünya kimseye kalmadı.

KANADA'da EĞİTİM ve DEVLETİN ÖZRÜ BİR ANT

Tahir Elçi ve KENDİ masumumuz, KENDİ mazlumumuz

KANADA’DA CADILAR BAYRAMI

Böyle Bir Şey İşte Yaşamak

“YERLİLERİ ÇOCUKKEN YOK EDİN”

On Binlerce Çocuğun öldüğü, Cinsel istismara, Tecavüze Uğradığı Okullar (Gezi Notları 4)

YAS SÜRECİ ve CUMARTESİ ANNELERİ

“Toprağın ruhu, onlardan nefret ediyor” (Gezi notları 3)

“YEŞİLMİŞİK” ( Gezi notları 2 )

YOLCULUK (Gezi notları 1)

Oralarda elim kalem tutacak mı, bilmiyorum. Bu yazı, nasıl bir şey oldu onu da kestiremiyorum.

Eylül, Leyla… Ve Çocuklarımız… Suçlu Kim?

TEŞEKKÜR

Okuyacağınız yazı, Vildan Sevil'in Yiğit Oğlu Onur Saltuk Dönmez'in İnsani Manifestosudur

CANIMIN İÇİ GİTTİ

Brecht'ten bir şiir

Eyyy vatanım, eyyy halkım! Bağışla bizi!

Biliyor musun Canımın İçi? ( Ya da Örgüye Güzelleme)

Umudun Med Cezirinde Bir Umut

ABD-CİA, Bir Ozan, Bir Diktatör

12 Eylül Vahşeti, Demokrasi Getirecek Olan 12 Eylül Davası ve Bugün

Adalet Yürüyüşü… Nuriye, Semih ve Anadolu

Babalar Günüymüş

Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşü ve Biz!

SİHİRLİ ŞİŞE

Biz Tarih Olduk; Onlar, ‘Yiğit, Naif Yürekler Destanı’yla Tarihe Geçtiler

Bir Anne, Bir Eş… Bir Zihinsel Hasta, Bir Zihinsel Engelli…

ÇAĞRIŞIMLARI ÇEKE ÇEKE BİR AŞK DOĞUYOR! DURU, DUPDURU!

“Memleket mi, daha uzak, /gençliğim mi, yıldızlar mı?” Hangisi?

Bir Katliam… 1977 Kanlı 1 Mayıs"ı… Bir Büyük Yalan… Bir Tanık…

12 EYLÜL SONRASI TAKSİM’İN YIĞINSAL S0N 1 MAYIS’I : 2012

12 Eylül Sonrası Taksim’in Yığınsal İLK 1 Mayıs’ı: 2011 İpek Nehir, 1 Mayıs, Vay İstanbul...

SEVGİLİ CHP’li DOSTLAR!

YAKIN TARİHİMİZDE, NEDENİNİ, ARKA PLANINI HİÇ ANLAYAMADIĞIM OLAYLAR

REFERANDUM GÜNÜNDEN HOŞ SEDALAR (1)

CENNET Mİ CEHENNEM Mİ?

BUGÜN, YARIN VE SONRASI!

Birgün Ben, Belki bir Sığırcık Kolonisinin İçinde, Belki Yıldızlarla Birlikte Göklerde( EVET-HAYIR)

30 MART 1972 Kızıldere Katliamı (DEV, BAŞ İSTİYOR/ G.Akın)

18 MART 1915. ÇANAKKALE O GÜN GEÇİLMEDİ. YA BUGÜN?

Twetter’dan Esinlenerek 32 Kısım Tekmili Birden Sorular

Almanya, Hollanda, Türkiye Gerginliği ve Ah Şu Benim Şeytan!

Bir 8 Mart Daha Geçti, Ama nasıl Geçti?

Değerli Atilla Karaduman Bey, Gerçekten “8 Mart’a Lanet olsun” mu?

2017’nin 8 Mart’ı Bu Ülkede Çığlık Çığlığa #HAYIR’dır

Bir Konuğum Var

İLK SOSYALİST MUHTAR FEVZİ AĞABEY

EYYY SEVGİLİ OKURLAR VE FACEBOOK ARKADAŞLARIM!

BİR KADIN VAR

DEDEM DÜŞLERİME GİRİYOR

“YENİ YILI KUTLAYALIM” MI DEDİNİZ?

Ne Sevinmek Ne de Yerinmek, Uyanık Olmak

Bir yıl ne çabuk geçti be Birol dostum!

Güneydoğu ve Yine Ankara Katliamlar Zinciri

Erkek Egemen Toplumdan Erkek Dininin Egemen Olduğu Topluma

Sen Kaç Kere Doğdun Sevgili Okur?

Behey akılsız, Sersem Kadın!

BAKİYE BERİA ONGER ve NERMİN ÇETİNER ABLAMIZI ANARKEN

VE HER CEPHEDEN YAYLIM ATEŞİYLE ÖLDÜRÜLMEKTE AKIL

2016'da Bir Değişiklik Olsun Diyeceğim de...

ACI, GÖZYAŞI, IZDIRAP NEREDEYSE, ASLA YERİNDE OTURAMAZ FİLOR

EY ÖLÜM! DOĞURGAN ÖLÜM!

Faşist Darbe Günlerinin Bir Çocuktaki İzdüşümü... Ya Bugün ve YARIN?...

Mustafa Kemal'e Çeşitli Saldırılar Üzerine Bazı Düşünceler

Ben Her Mayıs Ölürüm (M.Vurgun)

Savcı Mehmet Kiraz, Şafak, Bahtiyar, Elif... Ve Dün, Bugün, Yarın

Tecavüz Ettim, Katlettim ve Devam Edeceğim, Çünkü Benim Sırtım Kalın

Komşuda pişer, bize düşer mi?... SYRİZA ve Türkiyede Sol

Birgün Ben,Belki bir Sığırcık Kolonisinin İçinde,Belki Yıldızlarla Birlikte ...

Harf inkılabı Köpekliktir'... Bebelerden Dedelere, Ninelere Osmanlıca da Osmanlı

Ah Osmanlıca, İlle de Osmanlıca!...

Bunun Adı FAŞİZMDİR Dostlar, FAŞİZM!...

1968 Devrimci Eğitim Şurası'ndan 2014 Dinci Eğitim Şurasına

FAHİŞELİK... DURMADAN BÜYÜYEN BİR PAZAR

N'olur, Beni Sakın Kutsama Papa

' ÖLMEZ AĞAÇ' ın Katli... Yırca, Yırcalılar...

29 Ekim Elveda eski Türkiye! Merhaba Yeni Türkiye!...

SAVAŞ... SAVAŞ...SAVAŞ... ÖLÜM...ÖLÜM... ÖLÜM...

Ah İbrahim/ Kara gözlü İbrahim/ Göklerden mi geldin?/ Yıldızlardan mı?...

Seçmenin FITRATI, Ya da Bu Nasıl Milli İrade?...

' Hakkımda Çok Çirkin Şeyler Söylediler'

BİRİNCİ TURA İKİ KALA...

Demokratik Seçim Oyunu Oynayalım mı?...

Cumhurbaşkanı Seçimi Üzerine Düşünceler

OTUZ BEŞ CAN BURADA!

YALOVA'daki SEÇİMLERİN SONUÇLARI ÜZERİNE

Somada Katledilen TANElere AĞIT

Yerel Seçimlere Beş Kala... Çuvaldızı Kendimize, İğneyi Başkasına

Gözünün İçi Gülen Güzel Çocuk; Senin İçin Milyonlar Döküldü Sokaklara,

Ey Kadınlar ve Erkekler!...

Dünya Kaynıyor!... Seçim Senin Ey insan!... ' Ya Barbarlık Ya sosyalizm

Tekinsiz Bir Gece, Dört İdam

Uğurlar Olsun Uğur Gözyaşları Uğurlar Olsun!...

Fış Fış Kayıkçı, Kayıkçının Küreği...

Yoksa Biz Sürü müyüz ?

DUA YILINA GİRERKEN YÜCE ALLAHIMDAN DİLEKLERİM

Aşka Geldin, Hoş Geldin!...

Öğrenci Evlerindeki Çocuklarıma, Ahlak ve Namus Üzerine Naçizane Önerilerim

Cumhuriyetin Rövanşı ya da Şeriata Doğru Adım Adım mı?...

Aşksız Bıraktın Bizi Hera, Aşksız Bıraktın Bizi

Öfkeli Rüzgârlar, Yine İsyanın ve Umudun Şarkılarını Söyledi Karaburunda

Ahtapotun Kollarında Bir Adam

Ergenekon Davası Amaçları, Sonuçları ve Biz

Haram, Helal, Penis, Tecavüz

Senden bir şeyler isteyeyim mi?.. Ne dersin?..

Tam Beş Candır Katledilen! Gencecik Beş Oğul!... Tamam mı Devam mı Beyler?..

Gençlik Nereye Gider?... Zorbalık Nereye Gider?... Ya Tarih?...

Oy Madımak, Madımak! Sen Artık Türkülerle Değil, Ateşlerle Anılmaktasın..

Bir Yerlerde Karanfiller Açıyor Kokusu Buram Buram

Yolunuz Açık Olsun Çocuklar!...

Cin Şişeden Çıktı, Pandora'nın Kutusu Açıldı

BAYRAMLAR, BAYRAMLAR, BAYRAMLAR...

2013 1 MAYISı ve Düşündürdükleri

Bir Katliam 1977 Kanlı 1 Mayıs"ı Bir Büyük Yalan Bir Tanık

İpek Nehir, 1 Mayıs, Vay İstanbul...

Delişmen Bahar, Geldi İşte

Nur Topu Gibi Bir Barışımız Doğdu Peki Sonra?..

Biz Kadınlar ve Erkekler!... Neden Hep Derin Uykulardayız?... Neden?

Kadın Sorunları, Piyasa ve Üreme Organlarımız

Ahhh!.. Biz Tüm Emekçiler Ama İlle de Kadınlar!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü"nden, Şapşal Şabalak Konserlere...

12 Eylülde de Çok Güldük Netekim!

Böyle Bir Şey İşte Yaşamak

BEN ÖLÜRKEN...

Victory, Valentine, Vagina ve Dans İşte Bu Yılki Sevgililer Günü

Küresel Kapitalizmin Oyunlarından Biri: Hrantın Katli ve Günümüz

N.Ç!... N.Ç!... N.Çler!... Hepimiz Tecavüzcüyüz!...

Gazeteciler Bahane, Milletvekiline Kıyak Şahane

Ant Olsun ve Şart Olsun ki Umursamayacağım!...

Şaşıracak ne var bunda?... Gözyaşlarının tadı başka başka olur

DOLUNAYDA UYKU TUTMAZ

Düşselin Gerçeğinde, Gerçeğin Düşselliğinde

SUÇLUSUN BAŞKAN! SUÇLUSUN!...

Mustafa Kemale Çeşitli Saldırılar Üzerine Bazı Düşünceler

Evren-Zaman-Hız ve Hız Tutkumuz Üstüne

İlahlar Kurban İstemekte Hep... Kurban İstemekte İlahlar!..

Kitlesel Açlık Grevleri ya da Ölüm Oruçları Bir Mücadele Yolu Olur mu?

Şaşıracak Ne Var Bunda ?... Gözyaşlarının Tadı Başka Başka Olur

Kassandra'nın Güncel Kehaneti

İleridemokrasiyi Getirmeyi Amaçlayan Balyoz vb. Davalar Üzerine

Rüzgârları, Çiçek Tozlarını, Arıları ve Kelebekleri Bilmez Onlar...

Postmodern Tanrıça Angelina Jolie