KÜRTLER VE DİĞER MAZLUM HALKLAR KENDİ DİLLERİYLE DEVLETTE ÇOBAN BİLE OLAMAZLAR

Mahmut Alınak

KÜRTLER VE DİĞER MAZLUM HALKLAR KENDİ DİLLERİYLE DEVLETTE ÇOBAN BİLE OLAMAZLAR

HER VİCDAN SAHİBİ BİLİR Kİ, KÜRTLER VE DİĞER MAZLUM HALKLAR KENDİ DİLLERİYLE DEVLETTE ÇOBAN BİLE OLAMAZLAR

O KARDEŞLİK VE EŞİTLİK MASALINI MEHMET METİNER VE BENZERİ ZAVALLILARA ANLATSINLAR

Kars'ta dün sabah bir iş için bir komşumuzun evinin zilini çaldım. Beş altı yaşlarında çiçek gülüşlü iki çocuk kapıyı açtı.

Kapının önünde durup Kürtçe, 'Merhaba, nasılsınız?' dedim.

Bakışları bir soru işaretiyle gölgelendi. 'Neden konuşmuyorsunuz?' diye sordum. Yüzlerinde şaşırmış bir gülücükle birbirlerine baktılar.

Bu sırada anneleri geldi. Çocukları elimle göstererek, benimle konuşmadıklarını söyledim.

"Kürtçe bilmiyorlar," dedi anne.

'Sen de, eşin de Kürt'sünüz ama çocuklar Kürtçe bilmiyor!' dedim hayretle.  

Genç anne boynunu büktü, "Çocuklar okulda zorlanmasın diye evde Türkçe konuşuyoruz," dedi.

Anne, baba ve çocuklara şu şantajla boyun eğdiriliyor: 

"Devlette işlerini yürütmek ve iş güç sahibi olmak istiyorsan tek çare Türkçe' dir. Kürtçeyle çoban bile olamazsın!"

Böylece Kürtçe itibarsızlaştırılıyor, sadece sokakta kullanılan bir dile dönüştürülerek günlük yaşamdaki etkisini ve gücünü kaybediyor.

ASİMİLASYON KANSER GİBİ YAYILIYOR

Bugün de akşamüzeri şehirden eve dönerken, komşu marketten ekmek satın almak istedim.

Kasada ortaokul yaşlarında bir çocuk duruyordu. Babasını sordum, gözlerini benden kaçırarak, Türkçe, "Ne dediğinizi anlamadım," dedi.

'Kürtçe bilmiyor musun?' diye sordum. Bilmediğini söyledi.

Bu çocuğun annesi ve babası da Kürt'tü!

Çocukluğumuzda Türkçe ilkokulda dayak zoruyla öğretiliyordu. Cetvelle vurulan parmaklarımızın ucundan kanlar sızar, yanaklarımızda patlayan tokatlar kızgın demirler gibi dağlardı.

Şimdi o şiddete dayak olmasa da- çünkü buna artık gerek kalmadı- psikolojik bir kuşatma var.

Türkçe, sadece okullarda değil televizyon ve diğer araçlarla tüm gün zihinleri istila edip duruyor. Öyle bir istila ki, pençesini geçirdiği zihinlerde perçinlenip kalıyor.

MAĞARA KÜRT

Yine söyleniyor mu bilmiyorum! Bize eskiden, "Mağara Kürt," deniyordu; adımız ise Kıro'ydu.

Bu isimle çağrıldığımızda örselenen bir ruh ve kırık bir gururla gözlerimizi yere indirir, ezilir, kendimizden ve Kürtlüğümüzden utanırdık.

Kürtlüğümüzü saklamak için Türkçe'yi düzgün konuşmaya çalışırken, komik durumlara düşerdik.

Şark Islahat Planı'nın uygulandığı 1925'li yıllarda..

Kürtler devlet dairelerinde tercüman aracılığı ile bile isteklerini dile getiremezlerdi. Türkçe bilmeyen Kürtlerin dertleri dinlenmezdi.

Bugün de değişen bir şey yok. Kürtler kendi dilleriyle devlet dairelerinde yine tek kelime konuşamazlar.

Nasıl bir vicdan ki, beni hem boyunduruk altına alacaksın, hem de derdimi kendi dilimle anlatmama izin vermeyeceksin!  

KÜRTLERİN KADER ARKADAŞLARI

Araplar, Süryaniler, Ermeniler, Çerkesler, Yahudiler, Lazlar ve diğer mazlum halklar- ki asimilasyon bu halkları daha çok vuruyor- Kürtlerden farksızdırlar.

Onlar da Kürtler gibi kendi dilleriyle devlette bir şey olamazlar.

Aslına bakılırsa bu vahşi zihniyet hakkını arayan Türk ve Alevi ezilenlerine de zalim ve düşmandır.

Bir de utanmadan eşitlik ve kardeşlikten söz ederler.

O eşitlik ve kardeşlik masalını Mehmet Metiner ve benzeri zavallılara anlatsınlar.

Peki,  bu yamyamlığa karşı bir çare yok mu?

Çare nedir diye soranlar seslerini birleştirirlerse, bu yamyamlığı geldiği mağaraya geri süpürmenin birden çok yolu vardır.

19.12.2019 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

FAŞİZM ADIM ADIM İLERLİYOR, PEKİ BİZ NE YAPIYORUZ

İRANLI KÜRT GENCİ ALİ HAJILON NEREDE?

PANDEMİLİ DEVRİM GÜNLERİ

DEVLETİN YÜZ YILDIR ÇÖZMEMEKTE DİRETTİĞİ KÜRT SORUNUNU VE DİĞER ŞU SORUNLARI BİR YILA KALMADAN ÇÖZERİZ

DAWO- TANRI'NIN SESİ

ONLARIN ÇOCUKLARI ÖZGÜR BİREYLER, HALKIN ÇOCUKLARI İSE BAŞ EĞMİŞLER ORDUSU OLARAK YETİŞİYOR

KÖYDEKİ EVİME PARAŞÜTLE İNECEĞİM

HENDEKTEKİ GELİNCİK YARIN OKURLARIYLA BULUŞUYOR

ALEVİ OLDUĞUNU BİLE SÖYLEYEMEYEN KILIÇDAROĞLU MU KÜRT SORUNUNU ÇÖZECEK?