Zorlu Bir Hayat Hikayesi Vardı .Dilber Ay'dan Acı Haber. Kim Ne Dedi

Zorlu Bir Hayat Hikayesi Vardı .Dilber Ay'dan Acı Haber. Kim Ne Dedi

Sırrı Süreyya Önder'in yönetmenliğini yaptığı Beynelmilel Filmiyle de " En iyi yardımcı kadın " ödülünü almıştı.

Arabesk müziğin tanınan ismi Dilber Ay, kalp krizi nedeniyle kaldırıldığı Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Dilber Ay'ın Gaziantep'le yakın ilişkisi vardı ve kendini Barak Müziğinin Anası olarak tanımlardı. Dilber Ay halen cezaevinde olan Sırrı Süreyya Önder'in yönetmenliğini yaptığı Beynelmilel Filmiyle de " En iyi yardımcı kadın " ödülünü almıştı.

Düzce’nin Ağa Mahallesi’nde oturan Dilber Ay, geçtiğimiz gün akrabalarını ziyaret için Ankara’ya gitti. Ayaklarında aniden gelişen şişlikler nedeniyle Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Dilber Ay, geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybetti. Dilber Ay’ın cenazesinin Düzce’de toprağa verileceği öğrenildi.

63 yaşında hayatını kaybeden Dilber Ay, 1956'da Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde dünyaya geldi. Katıldığı ses yarışmasıyla sahne dünyasına adım atan Ay, çok sayıda albüm çıkarttı.

"Hacı Ağa", "Zorunda mıyım?", "Gelmezsen gelme" gibi eserlerle tanınan sanatçı,Flash TV'de yayınlanan "Kadere Mahkumlar" televizyon programıyla geniş kitlelere ulaştı.

Oyunculuk yeteneğine de sahip olan Ay, rol aldığı "Beynelmilel" sinema filmiyle 14. Altın Koza Film Festivali'nde "En iyi yardımcı kadın oyuncu" ödülüne değer görüldü. Ay, "Hayat Sana Güzel" ve "Yol Arkadaşım 2" sinema filimlerinde de rol aldı.

İşte Dilber Ay'ın akıllarda kalan görüntüleri ve hayat hikayesi:

ZORLU BİR HAYAT HİKAYESİ

Dilber Ay, 2011’de Habertürk’te Helin Avşar’a verdiği röportajda hayat hikayesini tüm açıklığıyla anlatmıştı.

O röportajda Ay, 13 yaşında evlendiğini o yaşta çocuğu olduğunu da anlatmıştı.

İşte o röportajdan bir bölüm:

“Barağın anası” Dilber Ay’ım ben. (Barak türküleri kastediyor.) O olay çıktığında mecmualar vardı. Bunların beyinlerine girerek “Seni şöhret yapacağız, soyun’’ demişler. Benimde o zaman yeni türküm çıkmıştı, ortalığı kırıp geçiriyordum. Televizyon yok, Hey Mecmuası var. Onun müdürü Erol Aktuğ vardı. Beni ele almıştı. Gerçek Dilber Ay, sahte Dilber Ay, kadının soyunmuş hali, benim elimde mikrofonlu köylü kıyafetli halim... O zamanlar TRT’de çalışıyorum. 

‘BABAM BENİ GÖRMEYE EROTİK FİLME GİTTİ’ 

TRT’ye girmek de zor, değil mi? 

Zordur. 30 yıl öncesinden bahsediyorum. Diyorlar ki "Bunun adını ne koyalım? Çok şöhretli bir kadın var, onun ismiyle çıksın..." Sonra bana TRT’den men mektubu geldi. Babam, amcalarım vurmaya kalktı. Amcam diyor ki “Kızın türkücü oldu, çırılçıplak 10 kişiyle yatağa giriyor.’’ Babam sinemaya gidip bakıyor, ben değilim. Amcama “O Dilber değil. İnsan çocuğunu tanımaz mı?’’ diyor. “Senin adını kullanan bir kadın var, kadın böyle böyle” diyor arkadaşlarım. Kavaklıdere’ye gittim. Bırak gözümün kararmasını, dünyam karardı. Beni keserler evde, keserler! 

Hikâyeyi baştan alalım. Bildiğim kadarıyla çok kaset yaptınız. 

60 tane. Medyadan uzak, Almanya’da yaşıyordum. Orada evlenmiştim. (İkinci evliliği.) Kötüleri görünce televizyonda, hırslandım. “Kötülere gelin olma sevdiğim, vardığın kocadan tez koşamazsın’’ diye bir uzun havam vardır. “Herif, ben çekildim, kötüler yer almış’’ dedim. 

Önceden de türkü söylüyor muydunuz? 

Evet. 

Kaç yaşında başladınız? 

13. 

‘BENİ HİÇ KİMSE KEŞFETMEDİ’ 

Sizi kim keşfetti? 

Beni kimse keşfetmedi. Memlekete güzel sesler dinlemek için ekip geldi. Çocuktum, amcamın kızıyla gizlice oraya gittik. Askerlik şubesinde bir çadır vardı. Güzel seslilerin adreslerini alıyorlardı. Sanatçılar da vardı. 

Kahramanmaraş’tan Ankara’ya geldiniz... Öncesi? 

Hısımlarımız Halep’ten geliyor, Gaziantep’e yerleşiyorlar. Antep’te duramayıp Kahramanmaraş’ta Pazarcık’a yerleşiyorlar. Karaçadırda dünyaya gelmişim. Ev yok, köy yok. Göçebe. Kahramanmaraş’ta nüfus kâğıtsız üçüncü sınıfa kadar okuyabildim. Aşiret çocuğuyum. Sonra Düzce’ye yerleşmiş ailem. Babambana Düzce’de nüfus kâğıdı çıkartmış. Yaşım büyük olduğu için okula da verememişler. Neyse, ben çadırdaki adamlara “Sesimiz çok güzel, bizi bir dinleyin” dedim, sonra “Gönül gel seninle muhabbet edelim, araya kimseyi alma sevdiğim” türküsünü okudum. Hemen adres aldılar. 2-3 ay sonra mektup geldi, birincilik kazanmışım. Ama mektup gelene kadar beni zaten evlendirdiler. 

Evlendiğinizde kaç yaşındaydınız? 

13. 

Çocuk? 

O da oldu. Çocuğum var ama daha ben çocuğum. Neyse, babam almış mektubu. Hamile halimle beni ahırda öldüresiye dövdüler. Annem bir tarafa bayılıyor, babaannem bir tarafa. Eski kocamın ailesi beni babamın kapısının önüne attı. 50 yaşındaydı. 

Sizi neden o adamla evlendirdiler? 

Bilmiyorum. Başlık için sanırım. Kardeşimin yanına kaçtım, Ankara’ya. 

Nasıl kaçtınız? 

Bindim otobüse, gittim. 

Bir anda mı? Paranız var mıydı?

Babaannemin verdiği 20 lira vardı. Kar yağıyor lapa lapa. Ayağımda delik lastikler, su giriyor. Radyoevine öyle gittim. Jandarmalar beni dilenci sanıp almadılar. “Birinci olmuşum” dedim. “Adımı söyleyecekler.” Oğlum köyde kaldı, ona da üzülüyorum. Sobanın yanına oturttular. “Senin sesin de çıkmaz” dediler. “Çıkar” dedim ama okutmadılar. Mustafa Geceyatmaz, Nida Tüfekçi gibi hocalar para toplayıp eve gönderdiler beni. Bir hafta sonra babamla gittik. 

KİM NE DEDİ

Dilber Ay'ın ardından sosyal medyada da birbiri ardında taziye mesajları paylaşıldı.

İşte o mesajlar:

 

 

30.04.2019 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz