Fatma Şahin Antarktika’yı anlattı: Dondurucu soğukta Antep biberiyle ısındık

Fatma Şahin Antarktika’yı anlattı: Dondurucu soğukta Antep biberiyle ısındık

Fatma Şahin Antarktika’yı anlattı: Dondurucu soğukta Antep biberiyle ısındık

Herkesin aklına ilk gelen soru, “Antarktika çok mu soğuk?” oluyor. Evet, soğuk. Kışın eksi 85’i buluyor. Allah’tan yanımıza biraz Antep fıstığı, İslahiye üzümü ve kırmızı Antep biberi almıştık. Bunlar soğukta içimizi ısıttı. Turistik bir yer değil, en fazla penguenlerle fotoğraf çekebilirsiniz! İnternet bağımlıları için hayat zor, TV, radyo, internet yok.
OCAK ayı başında Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank, “Seni bir hemşerinle birlikte Antarktika’ya gönderelim mi?” diye sorunca ilk önce “Acaba yanlış mı anladım?” diye düşündüm. Çünkü yeryüzünde insanın aklına ilk gelen yerlerden biri olmuyor Antarktika. Meselenin ayrıntılarına inince TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinesindeki Bilim Ekibi ile birlikte düzenlenecek 4. Antarktika Ulusal Bilim Seferi’ne katılmamın gündeme geldiğini söyledi.

SOĞUK KITAYA KANIM ISINDI

Sayın Bakan bilim ekibinin başında Gaziantepli bir kadın olduğunu, seferin sponsorlarından birinin de Hasan Kalyoncu Üniversitesi olduğunu söyleyince Antarktika’ya, kışın hava sıcaklığının -85 derece olabildiği bir yere kanım biraz daha ısındı. Daha önceden de kendisini biraz tanıdığım TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdürü, Antarktika Bilim Ekibi’nin koordinatorü Doç. Dr. Burcu Özsoy’la da konuştum. Onun anlattıkları beni daha da heyecanlandırdı. Antarktika Bilimsel Araştırma ve Bilim Üssü Projesi, Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı sorumluluğunda ve benim de mezunu olmaktan gurur duyduğum İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kutup Araştırmaları Uygulama Araştırma Merkezi (PolReC) koordinesinde de 3 kere yürütülmüş. Hem Sayın Bakan hem de Burcu Hoca’yla konuşmalarımızdan ortaya çıkan başlıklar bu yolculuğu benim gibi hem bir yerel yönetici, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı hem de bir kadın, anne, mühendis ve kimyager olarak beni çok etkiledi.

ANTEP MUTFAĞI KURTARDI

Hemen internetten araştırmalara başladım. Pasaportunuzu yanınıza almak dışında şahsi olarak bir hazırlık yapamıyorsunuz. Çünkü bir ekiple gidiyorsunuz ve çok ciddi kurallara uymak zorundasınız. Zaten orada giyeceğimiz özel kıyafetlerimizi kendimizin temin etmesi zor. Bilim ekibinin verdiği kıyafetlerle ve yönlendirmeleri ile ufak bir valiz hazırladım. Bir de, iki Gazianteplinin herhangi bir yere giderken yanına alması gereken UNESCO tescilli Antep mutfağından gıda maddeleri var ama Antarktika’ya giderken bu alışkanlığımızdan vazgeçtik tabii ki! Burcu Hoca, Allah’tan biraz Antep fıstığı, biraz İslahiye üzümü ve biraz da kırmızı biber almamıza izin verdi. Soğukta iyi beslenmemiz açısından çok işe yaradı bunlar. Bütün ekibin aklının, İstanbul Havalimanı’nda uçağa binmeden yediğimiz Gaziantep baklavasında kaldığını anladım ama.

AYAK BASMAK KOLAY DEĞİL

Antarktika’ya gitmek büyük sorumluluk. Öyle hemen kıtaya ayak basamıyorsunuz. Çünkü buranın özel bir ekolojik dengesi var ve bunun olabildiğince bozulmaması gerek. Bu nedenle biz de ekip olarak Türkiye’den, uçtuğumuz uçaktan, Santiago’da konakladığımız otelden herhangi bir canlı organizmayı oraya taşımamak için ayaklarımızı, ayakkabılarımızı dezenfektan suyla temizleyerek karaya çıktık. Daha sonra da Türk bilim ekibinin araştırmalarını sürdüreceği Betanzos isimli araştırma gemisine helikopter ve Zodyak botlar kullanarak geçtik.

ÖZEL KIYAFET GİYMEDEN OLMAZ

Herkesin aklına ilk gelen soru “Çok mu soğuk?” oluyor. Evet. Ciddi bir soğuk var. Hatta özellikle kışın -85 dereceleri buluyormuş. Ama bize öyle bir soğuk denk gelmedi. Hatta haberlerde görmüşsünüzdür. Biz oradayken şu ana kadarki en yüksek sıcaklıklar kaydedildi. Bu çok kötü bir durum dünya için. Oradaki sıcaklık artışları dünyanın genelini çok kötü etkileyecek bir gelişme. Yine de özel kıyafetlerin, hazırlığın olmadan dayanılacak bir iklim değil Antarktika iklimi. Buzulları eriten bir küresel ısınma olabilir ama hâlâ bir insanı donduracak kadar soğuk olabiliyor. Dikkatli olmak lazım. Bizler Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile TÜBİTAK’ın tecrübesiyle yaptığı hazırlık sayesinde ve yaşadığımız heyecanın da katkısıyla soğuğu çok hissetmedik.

KALIN KIYAFETLERLE PENGUEN GİBİ YÜRÜDÜK!

“Bize özel olarak oraya göre milli gayretle tasarlanmış kıyafetler verildi. Bir örnek bu kıyafetler soğuğa ve iklim şartlarına göre malzemelerden üretilmiş. Ancak sıcak tutması ve terletmemesi için geliştirildiğinden aşırı ağır. İnsan içinde zor hareket ediyor. Antarktika’ya tam olarak uygun kıyafetler olduğu için penguenler gibi ağır ağır hareket edebiliyorsunuz.”

 

ÜÇ GÜNDE ULAŞTIK

“Gaziantep’ten yola çıkıp 3 gün 3 gece süren zorlu bir yolculuğun ardından Antarktika’daki King George Adası’na varabildik.”


“Antarktika kıtasında bilimsel amaçlı çalışmalar için bulunan ilk Türk 1967 yılında ABD’nin Plateau İstasyonu’nda çalışmalar yapan Atok Karaali. Hatta rahmetli Karaali’nin soyadını taşıyan Karaali Kayalıkları bulunuyor. Prof. Dr. Serap Tilav ve Prof. Dr. Umran İnan’ın isimleri de kıtada belli bölgelere verilmiş. Memleketimizden üç bilim insanının adının, kıtada “Karaali Kayalıkları”, “Tilav Buz Dili” ve “İnan Tepesi” olarak bulunduğunu bilmek insanı mutlu ediyor. 2017’den bu yana süren ve yoğunlaşan seferlerle Türkiye’nin Antarktika’daki izleri, bilimsel çalışmalara katkıları çok artmış, daha da artacak. Türkiye’nin Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde “danışman ülke” statüsünü kazanabilmek hedefi çok önemli.”

YERYÜZÜNÜN KARAKUTUSU

“Antarktika adeta yeryüzünün laboratuvarı ve karakutusu gibi bir yer. Çok gizemli. Çözülmesi gereken birçok sırrı var. Dünyadan pek çok ülkenin hevesi var ama henüz çok az ülke burada bilimsel araştırma yapabiliyor. Türkiye de onlardan biri.”

KENDİ BULAŞIĞINI KENDİN YIKIYORSUN

“Araştırma gemisinde hayat sabah 07.00’de başlıyor. Tam bir disiplin ortamı mevcut. Herkes kendi temizliğini yapıyor, kendi bulaşığını yıkıyor. Sınırlar ve yetkiler net. Bilimsel ve insani ihtiyaçlar düzenli olarak takip ediliyor. Çünkü denize açıldıktan sonra eksik olanları temin mümkün değil. O nedenle biraz stres de var haliyle.”

İNSANLIK ANTARKTİKA’YI PİRİ REİS’TEN ÖĞRENDİ

“Bizim Antarktika ile ilgili geçmişimiz çok eskilere dayanıyor. Gelmiş geçmiş en önemli denizcilerden, coğrafya insanlarından Piri Reis’in 15. Yüzyıl’da ürettiği, çok kıymetli, hâlâ pek çok sırrı barındıran dünya haritası ile Antarktika insanlığın gündemine girmiş.” 



“Okyanus tam bir görsel şölen sunuyor. Bir anda geminizin önüne bir balina sürüsü çıkabiliyor. Kutuplara has kuş türleri var. Penguenler zaten her yerde mevcut. Biraz daha uzun kalsak kim bilir hangi nadir tür hayvan ve bitkilerle karşılaşacaktık...

ATILAN ÇÖPLER OKYANUS AŞIYOR

Atılan çöplerin okyanusları aşıp Antarktika’ya kadar geldiğini görmek çok üzücü. Tüm Türkiye çapında uyguladığımız, Cumhurbaşkanımız ve Emine Erdoğan Hanımefendi’nin çok önemsediği sıfır atık projesinin önemini bir kez daha anladım. Eğer insanlık olarak aklımızı başımıza almazsak, kendi sonumuzu hazırlayacağız.
Torunlarımıza gösterecek ne penguenler kalacak ne de foklar.”

gaziantephaberler.com


 
 
 

 
 
 

 

18.02.2020 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz