Atilla Karaduman'a ' Ölüm Tehditleri ' Niçin Gelmişti Biliyor musunuz...

Atilla Karaduman'a ' Ölüm Tehditleri ' Niçin Gelmişti Biliyor musunuz...

MAFYA LİSTESİ VE KORUMA POLİSİ

Türkiye son günlerde Sedat Peker'in açıklamaları ile çalkalanıyor. Ülkenin nasıl yöneltiğinin ufak bir kırıntısı bu. Bunlara daha önce " Susurluk" olaylarında tanık olmamışmıydık.

Değişen ne oldu acaba?

Gazateci Atilla Karaduman , bu olayları yıllar önce yazdığında ortalık toz-duman olmuş ve Karaduman'a ölüm tehditleri karşısında İçişleri Bakanlığı tarafından iki kez koruma polisi verilmişti.İşte o gelişmenin detayları:

Özellikle 12 Eylülden sonra Türkiye, Mafya-Tarikat çemberinin yörüngesine girmiş yeni yetme “ siyasi mafyalar” eski babalara papuçun pahalı olduğunun resmi törenini yapıyorlardı. Elbette içlerinden bir “ Medici” ailesi çıkmamıştı. Ama her nedense emniyet, daha çok ülkücü kökenli olan bu mafyaya yönelik çalışmada yapmıyordu. Ve işte o emniyet 4 bin 200 kişilik yeni bir mafya listesi hazırlamıştı.

Haberleştirdiğim bu liste Milliyet’ten alıntı yapılarak dünya gazetelerinde de yayımlanınca mafyanın suskunluk yasası olan “ Omerta”ya dahil olmam ve bir daha yazmamam istendi. Başka bir haber için aradığım şahıs olayı “mafyaya havale” edince bu kez de ölüm tehdidi geldi. Ama haberler bitmek bilmiyordu. Hollanda Cezaevi’nden helikopterle kaçan Gaziantepspor’un eski başkanlarından Halil H.’ın “ Müthiş Türk” haberim televizyon dizilerinde bile gündeme geldi. Yurtdışındaki “ babalar” ile onların buradaki temsilcileri tarafından sürekli tehdit ediliyordum. Ve Milliyet Gazetesi bu gelişmeleri “ Temsilcimize ölüm tehdidi” başlığı ile haber yaptı. Sonunda İçişleri Bakanlığı Gaziantep Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü’nün görüşlerini de alarak bana” Koruma Polisi” tahsis etti.

Polisli yaşam…

Gazetecinin mesaisi olmaz… Günün her saatinde “ uyanık” olacaksınız. “ Haber atlamak” bir gazeteci için o günün ya da haftanın mutsuz geçmesi demektir. Ya atladığınız haberin “ perde arkası”nda başka şeyler bulacaksınız ya da siz,  yeni bir haber bularak meslektaşlarınızı “ atlatacaksınız”

Sabah saat 08’de evden çıkışta beni bekleyen  “sivil” koruma polisiyle göz göze gelir anlaştıktan sonra büronun yolunu tutarız. Ama bir sorun var. Ben nereye gitsem ki buna tuvalette dahildir, O da benimle birlikte geliyor. Haber kaynaklarıma gitmem gerekiyor, O da benimle beraber geliyor.

Eee… Benim bir de “ akşam mesaim” var. Ben, bir masaya kurulup kebap ve rakıları söylüyorum, O, başka bir masada oturup yalnızca yemek yiyor. Namazında - niyazında olan bir adam. Alkolle hiç mi hiç arası yok. Bir, iki derken sonunda masama oturmaya ikna ettim adamcağızı. Zorla da olsa kadeh tokuşturmaya başladık. Alkolle “ pek” arası iyi olmadığından bu kez görevlerimizi değiştirdik. Sarhoş olduğu için O’nu ben evine bırakmaya başladım.

Koruma polisiyle epeyce pavyona da gittik. Benim hesap edemediğim şu oldu. Adamcağız evli, çoluk çocuk sahibi birisiydi. Sonunda adamcağızın eşi emniyet müdürünü arayarak durumu izah etmiş. Ne mi oldu dersiniz? Korumam kaldırıldı ama adamcağızı ileriki yaşamında hep rakı içerken gördüm. Yanakları kırmızı-kırmızı yanıyordu adeta. Gülümseyen gözlerle bana rakı ısmarladığı da oldu.

Durduk yerde adamın kanına mı girdim diye çok hayıflanmışımdır.

Atilla Karaduman

11.05.2021 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz