Ahmet Nesin'e Göre Şamil Tayyar Yurtdışına Çıktı

Ahmet Nesin'e Göre Şamil Tayyar Yurtdışına Çıktı

Gerekçe darbe söylentileri

Artı Gerçek yazarlarından Ahmet Nesin, son günlerde seslendirilen darbe sözleri karşısında bazı AKP'lilerin yurtdışına çıktıklarını, bunların arasında AKP Gaziantep eski Milletvekili Şamil Tayyar'ın da bulunduğunun söylendiğini yazdı.

İŞTE AHMET NESİN'İN O YAZISI

Tam yazının başına oturdum ki, biri iyi, biri kötü, iki haber arka arkaya geldi. 9 yaşına yeni giren kanserli Minik Ahmet’in annesine dün verilen pasaport bugün mahkemenin oy çokluğu kararıyla geri alındı. Yeniden itiraz edilecek, umarım bu yanlışlık düzeltilir. İyi haber Gezi davasıyla ilgiliydi, tüm sanıklara beraat kararı verildi, Osman Kavala’ya tahliye kararı çıktı, ancak yurt dışında olan Can Dündar, Mehmet Ali Alabora ve 4 kişinin dosyaları ayrıldığından beraatten teknik olarak yararlanamadılar, ancak onlar da bir anlamda beraat etmiş sayılırlar.

Gelelim bugünkü yazıya, bildiğiniz gibi 15 Temmuz darbe girişimini hep Erdoğan’ın darbesi olarak yazdım ve konuştum. Bunun nedeni çok açık, Erdoğan’ın darbeden haberi vardı ve engelleyebileceği bir darbeyi, tam sonuç alabilmek adına önceden engellemedi ve onca insanın yaşamını yitirmesine neden oldu. Erdoğan neden böyle yaptı, çok tartışılır bir konu ama dediğim gibi yapsaydı, bütün Türkiye çapında bilemedin en fazla 500, hadi arttırayım 1000 kişi tutuklanabilirdi.

Erdoğan’ın darbeyi önlememesinin ikinci nedeniyse darbe NATO’cular tarafından başlatılacaktı ve Erdoğan bunu biliyordu. Doğal olarak bu şekilde müdahale etmesi zordu, NATO’cular darbe yapıyor, deyip de NATO ülkesi olarak onları tutuklamak o kadar kolay bişey değil, o yüzden darbe gününü beklemek ve başladıktan sonra bastırıp, bütün suçu Fethullah Gülen üzerine yıkıp, bütün komutanları (Yani Erdoğan’ın istemediklerini) ‘FETÖCÜ’ diye niteleyip, tutuklatmak yada emekli etmek daha kolay ve işine gelen bir işlem tarzıydı. Bu esasında şu anlama geliyor, Erdoğan yerini daha da garantiye almak adına uzun süre darbeyi bekledi ve sessiz kaldı.

Şimdi 15-20 gündür yeniden darbe söylentileri başladı, kimi AKP’lilerin yavaş yavaş yurtdışına çıktıkları söyleniyor. Seçtikleri ülkeler de İngiltere, İrlanda ve Malta’ymış. Ben dedikoduların yalancısıyım, Şamil Tayyar’ın da yurt dışına çıktığı söyleniyor. Darbe söylentisi her zaman hiç ummadığımız, beklemediğimiz kararların alınmasına neden olur hep, taşlar dökülmeye başlar ve yavaş yavaş da günah çıkartılır.

Hürriyet Gazetesi yazarımsısı kimi yazılarında 15 Temmuz’dan bahsederken “Fetöcü ve NATO’cu darbe” diye söz ediyordu. Ben de umutla sonunda tam olarak ifade edeceğini umdum uzun zamandan beri. Sonunda Abdülkadir Selvi pazartesi günkü yazısında benim dediğimi yazdı. Selvi yazısında “Bir kez daha darbe korkusuyla sonuç almaya çalışıyorlar. Darbe iklimi oluşturarak siyasi kaosa neden olmayı ve askeri vesayetin yeniden hortlamasını amaçlıyorlar. Ama Türkiye eski Türkiye değil. 15 Temmuz’da darbeye karşı darbe yapmış bir Türkiye var.” diye yazmış.

O günkü yazıyı Erdoğan okumuş mudur, bilemem, gerçi Erdoğan gazete okumuyor, okuyanlar kendisine özet veriyor yada geçiyorlar, özet geçecek kişi bu tümceyi Erdoğan’a okumuş mudur yada şikayet etmiş midir, bilemem ama okuduysa bence kıyamet kopmuştur.

Evet, şimdilik Abdülkadir Selvi 15 Temmuz’da Erdoğan’ın darbe yaptığını kabul etti, önce benim bugüne dediklerimi ve yazdıklarımı doğruladı ama onlar açısından daha da ilginci yada belki de tehlikelisi Selvi yazdığıyla CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun darbe tiyatrosu mantığını da onaylamış oldu.

Yeni bir NATO – Avrasya çatışması başladı, saflar yeniden belirleniyor, yeni duruma yada galip gelecek duruma göre saflar yer değiştirilebilir, her an eskinin yalakaları eleştiren grubuna dahil olabilirler. Bunları iyi analiz edebilmek için bir de Abdullah Gül’ün önceki gün dediklerine bakmak lazım. Gül Gezi’yle ilgili olarak “Mesela en büyük olaylar Gezi olaylarıydı değil mi? Bana o zaman ilk sorulan soruya verdiğim cevap şuydu: “Bununla büyük bir gurur duyuyorum” dedim. Şaşırdı herkes. Çünkü “Türkiye'nin problemlerinin mahiyetini değiştirmişiz. Eskiden insanlar insan hakları için sokağa çıkardı. Faili meçhuller dursun diye çıkardı. Yolsuzluk dursun diye sokağa çıkardı. Şimdi insanlar ağacı kestirmem diye sokağa çıkmış, çevre duyarlılığı için sokağa çıkmış.” diye açıklama yapmış.

Türkiye’de siyaset değişiyor, darbe beklentisiyle beraber, birileri merkez sağı genişletmek ve ön plana çıkarmak istiyorlar. Du bakali n’olcek…

20.02.2020 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz