Bugün vefat eden Gaziantepli Zekeriya Beyaz'a kumpas günü: O gün neler yaşandı. Avukatı anlattı

Şüpheli sıfatı ile evi arananlardan biri de İlahiyat Profesörü Zekeriya Beyaz'dı. Sonrasında FETÖ kumpaslarının infazlarının yapıldığı DGM'deki "savcılara" ifade veriyordu.

Gaziantepli ilahiyatçı Zekeriya Beyaz, bugün yaşamını yitirdi. Zekeriya Beyaz'ın avukatı, hocaya kurulan kumpası anlattı. Merhum Zekeriya Beyaz, savcılara hangi ifadeyi verdi. O gün neler yaşandı. İşte o yazı

2011 Mart ayı... 

Ajanslardan flaş başlığı ile geçen haber "Malatya'da misyonerlik faaliyetleri yürüttüğü gerekçesiyle 3 kişinin öldürüldüğü 'Zirve Yayınevi' davası kapsamında 7 ilde polis operasyonu başlatıldı" diyordu. Şüpheli sıfatı ile evi arananlardan biri de İlahiyat Profesörü Zekeriya Beyaz'dı. Sonrasında FETÖ kumpaslarının infazlarının yapıldığı DGM'deki "savcılara" ifade veriyordu. Yanında o kumpas gününe şahit olan ise avukat Hasan Gürbüz'dü. O karanlık güne ait yaşananları Odatv'ye anlattı. 


İşte avukat Hasan Gürbüz'ün anlatımı ile Zekeriya Beyaz'ın evinin arandığı ve savcılara ifade verdiği o gün;

Ergenekon soruşturması kapsamında Zekeriya hocanın evinde polisler arama yaparken ben ve meslektaşım Av. Murat Bülent Hattatoğlu ile birlikte hazır bulunmuştuk. 

Esenler'de oturduğu dairenin alt katındaki daire hocanın çalışma ofisi ve kütüphanesiydi. Her iki katta da arama yapılıyordu. Çok sayıda vatandaş hocanın evinin önünde destek olmak için toplanmıştı. 

Hoca ara sıra balkona gidiyor ve buradan vatandaşlara hitap ediyordu. Bu oyunları bozacağız bizi susturamazlar vb. pek çok şey söylüyor, kalabalık tezahürat yapıyordu. Polisler durumdan rahatsızdı. 

Polisler bana, "avukat bey hocaya siz söyleyin balkondan konuşmasın" diyordu. "Hocayı bu saatten sonra hiç kimse susturamaz, istiyorsanız gidin balkondan yaka paça götürün" dedim. Onu da polisler göze alamadı. Arama boyunca hoca zaman zaman balkondan konuşmalar yaptı.


"İŞTE ŞİMDİ YANDIN HOCAM" HAVASINA GİRDİLER
Zekeriya Beyaz'ın evinden bazı Türk vatandaşlarının bilgilerini içeren listeler çıkmıştı. Aramayı yapan Fetöcü polisler mal bulmuş mağribi gibi çok sevindiler. "İşte şimdi yandın hocam" havasına girdiler. 

Hoca bu listelerle ilgili polislerin sorularanı cevaplamayacağını kendilerine güvenmediğini bu listelere el koymamalarını söyledi. Zekeriya Beyaz ile baş başa kaldığımızda bu listelerin sıkıntı yaratabileceğini Fetücü polislerin bunları kötü niyetli kullanabileceğini söyledim. 

Bu listeleri misyonerler arasında bulunmuş sonradan pişman olmuş bir kişinin getirmişti. Llistedekiler misyonerlerin faaliyetleri sonucu hristiyan yapılmış Türk vatandaşlarıydı. Bu listelere ulaşan Zekeriya hoca, hemen soluğu MİT'te almıştı. Bu listelerde ülkenin istihbarat kurumuna gidenlerin bir kopyasıydı. Misyoner örgütlerin sonrasında bu kişileri Türkiye'ye karşı kullanacaktı. Onların arkasında ise  yabancı istihbarat örgütleri vardı. Bu sebeple yabancı istihbaratın kontrolündeki FETÖ'cü polislere asla bilgi vermeyeceğini söyledi. Vermedi de...

15 Temmuz'daki darbe girişiminden sonra firar eden ama o dönemin muktedir savcılarından Cihan Kansız'ın karşısındaydık.

“KENDİSİ KANSIZ DEĞİLMİŞ PEK BİR KANLI CANLI İDİ”
FETÖ'cü savcı Cihan Kansız'da bu listelerle ilgli sordu, hocayı sıkıştırmaya çalıştı. Zekeriya Beyaz, yıllardır FETÖ; Hizbullah, PKK vesair bütün bölücü yıkıcı örgütlerle mücadele ettiğini etmeye de devam edeceğini, şu anda kendilerinin yaptığının doğru olmadığını, bir gün bütün bunların hesabının sorulacağını söyledi. 

Tüm bu sözleri bildiğimiz yüksek  ses  tonu ve şiddetiyle söyledi. Kendisinin ömrü boyunca millet ve devlete hizmet etmekten başka bir amacının olmadığını, bu yolda hiç kimseye ve hiç bir örgüte boyun eğmediğini yasa dışı hiç bir işin içinde olmadığını söyledi. Savcı Cihan Kansız, Zekeriya Beyaz'ın  üslubundan, karşısında dik durmasından hoşlanmamıştı. 

Sonunda Savcı Cihan Kansız'a dedik ki, "Çok merak ediyorsanız katip dahil herkesi dışarı çıkarın size sözlü olarak söyleriz. Asla yazılı ifade vermeyiz" 

Savcı Cihan Kansız bunu kabul etmedi. Ancak kendisi de çok merak ediyordu. Bir müddet sonra odadaki herkesi çıkarttı.  Zekeriya Beyaz durumu söyledi. Savcıya dönerek, "Şimdi ne istersen onu yap. Ama asla yazılı ifade vermeyeceğim" dedi. 

İfade bittiğinde FETÖ'cü savcı Cihan Kansız'ın ağzından tek cümle çıktı: "Ricam var, dışarı çıkınca basına beyanat vermeyin" 

Zekeriya Beyaz, "Vatandaşlar merak eder, mikrofon uzatırlarsa bir şey söylememek ayıp olur" diye yanıt verdi. 


Savcı Cihan Kansız ise, "Aman siz engel olun hoca beyanat vermesin" dedi. 

Biz, hocaya nasıl engel olabilirdik ki... 

Serbest kalıp, dışarı çıktığımızda basının karşısındaydı. 

Zekeriya Beyaz mikrofonlara kayıtsız kalmadı. Sözleri şöyleydi: "Savcı Cihan Kansız bey ifademizi aldı, ama kendisi kansız değilmiş pek bir kanlı canlı idi"

Odatv.com

12 Nis 2022 - 20:48 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.


tiktok takipçi satın al